Yanılmıyorsam mayıs ayının son günleriydi.. Fatih'ten Edirnekapı'ya doğru gidiyorum.. Mecburi olarak da Karagümrük'ten geçiyorum.. Karagümrük'te bir kahvenin önünden yürüyormuşum ki, birkaç kişi dışarı çıkıp bize okkalı bir merhaba dediler ve ardından kahveye buyur ettiler.. Önce durakladım, sonra baktım ki 30 sene evvelki dostlar.. Uzatmayalım, davete icabet edip girdik kahveden içeri.. Kahveye değil sanki zaman tüneline gittik.. Eski tanıdıklardan en aşağı 7-8 kişi daha!.. Oturduk, anında sohbet başladı.. Yalnız olayların yorumlanış şekli biraz "argo"ydu.. Bir başka ifadeyle samimi bitirim ağzıydı.. Dostlarımız bizi sportif kimliğimizden de tanıdıkları için iş futbol muhabbetine döndü.. Arnavut Raci, başladı anlatmaya; "Samicim be, eskiden ne âlemdi dimi tribünler?. Ne kafa adamlar vardı, ne harbi çocuklar vardı?.." Daha heyecanlı bir kişilik olan Arap Hayri de başladı isyana; "O zamanlar şimdiki gibi ayarı bozuk süzmeler yoktu!. Şimdi öylemi be abicim?.. Küfür gırla!. Hokkabazlık o biçim!. Biz de tribünlerde kavga ederdik, ama bir kişiyle!. Marizlerdik, bazen de sopa yerdik, fakat başkaları karışmazdı.. Ya şimdi?. Bir kişiye on kişi yumuluyor!. Bunların alayı manitacı.. Delikanlılık ölmüş kardeşim!. (Hayri bir anda patlatıyor yemini) Kur'an hakkı için kabahat bizim abi.. Sahip çıkamadık tribünlere.. Stadyumları da haybecilere kaptırdık.. Sade stadlar mı?.. Semtimizde yabancı olmadık mı?. Karagümrük gitmedi mi?. İstanbul gitmedi mi?.." Hayri anlatıyor, Raci de çay üstüne çay söylüyor.. Cömert insan.. Çaylar da full aksesuar.. Sırf dem!. Üç mü dört mü içtim, kafam döndü.. Laf bir ara amatör kümeye kadar düşen Karagümrük'e geldi.. Bir başladılar ki Karagümrük muhabbetine, takılsam akşam olacak.. "Ben kalkıyorum dostlar, hadi bana eyvallah" der demez, Arap Hayri patladı; "Otur biraz, hemen voltayı çekme".. Ardından da ekledi; "Gazeteler zaten Karagümrük'e yamuk yapıyor, bari sen biraz koltuk çık.. Yaz biraz Karagümrüğü!.." Hey gidi Karagümrük!.. Hey gidi Fatih!.. Hey gidi Yavuzselim, Malta, Çarşamba, Sarıgüzel, Draman!.. Hatıralarımın bulunduğu muhitler.. Her metrekaresinde ayak izlerimin olduğu o güzelim semtler.. Ve de eskimeyen dostlar.. Yıllar hepsinde tahribat yapmış.. Çizgiler derinleşmiş.. Aynen bizde olduğu gibi.. Bir zamanların afilli delikanlılarına veda ettim.. Ve sanki kalbimin yarısını orada bıraktım.. Hepsi kapıya çıkıp uğurladılar.. "Sen buraların çocuğusun, yine gel, unutma bizi" dediler..