1960'lı yılların sonları.. Bizim de haylâzlık zamanlarımız.. Okulu ağırdan aldığımı gören babam beni doğruca Çamlıca'da oturan amcamlara gönderdi ve ortaokul yıllarımı orada geçirdim.. O zamanki Çamlıca sanki cennetten bir köşe.. Her metrekaresi yeşil.. Suyu nefis, havası lâtif, âsude bir yer.. Okuldan geri kalan zamanlarda her tarafı misler gibi kokan çamlıklarda özgürce dolaşıyorum.. Yine arkadaşlarla gezdiğimiz pırıl pırıl bir mayıs gününde, İstanbul asilzadesi olduğu her halinden belli, şık giyimli, bastonu gümüş gibi parlayan 60 küsur yaşlarında bir zat, bir ağaca sırtını vermiş, başını da öne eğmiş, öylece oturuyordu.. Besbelliydi ki bir şeyler düşünüyordu.. "Kim ola ki, bu tertemiz kıyafetli, nur yüzlü insan" diye kendi kendime sordum!.. Yaşlı adam bir müddet sonra gitti.. Ertesi gün yine geldi, daha ertesi gün yine.. Merakıma mucip olmuştu.. Onunla tanışmayı çok istiyordum.. Kendimi toparlayıp, yanına gitmeye karar verdim!.. Evet, nihayet o beklediğim an gelmişti.. "İyi günler bey amca" dedim!.. Önce istifini bozmadı.. Sonra bana baktı ve kemâl-i edeple sordu: "Söyle yavrum ne istiyorsun?.." Ben bir şey istemediğimi söyledimse de o benim niyetimi anlamıştı.. "Beni merak ediyorsun değil mi" diye devam etti.. Okulumu, musikiyle alâkalı olup olmadığımı sordu.. Ben de kendime ait her şeyi anlattım bu yaşlı insana.. Şimdi ise sual sorma sırası bendeydi.. "Peki, siz kimsiniz bey amca?.." Cevap verdi: "Yavrucuğum, benim ismim Yesari Asım.. Bu mevsimde buralara gelirim, bu güzellikleri seyrederim, Yüce Allah'a şükrederim!.." Çok heyecanlanmıştım.. Çocuk sayılabilecek dünyam fevkalâde etkilenmişti.. Yesari Asım Bey'le birkaç gün daha sürdü muhabbetimiz.. Sonra ise bir daha gözükmedi.. Anladım ki, bu insanlar bal arıları gibi.. Nerede çiçek var, oraya giderler.. Üstad bestekâr, balını almıştı ve aziz İstanbul'un en mutena köşelerinden Çamlıca'da kimbilir hangi unutulmaz bestesini yapmıştı.. Evet dostlarım; Üstad Yesari Asım Arsoy "Sazlar çalınır Çamlıca'nın bahçelerinde/Biz Heybeli'de her gece mehtaba çıkardık" gibi muhteşem bestelere imza atmıştır.. Fakat üstadla özdeşleşen bir eser daha vardı.. O şarkıyı da çok beğeniyordum ama sözlerinin kimin için yazıldığını bilmiyordum.. 5-6 yıl önceydi.. Bir ramazan gecesi televizyon kanallarının birinde sahur programı izliyordum.. Güzel sesli bir icracı işte o şarkıyı okumaz mı.. "ÖMRÜM SENİ SEVMEKLE NİHAYET BULACAKTIR, YALNIZ SENİN AŞKIN İLE RUHUM SOLACAKTIR..." Evet, bu unutulmaz hüzzam eserin güftesi, Yesari Asım Arsoy'a aitti.. Eseri okuyan sanatçı o programda açıkladı ki, şarkının o güzel sözleri, muazzez Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) için yazılmış.. Meğer yıllardır o şarkıyı dinlerken boşuna haz duymamışız.. Nur içinde yat benim Çamlıcalı dostum.. Mekânın cennet olsun...