İşlem tamam...

A -
A +

Referandumda beklediğimiz oldu.. % 54-55 "evet" tahmin ediyorduk, 58 çıktı.. %58'in bir başka anlamı da şu; aziz milletimiz çok kritik zamanlarda yaptığı doğrulara bir yenisini daha ekleyerek çoluk çocuğunun geleceğine sahip çıktı.. Referandum öncesi âdeta yalanın biri bin paraydı.. Tayyip Erdoğan devamlı muhalefetin hedefiydi.. Kılıçdaroğlu&Bahçeli ikilisinin salvolarını pek kaale almadı.. Moralini bozmadı.. Millete güvendi ve Cumhuriyet tarihinin en önemli oylamalarının birinden zaferle çıktı.. Demek ki milletimiz Tayyip Beye diğer liderlerden çok daha fazla güvendi.. Bu millet fakir fukara edebiyatı yapmaktan başka söylemi bulunmayan Kılıçdaroğlu'nun neyine güvenecekti ki?.. Mamak'ta işkence görüp olmadık hakaretlere maruz kalan ülkücü camianın yüreğini sızlatacak biçimde "hayırcılığı" savunan Bahçeli'nin nesine itimat edecekti ki?.. Etmedi de nitekim!.. Vurdu mührü inandığı gibi oy pusulasına ve işi bitirdi.. Değerli okuyucularım, her şey yavaş yavaş, ancak kararlılıkla insanlarımızın lehine doğru oluşuyor.. Milletin hassasiyetlerini umursamayanlar, milletin dertleriyle dertlenmeyenler, milletin lisanıyla lisanlanmayanlar yok olmaya mahkumdur.. Şerefli milletimiz, tarihin pekçok safhasında kendinden olmayan, yani "milli" düşünmeyen görüşleri tasfiye etmiştir.. Bu millet, neyi, ne zaman ve nasıl yapacağını iyi bilir.. Çok kritik anlarda ferasetini öne çıkartarak doğru karar verir.. Bunu 1950'de rahmetli Menderes'i iktidara getirerek göstermiştir.. 1983'te rahmetli Özal'ın Anavatan'ını iktidara taşımıştır.. 2002'deki seçimde Tayyip Erdoğan'ın AK Parti'sini işbaşına getirerek öteki partileri silmiştir.. Yani; millette sıkıntı yok.. Yeter ki meseleler milletimize iyi izah edilsin.. Son yazılarımın birinde "Millet Gün Sayıyor" başlığını kullanmıştım.. Halkla iç içe yaşadığımızdan insanlarımızdaki o istek ve arzuyu görmüştük.. Ancak başka şeyler de vardı.. Referandum sürecinde yalandan, dolandan sabıkalı bir kısım medyanın ve yalan haberciliği yaşam biçimi yapmış bazı internet sitelerinin kasıtlı yönlendirmelerine şahit olduk.. Koyunla keçi âdeta birbirine karıştı.. Sağcı geçinenle solcu takılanların birbirlerine payanda olduklarını izledik.. Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüsünü bile siyasi emellerine alet etmek için yarış içinde olan bazı derneklerin, bazı sivil toplum örgütlerinin hezeyanlarını takip ettik.. Ve sonunda gördük ki; "İnsanlarımızı küçümseyenleri, bir avuç sayılarıyla yıllarca milletin çoğunluğuna tahakküm edenleri, 'sizin aklınız ermez hemşehrim, biz sizin için düşünürüz' diyenleri, hülasa; bu aziz milletin değerleriyle savaş içinde olanları milletimiz affetmiyor!.." 12 Eylül 2010 referandumu da bunun ispatıdır.. Kutlu olsun..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.