Vatandaş Reşit, kendin konuş kendin işit..

A -
A +

Geçtiğimiz Pazar heyecanın zirve yaptığı bir gün yaşadım.. Futbolun fantastik görüntüleriyle yine baş başa kaldım.. Tabii dostlarla birlikte.. Ve binlerce seyircinin gürültüsüyle.. Spor sahalarında gözüken fetbazlıklara yıllardır isyan eden ve bunları geçmişte köşesine çokça taşıyan biri olarak hiçbir şeyin değişmediğini görüyorum.. Halimiz aynen attığımız başlık gibi.. Bu gazetede spor yazmıyorum.. Ya da düzenli yazmıyorum.. Köşemizin ismi "Hayatın İçinden" olunca, spor da hayatın vazgeçilmez bir parçası olunca, eski alışkanlığımızdan olsa gerek, ara sıra kenardan köşeden giriyoruz.. İyi de girsek ne olacak?.. Hikaye-i Nuruosmaniye demiş, eskiler.. Neyse..Gelelim mevzuya.. Evet, Pazar gecesi Saraçoğlu stadında Fener-Bursa arasında oynanan kora kor bir müsabaka izledim.. Aslında bu maçı büyük ekran bir televizyonun karşısında seyretmek daha akıllıca olurdu ancak yazının başında belirttiğim gibi işin içinde dostlar olunca stadyumun yolunu tuttum.. Gitmemim birinci sebebi öncelikle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı kıymetli kardeşim Recep Altepe'nin bu maça gelecek olmasıydı.. Altepe, Bursaspor'un onursal başkanı gibi.. Yeşil beyazlı ekibin içeride dışarıda her maçına gider.. İbrahim Yazıcı, Bursaspor'un resmi başkanıdır ancak Recep Altepe'yi tribünler ve Bursalı futbolseverler sanki kulübün manevi başkanı gibi görürler.. Fenerbahçe, müsabakaya hızlı başladı ancak Bursaspor'un doksan dakika kapalı oynaması ve kanatları etkin kullanamaması sebebiyle neticeye varamadı.. Futbol şansı da Fener'in yanında olmayınca maç berabere bitti.. "Yok, Aykut, Dia'nın yerine Stoch'u alsaydı, yok efendim Niang'la Semih'in çift santfor oynaması takımın ayarını bozdu" şeklindeki görüşlerin bence hepsi hikaye!.. Alex'in Galatasaray maçında attığı kafa şutunu kaleci Zapata içeriye aldı, aynı pozisyonda İvankov topu çıkardı.. Demek ki olmayınca olmuyor.. Spor yazarı gördüğünü yazıyor.. Ya da neyi ne kadar algılıyorsa o kadarını yazıyor.. Herkesin aynı görüşte olmasının zaten mümkünatı yok.. Esas garaip nedir biliyor musunuz?.. Bu memlekette siyasi, sosyal, ekonomik, yüzlerce hatta binlerce yazı yazarsınız kimse iplemez, ama tv ekranlarında birbirleriyle "kayıkçı kavgası, horoz döğüşü" yapan bir sürü Türkçesi bozuk kişi, ya da yazdığı yazıda noktayı virgülle karıştıran pek çok insan maalesef hayranlıkla takip edilir, daha çok tanınır.. Neyse maç için birkaç kelime daha edelim ve yazıyı bitirelim.. Hakem Kuddusi Müftüoğlu berbat bir yönetim gösterdi.. Hadi Fener'in penaltısını bırakalım bir kenara, düdükten sonra kaleye topu gönderen Ozan İpek çift sarıdan nasıl dışarı postalanmaz?.. Kuddusi kardeşimiz artık miyadını doldurdu, pozisyonları süzemiyor.. Düdüğünü bıraksa iyi olur.. Devre arası protokol salonunda Başkan Recep Altepe, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Zekeriya Öz, Bursa-Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Tamer Taşpınar ve Fenerbahçe Asbaşkanı Nihat Özdemir'le birlikte çay içiyoruz.. Çayın garnitürü olarak da sevgi ve dostluk merkezli muhabbet ediyoruz.. Ne diyelim, darısı tribünlere..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.