Milletin malına zarar verenlere yazıklar olsun!..

A -
A +

Türk Telekom Arena stadyumunun açılışına gidememiştim.. Bugün yarın giderim derken, Galatasaray-Fenerbahçe derbisi geldi çattı ve biz de Seyrantepe'nin yolunu tuttuk.. Ulaşım noktasında "millet nerde biz de orda" diyerek atladık metrobüse ver elini Mecidiyeköy!.. Oradan da yine bir metro aktarması ve doğruca stadın önü.. VIP'deyiz.. Stad tıklım tıklım.. Atmosfer müthiş.. Kulaklarımız sağır olacak gibi.. Sarı kırmızılılar alacakları bir galibiyetle üzerlerindeki olumsuzlukları defedeceklerine inanmış olacaklar ki topyekun saldırıp duruyorlar ve golü de buluyorlar.. Fenerli topçular ise amansız gürültü sebebiyle sinmiş görünüyorlar.. İlk devrenin sonuna on dakika kala maçı bıraktım ve stadyumun içini gezmeye başladım.. Gerçekten on numara stad olmuş.. Büfelerden tuvaletlere, koridorlardan merdivenlere kadar her yer pırıl pırıl.. Hele localar, şahaser!.. Başbakan Tayyip Erdoğan'ı yuhalayan nezaket yoksunu kişilerin Başbakandan acilen özür dilemeleri gerekir.. İkinci devreyi Ülker'in locasında seyrettim.. Ülker Kurumsal İletişim Genel Müdürü Zuhal Şeker Hanımefendi'yle ve daha pek çok dostla sohbet etme imkânı buldum.. Maçtan da birkaç kelimeyle bahsedeyim.. Dananın kuyruğu ikinci yarıda koptu.. Galatasaray'ı kendi yarısına hapseden Fenerbahçe, Alex'in komutasında diğer usta ayaklarını da konuşturunca maçı alıp gitti.. Yaklaşık 45 senedir futbolu takip ediyorum.. Antiç'ten, Rapaiç'e, Revivo'dan, Ortega'ya, Hagi'den, Okocha'ya, Sasu'dan, Kocheski'ye, Guti'den, Quaresma'ya kadar Türkiye'ye gelen pek çok top cambazını izledim.. Ancak, Alex hepsinden farklı.. Adam sırf zekâ.. Öyle ince paslar atıyor ki, rakip işi anlayana kadar mevsim geçiyor.. Yine yaptı yapacağını, enfes bir gol attı, bir de Semih'e attırdı.. Tabii burada Aykut Kocaman'ı da anmadan geçemeyiz.. Aykut Hoca, mütevazı ve rakibine saygılı.. Taktiksel anlamda da oyunu okuyor.. Nerede fren yapacağını nerede gaza basacağını iyi biliyor.. Neyse, maç bitti biz de geldiğimiz yoldan dönüşe geçtik.. Metro istasyonuna vardığımızda binlerce kızgın Galatasaraylı taraftar homurdanıp duruyordu.. Hepsi değil ama çoğu, Fenerbahçe'ye, öfke dolu ifadeler kullanıyorlardı, bir kısmı da acayip alkollüydü.. Yazık, halbuki hepsi aslan gibi gençler.. O grubun arasında hasbelkader Fenerbahçe formalı birisi olsa inanın ki linçe maruz kalırdı.. Daha da üzüntü verici olanı; milletin malı olan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin İstanbullulara en önemli hizmetlerinden biri sayılan metroyu tekmeleyip yumrukluyorlar.. Hükümete, belediyeye, hakaretin haddi hesabı yok.. Metro istasyonundaki yürüyen merdivenleri durduruyorlar.. Bu iz'ansız tipler nasıl ıslah edilir, bilemiyorum.. Tabii daha önce, yaptıkları fütursuzca yayınlarla bu gençleri azgın bir hale getiren yazılı görsel spor basını ıslah olmalı.. Özellikle gazete yöneticileri, bir avuç reyting uğruna insanları zıvanadan çıkartan taraflı yayınlara prim vermemeli.. Bu yayınlara imza atan kalem hokkabazları da en kestirme biçimde kapı önüne konmalı.. Hasıl-ı kelam; Spor medyası iyice temizlenmeden tribünlerin düzeleceğini beklemek hayalperestlik olur..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.