Ekşi ekşidi.. Bursa ışıl ışıl..

A -
A +

Basın Konseyi nedir?.. İşlevi nicedir?.. Başkanını tanıyoruz da diğer üyeleri kimlerdir?.. Bu ülke adına ne yapmıştır?.. Hangi yaraya merhem olmuştur?.. Doğrusu pek de merakıma mucip olmamıştı.. Gazeteciliğin en rahat yapıldığı yılları yaşıyoruz.. Gir internete, tıkla "google"ı, ulaş bütün bilgilere.. Olay bu kadar kolay.. Ve biz de öyle yaptık.. Peki nereden aklımıza geldi Basın Konseyi?.. Oktay Ekşi'nin yüzünden!.. Türk matbuatının duayeni olarak gösterilen Ekşi Bey, Tayyip Beyin şahsında tüm AK Parti'lileri hedef alan söz söylemeseydi biz de böyle bir yazıyı kaleme almazdık.. Oktay Ekşi yazısında çok talihsiz bir söyleme imza atarak AK Parti camiasına analarını satan zihniyet, diyor.. Sıkışınca ve sıkıştırılınca da özür diliyor..Yetmiyor, mensubu olduğu gazetesinin önünü protestocu AK Parti'liler doldurunca, Hürriyet gazetesi başyazarlığından istifa ettiğini deklâre ediyor.. Yeter mi?.. Bence yetmez.. Basın Konseyi Başkanlığını da bırakması gerekir.. Zira Basın Konseyinin ilkelerini bizzat kendisi ihlâl ediyor.. Halbuki kurucuları, Basın Konseyini, "iletişim özgürlüğünü, meslek etiğini ve ilkelerini savunan bir özdenetim kuruluş" olarak tarif etmiş?.. Ardından da içlerinde Oktay Bey'in de bulunduğu kurucu gazeteciler "Basın Meslek İlkeleri" adına söz vermişler.. Hele bir 4. madde var ki akıllara seza!.. "Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez" diyor.. Ama buna imza atan "Basın Konseyi"nin başkanı, AK Parti'lilere belden aşağı vuruyor.. Netice-i kelâm; Oktay Ekşi kötü bir finâl yaptı.. Bundan böyle Ekşi'nin yazarlığı da ayar tutmaz.. Cıvata gevşedi çünkü.. 60 yıllık gazeteci küllüm oldu gitti.. *** 29 Ekim'de Bursa'daydım.. Bursaspor-Fenerbahçe maçını dostlarla birlikte Atatürk Stadı'nın VIP tribününden keyifle ve heyecanla izledim.. Kora kor bir müsabaka oldu.. Bursalı Sercan akıl almaz goller kaçırdı.. Buna mukabil Fener de maçı kazanabilirdi.. Neticede "ne şiş ne de kebap" yandı.. Maçtan önce de Merinos Atatürk Kültür Merkezi'ndeki fuayede Bursa Valisi Şahabettin Harput'un himayelerinde tertip edilen "Cumhuriyet Resepsiyonu"na katıldım.. Devlet Bakanı Faruk Çelik'le, Bursa Valisi Şahabettin Harput'la, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'yle, Vali Yardımcıları Selman Yenigün'le, Mustafa Güney'le, BURKENT Genel Müdürü Cemil Tekin'le sohbetimiz oldu.. Ve bir kere daha şahit oldum ki; millete tepeden bakmayan ve beyefendi tavırlarıyla göz dolduran Bakan Çelik, Vali Harput ve Başkan Altepe Bursalılar tarafından çok seviliyorlar.. Ne mutlu halkın lisanıyla konuşan idarecilere.. Ne mutlu milletin mutluluğu için ter dökenlere.. *** NOT: Lâlegül FM'de hazırlayıp sunduğumuz "Hayatın İçinden" programının bugünkü misafiri Basın İlân Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay.. 88.4.. Saat; 19.00.. www.lalegulfm.com

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.