Değerli okuyucularım, mukaddes topraklardaki yürüyüşümüz sürüyor.. Mekke'de görülmesi gereken mekanları ziyaret ettik.. Sevr ve Hira Nur(Cebeli Nur)dağları, Hudeybiye, Müzdelife, Mina, Cennetül Mualla, derken ve de Kabe-i Muazzama'da bol bol tavaf yapıp Halık-ı Zülcelal'den af diledikten sonra Mükerrem Mekke'den Medeni Medine'ye geçtik.. Evet, Medine de tıpkı Mekke gibi unutulacak bir yer değil.. Havasıyla, ziyaretçilerini yormayan düzlüğüyle, insanlarının nezaketiyle, hatta buna satıcıları da ekleyebiliriz, zarif bir şehir.. Bu durum kesinlikle Hz. Muhammed(sav)den kaynaklanıyor.. Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin aziz naşının da içerisinde bulunduğu Mescid-i Nebevi adeta bir mermer denizinin ortasında gibi bir anda karşınıza çıkıyor.. Bu muhteşem görüntü bana Urfalı şair Nabi'yi hatırlatıyor.. Allah ve Peygamber dostu şair Nabi'nin "ŞAHİDİM ARZ-I SEMADIR" şiiri muhteşem.. Bugün bile dillerden düşmüyor.. Bakın nasıl selam göndermiş Habib-i Kibriya Efendimize, Nabi.. Yeri gelmişken sizlerle paylaşayım Şahidim arzu semadır bütün ecram ile Aşıkım sıdk ile ben Hazreti Şah-ı Rusüle Yaksa da ah-ü derunum beni bu hasret ile Takati yok dilimin halimi takrire bile Ey bad-ı saba uğrarsa yolun semt-i harameyne Selamımı arz eyle Rasülüs-sekaleyne Bu günahkar gidişin son demi bilmem n'olacak Gelecek bir gün ecel kase-i ömrün dolacak Yevme la yenfe'i de her kişi rahın bulacak Aman ey kân-ı Kerem yok elimden tutacak Ey bad-ı saba uğrarsa yolun semt-i harameyne Selamımı arz eyle Rasülus-sekaleyne Hâkine sürmek için ne yüzüm ne de imkânım var Tahsis-i şefaat kebair ehline imanım var Ancak beni kurtaracak bir ulu Sultanım var Aman ey kan-ı şefaat pek büyük isyanım var Ey bad-ı saba uğrarsa yolun semt-i harameyne Selamımı arz eyle Rasülus-sekaleyne. Mescidi Nebevi beş vakit namazda dolup taşıyor.. Cami pırıl pırıl.. Resul-u Ekrem Efendimizin kabri şerifi erkekler için her an ziyarete açık.. Yani biraz sıkışık da olsa Müslümanlar Peygamberlerini büyük bir nezaket içinde selamlıyorlar.. Ve O'nun en çok değer verdiği kişilerden olan Hz. Ebubekir'i ve Hz. Ömer'i de ayni şekilde.. Zira yan yanalar.. Biz de vakit namazlarından sonra Peygamberi Zişan Efendimizi, yani Tabib-i Kulüb olan, Habib-i Kibriya olan, Sultanü Enbiya olan, Şefi'i Ruzi Ceza olan, Melce-i Fukara olan, Muhbir-i Sadık olan ve de alemlere rahmet olan büyük önderi ziyaret ediyoruz, O önemli insanı selamlıyoruz ve O'na selam gönderenlerin de isimlerini mümkün mertebe unutmayarak dillendiriyoruz.. Medine'den hepinize en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum..