Soru: 1992 yılından bu yana sigortalı olarak çalışmaktayım. 2004 yılında evlenen ve 2011 yılı Eylül ayında boşanan kız çocuğum benim üzerimden sağlık yardımı alabilir mi? TÜRK SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ AİLEYİ ESAS ALIR Türk sosyal güvenlik sistemi temel koruma birimi olarak aileyi esas alma ilkesini benimsemiştir. Dolayısıyla diğer ülke sosyal güvenlik sistemleriyle karşılaştırıldığında ülkemizde kız çocukları için oldukça cömert uygulamalara yer verildi. Reform Kanunu olarak isimlendirdiğimiz 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihine kadar, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve sigortalı olarak bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukları anne veya babaları üzerinden sağlık yardımı almayı sürdürmüştür. Bir başka anlatımla, 1 Ekim 2008 tarihinden önce Türk toplumunun aile ve sosyal yapısı gözetilerek sigortalının eşi, çocukları ve ana babası hak sahibi olarak tanımlanmış, kız çocukları da evli olmadığı sürece sağlık yardımlarını anne veya babaları üzerinden almayı sürdürmüştür. Reform Yasasının yürürlüğe girmesiyle bir yandan Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulaması başlatılarak ülkede yaşayan herkes GSS kapsamına alınmış, öte yandan evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve sigortalı olarak bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarının anne veya babaları üzerinden sağlık yardımı almaları sınırlandırılmıştır. 6111 SAYILI TORBA YASA KIZ ÇOCUKLARINA NEFES ALDIRDI Belirtelim ki; kız çocuklarına anne ya da babaları üzerinden sağlık yardımı verilmesine ilişkin sınırlama getirilmesi Reform Yasasının en çok tartışılan düzenlemelerinden biri olmuştur. Bu düzenlemeyi doğru bulmadığımızı özellikle belirtmek isterim. Zira sigortalının anne ya da babasına oğlu üzerinden sağlık yardımı sunulurken sigortalının kızı için kısıtlama yapmak hakkaniyetli olmamıştır. Nihayetinde sigortalı anne ve babası kadar kızına da bakmak zorundadır. Sonrasında 6111 sayılı Torba Kanun ile kız çocuklarının sağlık yardımlarına ilişkin daha farklı bir düzenlemeye gidilmiştir. 18 yaşından büyük kız çocuklarına sağlık yardımını verilmesinin şartlarını düzenleyen 5510 sayılı Kanunun geçici 12. maddesi sekizinci fıkrasını değiştiren 6111 sayılı Kanundaki düzenleme kamuoyunda çok farklı biçimlerde yorumlandığından bu konudaki tartışmalar hâlâ sona ermemiştir. Bu yazıda sizlere kız çocuklarının sağlık yardımlarının nasıl sağlanacağına ilişkin bilgiler vermek istiyorum... Reform Kanununun 3. maddesi onuncu bendinde, bakmakla yükümlü olunan kişiler açık bir biçimde tanımlanmış ve kız çocuklarının anne ya da babaları üzerinden sağlık yardımı alması yaş şartına bağlanmıştır. Buna göre, 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile yaşına bakılmaksızın malûl olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklar 'bakmakla yükümlü olunan kişi' sayılmıştır. Dikkat edilirse daha önceki sosyal güvenlik kanunlarında evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve sigortalı olarak bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocukları hak sahibi sayılarak sağlık yardımı alma açısından yaş sınırlamasına tabi tutulmamışken yeni düzenleme ile kız çocuklarına tıpkı erkek çocuklarda olduğu gibi öğrenim durumuna göre 18, 20 ve 25 yaş sınırlaması getirilmiştir. 