Bilindiği üzere, ülkemizde emekli olan vatandaşlarımızın çalışmalarına yasal olarak herhangi bir engel yoktur. Hangi kurumdan emekli olursa olsunlar, sosyal güvenlik destek primi ödemek şartıyla, emekli olanların çalışmasına kanunlarımız müsaade etmiştir. Sosyal güvenlik sitemimizin erken emeklilik üzerine kurulu bir yapısının olması sonucu olarak, emekli aylıkları düşük düzeyde kalmaktadır. Emekli aylığı ile geçinemeyen vatandaşlarımız ise çalışma güç ve yeteneğini kaybetmedikleri için iş hayatına devam ediyorlar. Bunun sonucu olarak da dünyada pek örneğine rastlanmayan "sosyal güvenlik destek primi" adı altında bir ödemeye tabi tutuluyorlar. Destek primi nasıl alınıyor Mevcut uygulamaya göre emekli olanlardan emekli oldukları kurum ve emeklilik sonrası yürüttükleri faaliyetlere sosyal güvenlik destek prim kesintisinin nasıl yapıldığını öncelikle açıklayalım. Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığına hak kazanan ve "işçi emeklisi" olarak adlandırılan sigortalıların, emekli olduktan sonra bir işverenin yanında hizmet aktiyle çalışmalarına mani herhangi bir durum yoktur. Bu şekilde çalışmaya devam edenlerin ücretleri üzerinden yüzde 7.5 sigortalı ve yüzde 22.5 işveren hissesi olmak üzere toplam yüzde 30 düzeyinde sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmaktadır. Asgari ücret düzeyinde kazancı olan bir emekli çalışandan yaklaşık 160 YTL sosyal güvenlik destek primi kesilmektedir. İşçi emeklisi olarak sınıflandırdığımız bu gruptan olan vatandaşlarımız vergi mükellefi olarak bağımsız ve serbest çalışmaya başlamaları halinde ise, Bağ-Kur 12'inci gelir basamağının yüzde 10'u düzeyinde, yaklaşık 63 YTL sosyal güvenlik destek primi ödeyerek faaliyetlerine devam edebilmektedirler. Şirket ortağı olan işçi emeklileri içinde aynı durum söz konusudur. Bağ-Kur'dan emekli olduktan sonra vergi mükellefiyeti veya bağımsız ve serbest çalışması devam eden "bağ-kur emeklileri" ise, almakta oldukları emekli aylığının yüzde 10'u kadar bir sosyal güvenlik destek prim ödemsi yapmaktadırlar. Şirket ortağı olan bağ-kur emeklileri, ortaklıktan çıkmadıkları sürece aynı şekilde emekli aylıklarından sosyal güvenlik destek primi ödemektedirler. Söz konusu ödemeler emekli aylıklarından doğrudan kesildiği için tahsilat sorunu da yaşanmamaktadır. Örneğin; 12. basamaktan emekli aylığı alan bir vatandaşımızdan 55 YTL civarında destek primi kesintisi yapılmaktadır. Bağ-Kur sigortasından emekli olduktan sonra iktisadi faaliyetine son verip, bir işverenin yanından hizmet akdine istinaden çalışmaya başlaması halinde, bu kez işçi emeklilerinde olduğu gibi almakta olduğu ücret üzerinden yüzde 30 sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmaktadır. Devlet memurluğundan emekli olan vatandaşlarımız, bir işveren yanında iş sözleşmesi yaparak çalışmaya başlarsa, ssk ve Bağ-Kur emeklilerinde olduğu gibi almakta olduğu ücretinden yüzde 30 sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılır. Devlet memurluğundan emekli olan kişi eğer serbest ve bağımsız çalışmaya başlarsa veya şirket ortağı olursa, Bağ-Kur 12'inci gelir basamağının yüzde 10'u kadar sosyal güvenlik destek primi ödemek durumundadır. Bu panik neden? Buraya kadar yaptığımız açıklamalardan anlaşılacağı üzere hangi kurumdan emekli olursa olsun, çalışmasına devam eden vatandaşlarımızdan