3-7 Mart tarihleri arasında Amerika'daydım.. Bu ülkede bulunmamızın sebebi; Türk Hava Yolları'nın yeni bir hat açma davetine icabetti.. Evet sıra bu defa Los Angeles"deydi.. NewYork, Washington, Chicago'dan sonra THY'nin hizmet ağı "Melekler Şehri" olarak anılan Los Angeles'i içine almıştı.. THY Yönetim kurulu Başkanı Hamdi Topçu'yla yaptığımız sohbette öğrendik ki, sırada, Detroit, Houston, Boston ve Miami de varmış ve bu hatlar da bu yıl içerisinde açılacakmış.. 3 Mart Perşembe günü uzun menzilli Boeing 777 300 ER Ege uçağı, THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ve THY Yönetim Kurulu üyeleri, gazeteciler ve yolcularla birlikte Atatürk Hava Limanı'ndan kalktı ve 13 saat 45 dakikalık direkt uçuştan sonra Los Angeles Hava limanına indi.. İner inmez bir de baktık ki havaalanındaki su arazözleri uçağı bir güzel ıslattılar.. Meğer usuldenmiş.. İlk sefere imza atan uçak ıslatılırmış.. Havaalanı terminalinde yapılan kutlama töreninden sonra konaklayacağımız Hollwoody Renaissance oteline geçtik.. Kısa bir istirahatten sonra ünlü Paramount Stüdyoları'na giderek THY'nin gala yemeğine katıldık.. THY'nin dünya markası reklam yıldızlarından Los Angeles Lakers'in basketbol ustası Kobe Bryant, geceye renk katan isim oldu... Kobe sempatik bir sporcu olduğu kadar kaliteli bir reklam oyuncusu.. Öyle bir davul çalışı vardı ki kendimi bir anda Anadolu yaylalarında zannettim.. Los Angeles seyahatimizde Los Angeles Lakers'in Charlotte ile yaptığı NBA maçını izledik.. Spor salonunun ambiansı müthişti.. THY'nin kiraladığı geniş localardan Kobe Bryant'ın attığı basketleri izlemek gerçekten keyif verdi.. Yine bu kısa seyahatten akılda kalan önemli kareler vardı ki bunlardan biri de meşhur Universal Stüdyoları'na yapılan ziyaretti.. Geçmişte izlediğim pekçok unutulmaz filmin çevrildiği mekanları gördüm.. Mesela; Jaws filmi 200-300 metrekarelik ufacık bir gölcükte çevrilmiş.. Titanik de aynı.. Efekt uzmanı Amerikalı yönetmenler öyle acayip çekim yapmışlar ki olayı Okyanusta zannediyorsunuz.. Yine Spartaküs filmi.. Birkaç tarihi sütun, bir de meydan, hepsi bundan ibaret.. Antony Perkins'in gerilim dolu filmi "Sapık"ın çevrildiği mekan da öyle.. Daha neler neler.. Tabii bu stüdyoları dolaşmak öyle birkaç saatte olacak iş değil.. Birkaç gün yetmez.. Los Angeles'in en önemli yerlerinden biri olan Hollywood Caddesi gerçekten görülmeye değer.. Özellikle gecesi müthiş.. Rengarenk ve de cıvıl cıvıl.. Özgürlük had safhada.. Ancak ipin ucu kaçmış.. Hem de felaket kaçmış.. Hollywood'da ismine "Walk of Fame" denen Şöhretler Kaldırımı var ki o kaldırıma bir yıldız koydurmanın bedeli 1 milyon dolar.. Pekçok sanatçı ve sporcunun isminin üzerinde yürüyor insanlar.. Ancak sadece Muhammed Ali'nin ismi duvara kazınmış.. "Benim ismim Muhammed Ali, ben bu şerefli ismi insanların ayakları altına koydurmam" demiş ünlü şampiyon ve sadece onun ismi ayaklar altında durmuyor.. Hollywood caddesinin paralelinde ünlü Sunset Bulvarı yine önemli eğlence mekanlarından.. THY yetkilileri kafilemizi bir Türk lokantasına götürdüler.. Tekirdağ'lı İbrahim Öztok.. 32 yıl önce gelmiş buralara.. Ve çocuklarıyla beraber Sunset Bulvarında Amerikalılara ve Türklere lezzet dağıtıyor.. Tanıştık, kucaklaştık.. Zenginlerin yerleşim bölgesi olan Beverly Hills Los Angeles'in en gözde yerlerinden.. Geçmişte Nat King Cole'in, Frank Sinatra'nın, Clark Gable'ın, William Holden'ın, Elizabeth Taylor'ın ve yeni yetme ünlü artistlerin evlerinin bulunduğu Beverly Hills gerçekten görülmeye değer.. Dönüş günü havaalanına geçmeden önce Santa Monica'ya uğradık.. Santa Monica uzun kumsallardan oluşan, yeşili bol ve iklimi çok hoş bir şehir.. Tek kelimeyle görülmeye değer.. Ve dönüş.. Yine THY'nin uzun menzili uçağı, yine lezzet ustalarının sunduğu birbirinden lezzetli yiyecekler ve yine güleryüzlü kabin personeli.. Durum böyle olunca seyahat uzun sürse de süre anlaşılmıyor.. Ve ait olduğumuz yer olan aziz İstanbulumuza iniyoruz.. Bu seyahatte bizlere eşlik eden başta THY?Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu Beyefendiye, THY Basın Müşaviri Dr. Ali Genç Beyefendiye ve herkesin yardımına koşan Basın Danışmanlığının güler yüzlü asistanı Selin Elçin Hanımefendiye teşekkür etmek istiyorum.. Ayrıca, Fatma Yüceler'den, Aybike Garner'e, Anıl Avdan'dan, soyadını hatırlayamadığım Hüseyin kardeşime, Chicago'dan Şinasi Selvi'ye, Washington'dan Handan Çörekçi'ye en içten selamlarımı yolluyorum.. Netice-i kelam; İyi ki varsın THY.. Yolun açık olsun.. Sevgi ve mutluluk dolu nice seyahatler..