5510 sayılı Kanun kız çocuklarına sağlık yardımı verilmesi konusunda ayrı bir geçiş hükmüne de yer vermiştir. Kanunun 6111 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki geçici 12. maddesinin sekizinci fıkrasında düzenlenen, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ilgili kanunları gereği bakmakla yükümlü olunan kız çocukları bu Kanun gereğince de bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır. Ancak durumlarında değişiklik olduğunda sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları bu Kanun hükümlerine göre yeniden belirlenir" hükmü uyarınca, 5510 sayılı Kanun, yürürlüğe girdiği tarihte 18 yaşını tamamlamış kız çocuklarının evlenmemek/çalışmamak/yürürlük tarihinde hak sahibi olmak şartları süresince sağlık yardımlarını anne veya babaları üzerinden almalarına izin vermiştir. Kanun, 18 yaşından büyük kız çocuklarının, evlenmek veya çalışmak şartlarının varlığı halinde hak sahibi niteliği yitirileceğinden, daha sonra boşanması veya işten ayrılması halinde de bir daha anne/babaları üzerinden hak sahibi olunamayacağına hükmetmiştir. Bu düzenlemenin, Türk sosyal güvenlik sisteminin daha önceki temel koruma birimi olarak aileyi esas alması ilkesinin terk edilmesi olarak değerlendirilmesi yanında çalışmamayı/kayıt dışı çalışmayı özendirme gibi sonuçlarının da olduğu özellikle dikkate alınarak yeni bir düzenleme yapılmıştır. 1 Ekim 2008'den önce emekli olanların kızı şanslı Reform Yasasının geçici 12. maddesinin sekizinci fıkrası 6111 sayılı Kanunla değiştirilmiş ancak hak sahipliğinin tanımlandığı 3. madde onuncu bendine dokunulmamıştır. Dolayısıyla 1 Ekim 2008 tarihten sonra, 18 yaşını, lise ve dengi öğrenim görmesi halinde 20 yaşını, yükseköğrenim görmesi halinde 25 yaşını doldurmayan kız çocukları anne veya babaları üzerinden şartsız olarak sağlık yardımı alacak, ancak öğrenim sona erince ya da yaş tamamlanınca anne ya da baba üzerinden sağlık yardımı alma hakkının olup olmadığı geçici 12. maddenin sekizinci fıkrasına bakılarak belirlenecektir. Yeni düzenlemeye göre "... Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ilgili kanunları gereği bakmakla yükümlü olunan kız çocukları bu Kanun gereğince de bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır. Ancak durumlarında değişiklik olduğunda sağlık hizmetlerinden yararlanma şartları yeniden belirlenir. Kız çocuklarının durum değişikliklerinin ortadan kalkması halinde, bu kişiler tekrar ilgili kanunlarına göre bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır." Kanunun 12. maddesinin sekizinci fıkrasında, "bu kişiler tekrar ilgili kanunlarına göre bakmakla yükümlü olunan kişi sayılır" denilerek eski sosyal güvenlik kanunlarına gönderme yapılmaktadır. Dolayısıyla öğrenim görmeyen 18 yaşından büyük kız çocuklarının sağlık yardımı haklarının olup olmadığını tespit etmek için 1 Ekim 2008'den önce yürürlükte bulunan sosyal sigorta kanunlarına bakmamız gerekir. 1 EKİM 2008'DEN SONRA DOĞANLARA TEST VAR 1 Ekim 2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, 2926 sayılı ve 5434 sayılı Kanunların tamamında, yaşları ne olursa olsun, kanun şartlarına uyan kız çocukları sağlık yardımlarını anne veya babaları üzerinden alabilmektedir. Dolayısıyla 1 Ekim 2008 tarihinden önce diğer sosyal sigorta kanunları kapsamında sigortalı olanların kız çocukları yaşları ne olursa olsun çalışmadığı ve evli olmadığı sürece sağlık yardımlarını anne ya da babaları üzerinden alabilecektir. Ancak 1 Ekim 2008 tarihinden sonra doğmuş olan kız çocuklarının böyle bir hakkının olmadığını da mutlaka belirtelim. Konuyu özetlersek, 1 Ekim 2008 tarihinden önce sağlık aktivasyonu yaptırmış ya da yaptırmamış olsun, 1 Ekim 2008'den önce evlenmiş ve sonrasında boşanmış olsun 1 Ekim 2008 tarihinden önce sigortalı olanların kız çocukları gelir testine girmeksizin anne ya da babaları üzerinden sağlık yardımı alabilecek. 1 Ekim 2008'den sonra doğan kız çocukları ile ilk defa 1 Ekim 2008 tarihinden sonra sigortalı olanların kız çocukları sağlık yardımını almak için gelir testine girmek zorunda kalacaktır.