Sosyal Sigortalar Kurumu 3917 sayılı yasanın verdiği yetkiye dayanarak bir işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarını Sigorta Müfettişi incelemesi ile tespit edebilmekteydi. Ayrıca Müfettiş sayısının yetersiz olmasından dolayı Kurum 16-118 sayılı genelge işverenin rızası ile yapılan işin işçilik nispetinde % 25 indirim yaparak ilişiksiz yazısı vermekteydi. Bu genelge işverenler için % 25 daha az prim yatırmak anlamına geldiği için müfettiş incelemesi talep etmeden uzlaşma yoluna gidilmekteydi. 4.10.2000 tarihinde 616 sayılı KHK ile Müfettişlerin asgari işçilik belirleme yetkisi kaldırıldı. Ancak kurum halen bu uygulamaya devam ediyor. Dava edenler ise kazanıyor. Bu konu hakkında daha önce gerekli açıklama yapmıştık. Sizlerden gelen talep üzerine konu ile ilgili iki örnek kararı yorumsuz olarak sunuyorum. KARAR 1. YARGITAY 10.Hukuk Dairesi Esas: 2000/8048 ,Karar: 2001/2132 "Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun temyiz itirazlarının reddi gerekir. Dava; Kurum müfettişlerince 4792 sayılı Kanunun 3917 sayılı Kanunla değişik 6. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak davacıya ait işyerinde yapılan inceleme sonucunda eksik isçilik bildiriminde bulunulduğunun tespit edildiği gerekçesi ile ek prim ve gecikme zammının tahsiline ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkin olup, Mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabullüne karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını teşkil eden ve sigorta müfettişlerine İşyerlerinde eksik işçilik bildiriminde bulunup bulunmadığını inceleme ve buna Dayalı olarak Kurumca resen ek prim tahakkuk ettirme yetkisi veren 4792 Sayılı Kanunun 3917 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi, karar tarihinden önce 04.10.2000 tarih ve 24190 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 616 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmış olup 04.10.2000 tarihine kadar idari aşamada kesinleşmiş dosyalar dışında kalan Kurum işleminin yasal dayanağı ortadan kalktığından, bu tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca yürürlükteki yasaları resen tatbik etmekle yükümlü bulunan Mahkemelerinin; yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü gerektiğinden karar tarihinden önceki mevzuata göre yapılan ölçümleme ve buna dayalı ek prim tahakkuk ve tahsiline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda acılanan nedenlerle BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi." KARAR 2. YARGITAY 10.Hukuk Dairesi Esas: 2000/5581, Karar: 2001/2645, Tarih:09.05.2001 "Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının, tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi, üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni geciktirici sebeplere ve özelliklere, 4792 sayılı Kanun'un 6. maddesine 3917 sayılı Kanun'la eklenen fıkralara dayalı olarak Sosyal Sigortalar Kurumu'na tanınan işin yürütümü için gerekli olan asgari isçilik miktarına göre resen prim tahakkuk ettirmek, bir başa ifade ile ölçümleme hakkinin 04/10/2000 yürürlük tarihli 616 s.KHK'nin 66.maddesi hükmü ile 09/07/1975 tarih ve 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 7,21,24 Geçici 7 ve Geçici 9.maddeleri hariç diğer hükümlerinin bu kapsamda 6.maddesi hükmünün yürürlükten, kaldırılması nedeniyle ortadan kaldırılmış bulunmasına giderek iş bu 616 s.KHK'nin 66.maddesi hükmünün 4792 s.Kanunun 6.maddesinde öngörülen prosedür kapsamında kesinleşmemiş, bir başka ifade ile Kurum lehine subjektif kazanılmış hak durumu oluşmamış tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gerekmesine göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA 05/04/2001 gününde oy birliği ile karar verildi.