Lalegül FM'deki programımızın pazartesi günkü stüdyo misafiri İstanbul Valisiydi.. Vali Hüseyin Avni Mutlu Beyle üstelik de arefe gecesi 2 saate yakın hasbihal ettik.. Vatandaş idareci ilişkisini, İstanbul'u, eski Bayramları, lâle'yi, gül'ü, özellikle de Vali Beyin ilkokul çağlarının geçtiği Fatih'i konuştuk.. Program boyunca değerli Valimizi dikkatlice dinledim.. "Söz lisanının yanında hâl lisanı da önemlidir" demiş büyükler!.. Hâl lisanı denilen şey de şimdilerin tabiriyle vücut dili.. Sözün özü; İstanbul Valisini bulmuş.. Yapmacık olmayan, makam ve mevkinin gölgesine sığınmayan, milletinin lisanıyla lisanlanan, şefkatli ve dikkatli bir Vali gördüm.. Devleti temsil etmenin ne olduğunu, "adalet-idareci" kombinasyonunun doğru kurgulandığı vakit halka nasıl olumlu moral depoladığını öyle güzel anlattı ki.. Program su gibi aktı.. İki saatin nasıl geçtiğini anlamadık.. Ertesi gün ise elektronik posta kutumun mesajlarla dolduğunu gördüm.. Mesajlar, Bayram içerikli olmakla birlikte çoğu Vali Beyle yaptığımız programı tebrik mahiyetindeydi.. Değerli dostlar; rahmetli Turgut Özal'la kısmen başlayıp Tayyip Erdoğan devrinde ise artarak devam eden, halkına saygılı, milletiyle bütünleşen idarecileri memnuniyetle takip ediyoruz.. Bir başka ifadeyle; düzgün, defosuz, halka tepeden bakmayan bürokratları milletle buluşturmak, bence merkezi hükümet tarafından vefalı insanlarımıza verilen en büyük hediyedir.. Ne olduysa oldu, geçmişte bu aziz milletin üzerinden silindir geçti.. Millet bazı mühim hasletlerini kaybetti.. Üstüne üstlük o eski zamanlarda millet hissiyatına tercüman olamayan ya da kasıtlı olmayan bir takım insanlar milletin başına tebelleş oldular.. Millet korkutuldu, sindirildi.. Kısacası; vatandaşla devletin arası açıldı.. Değil Validen Kaymakamdan, tapu müdüründen, nüfus memurundan, hatta muhtardan çekinen bir topluluk çıktı ortaya.. Bu flu görüntünün berrak bir hale gelmesi de maalesef epeyce zaman aldı.. Şimdilerde ise İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu Beyefendi misali gibi, karşısındaki vatandaşını dinleyen, zengin fakir ayırımı yapmadan milletinin her ferdine saygı gösteren ve her an insanların arasında olan idarecilerin çoğaldığını görüyoruz.. Tanıyabildiklerim kadarıyla ve yukarıdaki özelliklere haiz birkaç misal vermek gerekirse; Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu ismini rahatça kullanabiliriz.. Yalova Valisi Dursun Ali Şahin'i sayabiliriz.. Bursa Valisi Şahabettin Harput'u, Denizli Valisi Yavuz Erkmen'i, Elazığ Valisi Muammer Erol'u, Muş Valisi Erdoğan Bektaş'ı, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk'ü, Karabük Valisi İzzettin Küçük'ü, Karaman Valisi Süleyman Kahraman'ı, Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan'ı, Merkez Valisi Selim Cebiroğlu'nu, Merkez Valisi Mustafa Malay'ı, Bursa Vali Yardımcısı Selman Yenigün'ü ve Mardin eski Valisi olan Danıştay Üyesi Temel Koçaklar'ı da gösterebiliriz.. Netice-i kelâm; halkının emrinde olmayı vazife telâkki eden kimbilir daha ne idarecilerimiz vardır.. Onlarla tanışamamak da bizim eksiğimiz olsun..