bir şekilde sosyal güvenlik destek primi adı altında kesinti yapılmaktadır. Buraya kadar her şey normal seyrinde devam ederken, son günlerde, özellikle Bağ-Kur emeklileri arasında 2007 takvim yılı başında yürürlüğe girecek Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu nedeniyle ortaya çıkan panik havasının nedeni nedir? Bilindiği gibi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 1 Ocak 2007 tarihinde yürürlüğe girecek. Söz konusu Kanun, esnaf ve sanatkar olarak serbest ve bağımsız çalışanlar ile şirket ortaklığı devam eden Bağ-Kur emeklilerinin kazançları üzerinden yüzde 33.5 ila 39 oranında sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmasını öngörmektedir. Tabii ki, aynı öngörü diğer kurumlardan emekli olan sigortalıalr içinde geçerlidir. Aslında, bu uygulamada ne var diye akla bir soru gelebilir. Öncelikle Bağ-Kur emeklisi olanların hatta olmayanların gelirleri neye göre tespit edilecek. Kanun, beyan esasını getirmiş ama yanlış veya eksik beyan yapanlardan fark primin gecikme cezası ile birlikte tahsil edileceğini hükme bağlıyor. Beyan esası doğru bir uygulamadır. Ancak, bu grupta olanların aylık olarak ne kadar gelir elde ettiklerini tespit etmek mümkün değildir. Bu gruba girenlerin gelir gider durumu daha çok dönem sonlarında belli olur. Bir diğer zorluk, her ay aylık ortalama bin YTL gelir beyan eden bir esnafın yıl sonunda daha fazla gelir elde ettiği ortaya çıkarsa aradaki farkın tahsilinden dolayı kişinin uğradığı zarar nasıl telafi edilecek. Oysa, gelirin yanış beyan edilmesinde kişinin kusuru bulunmamaktadır. Daha da çarpıcı olanı, yıl sonunda zarar ettiği anlaşılan esnafın durumu ne olacak? Ödediği primler kendisine iade edilecek midir? Kabul etmek lazım ki, iktisadi faaliyetin sonuçlarından birisi de zarar etmektir. İşçiden az gelir beyanına engel Kanunda öngörülen ikinci önemli nokta, kendi adına bağımsız çalışanlar ile şirket ortakları işyerlerinde sigortalı bir işçi çalıştırıyorsa, kendi kazancını çalıştırdığı işçiden düşük gösteremeyecek. Bu durum emekli olduktan sonra faaliyetine devam edenler içinde geçerlidir. Çalışma hayatı içinde işçisine yüksek ücret ödeyen bir işletme sahibi mutlaka çok kazanır diye bir kural yoktur. Hatta bu kişi yukarıda açıkladığımız gibi zarar bile edebilir. Her şeyin yolunda gittiğini kabul edersek bile ortaya garip durumlar çıkıyor. Örneğin; benim bir yakınım yaklaşık 200 kişi çalıştırmaktadır. Teknik eleman olmaları nedeniyle bazı elemanlarına prime esas kazancın üstünde ücret ödemektedir. Bugün için tavan 531 x 6.5 = 3.451,5 YTL dir. İşçileri için tavan üzerinden prim ödemsi yaparken kendisi emekli olduğu için kazancını 3.451,5 YTL gösterecek ve yaklaşık 1.200 YTL sosyal güvenlik destek primi ödeyecektir. Bağ-Kur 12'inci gelir basamağından emekli olduğu için halen yüzde 10'luk destek primi kesintisi sonunda 500 YTL civarında emekli aylığı almaktadır. Bir kişiye 500 YTL emekli aylığı öderken kendisinden 1200 YTL destek primi kesintisi yapılmasını anlamak ve vatandaşa anlatmak kolay değil. Anlaşılması zor olduğu içinde son günlerde Bağ-Kur emeklileri arasında büyük bir panik havası yaşanıyor. Başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olmak üzere yetkililerin bu konuyu tekrar masaya yatırmasında ve halkımızı rahatlatacak bir yol bulmasında fayda olduğunu düşünüyoruz.