Mayısın son haftasında İstanbul Ticaret Odası'yla birlikte Brezilya'ya gitmiştik.. Başbakan Tayyip Erdoğan ve 6 bakanı da İTO mensubu pekçok iş adamıyla beraber Sao Paolo'ya gelip Uluslararası Türk İhraç Ürünleri Fuarı'nın açılışını yapmışlardı.. İTO yetkilileri Brezilya seyahatimizin içerisine 2 günlük Rio De Janeiro gezisini de sıkıştırınca iş gerçekten lati lokum olmuştu.. Rio De Janeiro gerçekten görülmeye değer bir şehir.. Rio'yu dergilerden, gazetelelerden ve fimlerden yıllarca takip ettim.. Ayrıca gezginlerin hatıratlarından güneşin batışındaki en güzel fotoğrafın Rio'da çekileceğini defaatle okumuştum.. Gerçekten de kaldığım Sheraton otelinin balkonundan güneşin batışını büyük bir keyifle izledim.. Karşımda uçsuz bucaksız Atlas Okyanusu.. Sörf yapan insanlar.. Ufuktaki kızıllaşmış görüntü, Copacabana ve İpanema sahilleriyle bütünleşip bir dantel gibi kıvrılıyor ve âdeta comparsita yapıyor.. Fotoğrafladım, hem de onlarca kere.. Brezilya faslı bu şekilde.. Lakin işin bir de Esenköy veçhesi var.. Esenköy.. Marmara'nın incisi bir belde.. Yeşille mavinin kol kola girdiği, iyotu bol, dağları iğde, defne, ıhlamur ve kekik kokan müstesna bir vatan köşesi.. Esenköy de güneşinin batışıyla meşhur.. Akşam olduğu vakit kırmızının her tonunu görebilirsiniz.. Ben de bu güzelliğe bir kere daha şahit olabilmek ve Esenköy'le Rio'nun kıyasını daha iyi yapabilmek için Esenköy Belediyesi Meclis Üyesi Osman Akın'ın Yenimahalle'deki denize sıfır olan mekanına gittim.. Baktım ki Belediye Başkanı Özer Kaptan ve İstanbullu iş adamı Murat Özgener de oradalar.. Evet, Marmara Denizi karşımızda arzı endam ediyor.. Deniz, Rio'daki gibi dalgalı sörf denizi değl.. Nazlı biçimde akıyor.. İnsanlar da keyifle yüzüyor.. Dostlarla oturduk.. Muhabbet koyulaştı.. Başkan Özer Kaptan bu yıl daha rahat.. Kanalizasyon işi bitti.. Esenköy temiz ve kokusuz bir hale büründü.. Su projesi de bitmek üzere.. Özer Kaptan'ın ifadesiyle, insanlar seneye sokaklarını güllerin, yaseminlerin ve karanfillerin süslediği bir Esenköy görecek.. Bu memleketin her yeri güzellikler manzumesi.. Yeter ki insanda o güzellikleri görecek göz olsun.. Öyle ya.. Hep siyasi polemik.. Hep kavga gürültü.. Birbirini çekiştirme.. Dedikodu, fitne, fesat.. Sadece bunlar mı var bu ülkede?.. Zihniyet bozuk olunca, göz sadece bunları görüyor.. Halbuki bu memlekette yazılacak ne güzellikler de var.. Ama dedik ya, görene.. Neyse uzatmayalım, günün geceye dönüştüğü o muhteşem final geldi çattı.. Bir başka ifadeyle gün batımı.. Size bütün samimiyetimle söylüyorum ki Esenköy'deki güneşin batışı Rio'da izlediğimden çok daha güzel.. Kimbilir, belki de bana öyle geldi...