Asgari ücret tespit komisyonu 1 Ocak 2003 tarihinden geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için başlattığı çalışmaları tamamlayarak kararını açıkladı. Buna göre 16 yaşından büyükler için uygulanacak asgari ücret, aylık brüt 250 milyon 875 bin liradan 306 milyon liraya net 223 milyon 749 bin liraya , 16 yaşından küçükler için ise aylık brüt 213 milyon 210 liradan, 256 milyon 500 bin liraya (net 188 milyon 282 bin 252 liraya) çıkarıldı. günlük 7.107.000- TL. ve saat ücreti 947600- TL. olarak belirlenmiştir. 16 yaşından büyükler için brüt 306 milyon lira olarak belirlenen yeni asgari ücretten sigortalı hissesi olarak 42 milyon 840 bin lira sigorta primi, 34 milyon515 bin lira gelir vergisi, 1 milyon 836 bin lira damga vergisi ve yüzde bir uygulamaya devam edilirse 3 milyon 60 bin lira işsizlik sigortası primi kesilecektir. Ancak yılbaşından itibaren özel indirim oranı artacağı için gelir vergisi azalacak ve yaklaşık 3 milyon net ücrete artış olacaktır. Asgari ücret, bilindiği gibi ödenmesi zorunlu olan en az ücrettir. Asgari ücretin belirlenmesini düzenleyen Asgari Ücret Yönetmeliği uyarınca, asgari ücret, pazarlık ücreti değildir. Ancak bu kez de gelenek bozulmadı. İşveren ve hükümet temsilcilerinin talepleri doğrultusunda yeni asgari ücret belirlendi. Asgari ücret artış oranı yaklaşık yüzde 22 olarak açıklanmıştır. 2003 yılı için öngörülen enflasyon oranı yüzde 20 olarak hedeflendiği için asgari ücret artışı bu hedefe uygun olarak belirlendi. Ancak gelir dağılımının iyiden iyiye bozulduğu ülkemizde asgari ücret artışı yapılırken bu adaletsizliğin gözönünde bulundurulması gerekirdi. Maalesef bu seferde Türk İş Başkanı Salih Kılınç'ın söylediği gibi "sefalet ücreti" olmuştur. Asgari ücret ile çalışanların hükümetten beklediği, en azından asgari ücret üzerinden alınan gelir vergisi ve sigorta prim oranlarının düşürülmesidir. Aksi halde bu oranlar ne gelir dağılımındaki bozukluğun önüne geçmek, ne de istihdamı artırmak mümkün olacaktır. İdari para cezaları da arttı Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından uygulanan idari para cezaları asgari ücrete bağlı olarak hesaplanmaktadır. 506 sayılı Kanunun 140. maddesinde hangi şartlarda idari para cezası uygulanacağı ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Asgari ücret 01.01.2003 tarihinden itibaren artması nedeniyle SSK idari para cezaları da yükselmiştir. Buna göre, - İşyeri bildirgesinin işçi çalıştırılmaya başlanmadan en az bir gün önce SSK'ya verilmemesi (veya taahhütlü posta ile gönderilmemesi) halinde üç asgari ücret (3 x 306.000.000.-TL = 918.000.000.-TL), - İşçileri için SSK'ya verilen sigortalı işe giriş bildirgelerinin (istisnai haller dışında) çalışmaya başlamadan en az bir gün önce (inşaat işlerinde çalışanlar çalışmaya başladıkları gün, emekli çalışan işçiler ise bir ay içinde bildirilmeleri halinde süresinde bildirilmiş sayılmaktadırlar) SSK'ya verilmemesi (veya taahhütlü posta ile gönderilmemesi) halinde her bir işçi için bir asgari ücret (-306.000.000.-TL), - Aylık sigorta primleri bildirgesi ile dört aylık dönem bordrolarının süresinde SSK'ya verilmemesi (veya taahhütlü posta ile gönderilmemesi) halinde ise her bir belge için iki asgari ücret (2 x 306.000.000.-TL = 612.000.000.-TL) tutarında idari para cezası uygulanacaktır. SSK tarafından uygulanan idari para cezaları yasa ile düzenlenmiş olup herhangi bir şekilde indirime gidilmesi söz konusu değildir. Sigorta bildirgeleri için uygulanan idari para cezalarında vergide olduğu gibi uzlaşma yolu açık değildir. Bu nedenle işverenlerin ve ilgililerin dikkatli olmalarını öneriyoruz. Sağlık karnelerine dikkat! Sosyal Sigortalar Kurumundan Sağlık yardımı alan sigortalılar, sigortalı eş ve çocukları, ana ve babaları, emekli aylığı alanlar ile bunların eş ve çocuklarına 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren eski tip sağlık karnesi ile SSK Hastanelerine gidenler muayene olamayacaklar ve ilaç alamayacaklar. Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı tarafından yayınlanan genel yazı ile eski tip sağlık karnesi olanların tedavi edilmemeleri için Kurum Hastanelerine talimat verilmiştir. Bu nedenlerden dolayı halen eski tip sağlık karnesi ile Kuruma gidenlerin bir an önce ilgili Sigorta Müdürlüklerinden sağlık karnelerini değiştirmeleri gerekmektedir. Sosyal Sigortalar Kurumu yaklaşık dört yıl önce başlattığı uygulama ile Sağlık karneleri üzerinde bulunan reçetelere ilaç yazılmakta ve bu şekilde ilaç israfına yönelik oto kontrol sağlanmaktadır. Dört yıllık süre içinde kesin olarak eski tip sağlık karneleri ile tedavi yapılmayacağı duyurulmuş olmasına rağmen, sağlık karnesi alımında ortaya çıkan yığılmalar nedeni ile uygulama tam olarak başlatılamamıştı. Bu kez kesin olarak eski tip sağlık karnesi ile sağlık yardımı yapılamayacağı kararı alındığı için elinde eski tip sağlık karnesi olanların değiştirmesi gerekmektedir. Aksi halde ciddi mağduriyetler ortaya çıkacaktır.