Bağ-Kurlu'nun çilesi

A -
A +

Sosyal güvenlik kurumlarının problemlerine çareler arandığını biliyoruz. Bu çalışmaların başında bir önceki yazımızın konusu olan e-bildirge uygulaması gelmektedir. E-bildirgeye geçiş projesi gibi otomasyon çalışmaları bu kurumlardan hizmet alanlar ile hizmet verenlerin işlerini kolaylaştıracaktır. 1 Mayıs 2004 tarihinden itibaren SSK'da e-bildirge hizmeti de hayata geçirilecek. Bugünkü yazımızda, "Kamuda Reform" çalışmalarının önemini vurgulamak bakımından, Gaziantep Bağ-Kur İl Müdürlüğünden sağlık karnesi almaya çalışan bir vatandaşımızın başından geçenleri (kendi kaleminden) özetleyerek aktaracağız. Ve macera başlıyor "Bağ-Kur'dan sağlık karnesi almak için önce 8 ay aksatmadan primlerimi sabırla yatırdım. Daha sonra Bağkur il müdürlüğüne gidip sağlık karnesi ve vize için başvuru formunu aldım. Maliye'nin yolunu tuttum ve epeyce bir sıra beledikten sonra başvuru formunda maliye kısmına "Maliye'den kaydım olduğuna dair imzalı mühürlü onay" aldım. Sonra üyesi bulunduğum ticaret odasına başvuru formunu "halen ticaret odası üyesi olduğuma dair imza mühür" ile onaylattım. Bu işlemlerden sonra sıra Nüfus Müdürlüğü'ne geldi, Nüfus Müdürlüğü'nde beklediğim kuyrukta mesai bitimine kadar sıram gelmediği için işim ertesi güne kaldı. Ertesi gün ise ancak öğle saatine kadar Nüfus Müdürlüğü'nden "nüfus kayıt örneği" alabildim. Nüfus Müdürlüğü bilgisayar ortamına geçtiği için eskisi gibi faks ile yazışmak zorunda kalmadılar. Yoksa iki günden önce bu kaydı almak imkansızmış! Nüfus Müdürlüğü'nden çıkıp Bağ-Kur İl Müdürlüğüne vardığımda, beni gayet güler yüzle karşılayan "rehber memur" ne yapmam gerektiğini nazikçe anlattı. Numara 34'e git, borç kaydını çıkar, sonra yan tarafa müracaat et. Yarım saatlik bir beklemeden sonra, bir milyon verip borç durumumu gösteren kağıdımı aldım. Karne servisi yazan yere hızlıca yöneliverdim. Etraftaki vatandaşlar 48 numaradan vize yaptırmam gerektiğini söylediler. Burada 48 numara dışında başka bir yazı yoktu. Kuyruğa girdim ama akşama kadar bitmeyince bir sonraki güne kaldı. Sabah erkenden gittim ama benden önce gidenler sırayı kapmıştı. Saatler sonra sıram geldi. Sonra diğer yerdeki sıraya girdim. Evraklarımı uzattım. Memur bey, evrakta eksiklerimin olduğunu, başvuru formunda ki bir yerin onaylatılmadığını söyledi. Onay işleminden sonra tekrar vize kuyruğuna girdim. Vize işleminden sonra yan tarafta bulunan bankodaki kuyruk beni bekliyordu. Neyse sıra bana geldi. Evraklarımı uzattım. Görevli memur "12 milyon borcunuz var! Çıkıp dışarıdaki bir bankaya yatırıp gelmelisiniz! Aksi takdirde işinizi yapmam dedi." Memur bey, 34 nolu bankodan aldığım "borcum yoktur" kağıdı işte! Benim borcum yok! Kardeşim ben anlamam, 12 milyonu yatır gel! Ya sabır çekip Halkbank'ın yolunu tuttum. Halkbank kuyruğunda bekledikten sonra 12 milyonu yatırdım ve Bağ-Kur'un yolunu tuttum. O günün sonunda karnemi alabildim." Niçin kamu reformu? İşte Bağ-Kur'dan sağlık karnesi almaya çalışan vatandaşın başından geçenler. Kamuda reform çalışmasına muhalefet edenlerin yolu Bağ-Kur, Maliye'ye, Nüfus Müdürlüğü gibi devlet dairelerinden geçmiyor olsa gerek. Ben, yolu bu kurumlardan geçenlerin mevcut sistemi savunacaklarına ihtimal vermiyorum. SSK'lılar ilaç problemine çözüm bekliyor Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerinde oluşan kuyruklar çözülemediği gibi her geçen gün daha yoğun olarak artmaktadır. Bağ-Kur ve Emekli Sandığından hizmet alan vatandaşlarımız dışarıdaki eczanelerden ilaçlarını alabilirken, SSK'dan hizmet alanların bu haktan mahrum edilmesi, hastane içindeki eczanelerde saatlerce kuyrukta bekletilmesi vatandaşlar arasında adaletsizliğe sebep olduğu gibi anayasal eşitlik kuralını da ihlal etmektedir. Yetkililer, bu sorunun çözümü için SSK eczanelerinin 24 saat açık tutulacağını belirtmektedirler. Ancak, SSK hastanelerinde ilaç kuyruğu dışında muayene, tetkik ve tahlil kuyrukları da bu kurumdan hizmet alan vatandaşları mağdur etmektedir. Hizmet verdiği nüfusa oranlandığında SSK hastaneleri ile sağlık personeli çok yetersiz kalmaktadır. Daha öncede belirttiğimiz gibi buna bir de hastanelerdeki mesai saatlerinin kısa tutulması ile çok büyük yığılmalar meydana geliyor. Ülkemizdeki sağlık personelinin çalışma şartlarını ve sorunlarını da buna eklediğimizde ortaya çözümsüzlük çıkıyor. Hastane sayısının azlığından kaynaklanan sorunların giderilmesi için acil olarak vardiyalı sisteme geçilmesi veya mesai sonrası gönüllü çalışma başlatılması gerekiyor. Çalışanların bu sisteme uymalarını sağlamak için ücretlerinde iyileştirmeler yapılmalıdır. Ayrıca SSK'dan hizmet alanlara kurum dışı eczanelerden ilaç alınması imkanı tanınmalıdır. Yetkililer, SSK Hastanelerinde ameliyat veya tahlil-tetkik sırası bekleyen vatandaşların bir aydan fazla bekletilmeyeceğini söylüyorlar. Bu projelerin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.