Belediyeler ile il özel idarelerine memur alımları 17 Ocak 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile yeniden belirlendi. Bakanlar Kurulu kararına göre belediyeler ile il özel idarelerinin memur kadroları KPSS tercih kılavuzunda yer almayacaktır. Bilindiği üzere bu değişiklikten önceki uygulamada, diğer tüm kamu kurumları gibi mahalli idareler de boş memur kadrolarına atama yapmak istediklerinde, buna ilişkin taleplerini İçişleri Bakanlığına aracılığı ile Devlet Personel Başkanlığına bildiriliyordu. Devlet Personel Başkanlığı da talepleri inceledikten sonra KPSS Tercih kılavuzunda yer almak üzere ÖSYM Başkanlığına iletirdi. Adaylar, ÖSYM'nin internet sitesinde yayımlanan tercih kılavuzunda yer alan bu kadrolara elektronik ortamda başvuru yaparak, puan ve tercih üstünlüğüne göre yerleşmekteydi. Bu şekilde seçilen adaylar sözlü sınava tabi olmadan doğrudan görevlerine başlayabilmekteydiler. Memur alımında izlenecek yol Bakanlar Kurulu kararından sonra ki uygulamaya göre; "il özel idareleri ve belediyeler, bunlara bağlı kuruluşlar ile kurdukları birlikler ve döner sermayeli kuruluşların" memur kadroları artık ÖSYM'nin tercih kılavuzunda yer almayacaktır. Belediyeler ve il özel idareleri boş kadrolarına memur alırken aşağıdaki yol izleyecekler: Öncelikle memur seçimleri yine Kamu Personeli Seçme Sınavına (KPSS) giren adaylar arasından yapılacaktır. Bu sınava girmeyenlerin başvuruları geçersiz sayılacak. Belediyeler ve il özel idareleri, boş memur kadrolarına alınacak memurlar için yapılan ilanı artık İçişleri Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı aracılığı ile ÖSYM'ye değil, direkt olarak Türkiye genelinde yayın yapan gazetelerin en az birinde ve bir mahalli gazetede ilan vermek suretiyle adaylara duyuracaklardır. Bu duyuruda, atama yapılacak kadro ve pozisyonların sayı, sınıf, unvan ve dereceleri ile KPSS taban puanı ve türü yer alacaktır. Söz konusu ilan neticesinde adaylar belediyeler ve il özel idareler ile bunlara bağlı kuruluşlara KPSS Sınav Sonuç Belgesi ve diğer istenen belgeler ile birlikte başvuracaklar. Kadro ilanını yapan belediye veya il özel idaresi, başvuran adayları KPSS sınavı başarı puanlarına göre sıralayarak, en yüksek puanlı adaydan başlamak üzere, atama yapılacak boş kadro sayısının üç katı oranında adayı sınava çağıracak, sınav yazılı veya sözlü olarak yapılabilecektir. Bu uygulama ileride birçok sıkıntıya neden olacak düzenlemeler içermektedir. Adayların Türkiye genelinde yayım yapan bütün gazeteleri takip etme şansı yok denecek kadar azdır. Sözlü sınav subjektif unsurlar içermektedir. Bakanlar Kurulunun bu kararı Danıştay tarafından iptal edilebilir. > Engelli aylığı Soru: Başkasının bakımına muhtaç olan, 18 yaşını dolduran özürlü bir kişiye aylık bağlanabilir mi? Bu kişinin anne ve babası sağ olup, baba SSK'dan emekli aylığı almaktadır. Cevap: 15 Ekim 2006 tarihli yazımızda, 5378 sayılı Kanun ile 1 Temmuz 1976 tarih ve 2022 sayılı "65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunu'na" bir ek fıkra eklendiğini, söz konusu ek fıkraya göre, özürlü aylığı alabilecek olanların durumların da değişiklikler yapıldığını anlatmıştık. Anılan ek maddenin ilk fıkrasında, 18 yaşını dolduran ancak başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen özürlülere aylık bağlanması düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, 18 yaşını doldurmuş olmakla birlikte başkasının yardımı olmaksızın hayatını idame ettiremeyecek olan özürlü vatandaşımıza aylık bağlanabilecektir. Bunun için; 18 yaşını ikmal etmiş olan özürlü vatandaşımızın, öncelikle çalışma gücünün yüzde yetmiş ve üzerinde kaybettiğinin ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde özürlü olunduğunun tam teşekküllü hastanelerden alacağı "sağlık kurulu" raporu ile kanıtlaması gerekiyor. Söz konusu raporu alan kişinin aynı zamanda, 18 yaşını doldurmuş olması ve kanunen bakmakla mükellef kimsenin bulunmaması gerekiyor. Burada anne ve babası sağ olan kişinin kanunen bakacak kimsesinin olduğu varsayılmaktadır. Üçüncü olarak ise; her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamının aylık ortalamasına göre bu kanunun 1'inci maddesinde belirtilen gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutardan daha az gelirin olması lazım. (Yaklaşık 75 YTL) Bu üç şartın birden yerine gelmesi halinde özürlü olan kişiye aylık bağlanır. Not: Özürlü aylığı ile ilgili daha ayrıntılı bilgiyi 15 Ekim 2006 tarihli yazımızdan bulabilirsiniz.