Bir televizyon kanalının muhabiri, elinde mikrofon Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda yoldan geçenlerle adeta kafa buluyor.. Soru şu; Mısır'da olduğu gibi Türkiye'de de halk sokağa dökülür mü?.. Ya da Mısır'daki olaylar Türk halkını da tetikler mi?.. Aslında bu soruya okkalı bir ÇÜÜŞŞŞ denmesi gerekir.. Ancak sayın halkımız ekrana çıkmak uğruna nezaket gösteriyor.. Konuşanların çoğu Türkiye'de böyle olaylara yer olmayacağını söylüyor, birkaç tane de olumsuz figür çıkıyor.. Hatta bir tanesi yaşını başını almış bir kokana.. Belli ki konkenci taifesinden.. Ne dese beğenirsiniz; "elbette halk sokaklara dökülür, dökülmelidir de.. İlk önce de ben çıkarım.." Aslında kokananın tuzu kuru ve hükümet düşmanı olduğu da aşikâr.. Dünyadan da haberi yok.. Mısır hangi sistemle idare ediliyor, Hüsnü Mübarek yönetimine "çekil git artık" diyen Mısır halkı 30 küsur yıldan bu yana nasıl eziliyor, hanfendinin ilgisi ve bilgisi dışında işler.. Mısır'daki olayları görüp de aynısını Türkiye'de yaşamak isteyen başka kokanalar ve monşerler de var elbette.. Ama atladıkları başka bir şey de var.. Türkiye'nin demokratik bir ülke olduğunu unutuyorlar.. Evet, güzel ülkemizde eksik de olsa demokrasi var ve demokrasinin icabı olan parlamento var.. Kazananın ve kaybedenin ortaya çıktığı seçim var.. Ve insanlarımızın beğenmedikleri takdirde iktidarları değiştirebilecek güçleri var.. Mısır'da bunlar var mı be sayın kokana?.. Ya da ne kadar var?.. Mısır'la Türkiye aynı kefeye nasıl koyulur?.. Tabii bu gibilerin derdi başka.. Memlekette fitne çıkartmak ardından da AK Parti'yi devirmek!.. Madalyonun bir de tersi var.. Kadın olsun erkek olsun bu gibi ufuksuz kişilere inanın ki Tayyip Bey duacı.. Halkın diliyle konuşmayan, milletin hissiyatına tercüman olmayan bu gibi insanlar ve bunların partileri olduğu sürece, Tayyip Erdoğan'ın partisini iktidardan indirmek zor.. Konuştukları sürece daha da batacaklar.. Tayyip Bey'de daha kalabalık gelecek.. *** Hürriyet Gazetesi yazarlarından Yılmaz Özdil önceki günkü yazısında Defne'ye uğradığını ve Defne'den herkese selâm getirdiğini söylüyor.. Özdil'in gördüğü kadarıyla Defne kefeni yırtmış.. Gayb aleminin habercisi Yılmaz Özdil'den öğrendiğimize göre Defne'nin yanında kimler yokmuş ki?.. Bir sürü isim.. Sağcısı, solcusu, lâiki.. Hepsi de öteki alemde Defne'ye kol kanat geriyormuş.. Yalnız, Beşiktaş'ın sembolü olan ve en ufak yanlış işde bile kalayı basan delikanlının kralı Baba Hakkı'nın, İstanbul beyefendisi voleci Şeref'in ve zarafet abidesi Eşfak Aykaç'ın o listeye girmelerine şaşırdım.. Ayrıca Özdil'e göre Zincirlikuyu Türkiye'nin en popüler mekânıymış.. Mezarları istediğiniz kadar çiçek parkına dönüştürün, ölüye fayda sağlamaz ki.. Aslolan insanların imanlarını kurtarmalarıdır.. Kişinin mezarının nerede olmasının da hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.. Cihan Şampiyonu cennetmekân Koca Yusuf'un mezarı belli değil.. Cesedi Atlantik'in derin sularında, belki de balıklara yem oldu.. Ama Koca Yusuf inançlı bir mü'min olarak gönüllerde taht kurdu.. Diyen ne güzel söylemiş; İbret gözüyle bakın dünya misafirhanedir.. Gelen gideni görmez, ne tuhaf bir hanedir.. Bir kefendir en sonu zengin fakir sermayesi.. Şöhretine gururlanan gafil değil ya nedir?..