Hükümet tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan ve 62 maddesi oylanarak kabul edilen İş Kanunu tasarısı, birkaç istisna dışında işçi statüsünde çalışanlar aleyhine düzenlemeler içermektedir. Özellikle ödünç işçi verme, taşeronlaşmayı genişletme, iş güvencesi kapsamını daraltma, ödenecek tazminatlarda indirimlere gitmeye yönelik değişiklikler, işçilerin mevcut durumlarından geriye gidişe neden olacaktır. Hukukumuzda daha önce yer almayan ödünç iş ilişkisi yeni iş kanunu tasarısında ayrı bir madde olarak düzenlenmiştir. İşveren, rızasını almak suretiyle emrinde çalışan bir işçiyi başka bir işverene, iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak verebilecek. Bu durumda iş sözleşmesi ödünç veren işverenle devam etmekle beraber, işçi ödünç alan işverenin işini yapacaktır. Ödünç alan işveren işçiye talimat verebilecek, işçisini ödünç veren işverenin ise ücret ödeme yükümlüğü devam edecektir. Ödünç veren ve alan işveren işçinin ücretinden, sigorta primlerinden ve diğer hakları bakımından müteselsil sorumlu olmalarına rağmen, işçinin rızası alınarak ödünç alan işveren tek başına sorumlu tutulabilecektir. Bu düzenleme ilk bakışta çok masum gibi görünse de son yıllarda artan taşeronlaşmayı iyice körükleyecek, patronlara yakın olan bir çok kişi şirket kurarak işçi çalıştırmaya başlayacaktır. İşçinin rızası ile ücret vb sorumluluklar ödünç alana devredilebileceği için asıl işveren sorumluluktan kurtulacaktır. İşini kaybetmekten korkan işçiler ister istemez rıza göstererek ödünç vereni müteselsil sorumluluktan kurtaracaktır. Bilindiği gibi iş güvencesi 15 Mart 2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş ve uygulanmaktadır. Kanununun mevcut halinde on ve daha fazla işçi çalıştıran işyerleri iş güvencesi kapsamına alınmışken, yeni düzenlemede 30 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerleri iş güvencesi kapsamına alınmaktadır. Bu hali ile yaklaşık olarak işçilerin yarısı kanunun kapsamı dışında bırakılmaktadır. Bu şekilde iş güvencesinin kapsamı iyice daraltılmaktadır. İş Güvencesi ve İş Kanunu değişiklileri Ak Partinin gündemine kendi iradesi dışında girmiştir. Avrupa Birliğine üyelik için gerekli olan değişikliklerden biriside iş güvencesinin uygulamaya başlamasıdır. Ancak işveren kesimi kıdem tazminatını ileri sürerek iş güvencesine geçişe ciddi itirazlarda bulunmuştur. İşveren kesiminin sesini yükseltmesi üzerine önceki hükümet iş güvencesinin yürürlük tarihini ileriye atarak işin içinden çıkmıştır. İş güvencesi ile birlikte iş kanununda düzenlemeler yapılması gerekliydi. İş Güvencesi Kanunu görüşülürken bu değişiklikler yapılmadı. İşveren kesimi de haklı olarak kanunun yürürlük tarihinde hükümete baskı yaparak erteleme talebinde bulundu. Ancak Başbakanın talimatı ile iş güvencesi kapsamının daraltılarak 30 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde uygulanması yanlış bir karar olmuştur. İş güvencesi gibi günlük fazla çalıştırma ücretinin yüzde 50'den yüzde 25'e düşürülmesi, deneme süresinin bir aydan iki aya çıkarılması, haftalık tatilin 24 saat ile sınırlandırılması vb düzenlemeler işçilerin aleyhine olmuştur. Ak Parti, tabanını oluşturan çalışan kesimin aleyhine düzenlemeler yaparak bindiği dalı kesmeye başlamıştır. Ak Parti Milletvekili Agah Kafkas yanlışlığı gördüğü için bu yasaya bu hali ile oy vermeyeceğini şimdiden açıklamış bulunuyor. İşverenlerin sesinin gür çıkması Ak Parti yetkililerini ürkütmüş olacak ki böyle bir yolu tercih ettiler.Ancak seçimden önce de aynı işverenlerin sesi gür çıkmış, millete şu partiye bu partiye oy verin demişlerdi. Seçmenler ise bu sesi dinlememişti... Okuyuculara cevaplar Vahit Karaca- Askerliğinizi yedek subay olarak yaptığınız için sosyal güvenliğiniz Emekli Sandığına prim ödenerek sağlanmıştır. Emekli olurken bir yıllık asteğmenlik süresini Emekli Sandığından hizmet birleştirmesi yolu ile alabilirsiniz. Yedek subay öğrenci olarak geçen 4 aylık süreyi ise borçlanma imkanınız vardır. Bağ-Kur'dan emekli olabilmek için istisnalar hariç 25 tam yıl prim ödemeniz gerekir. Emekli Sandığı hizmetiniz ile birlikte Nisan 2006 tarihine kadar prim ödemeye aralıksız devam ederseniz bu tarihte emekli olabilirsiniz. Emekli olurken hizmetlerinizi birleştirme imkanınız vardır. Murat Yavuz- Emeklilikte kademeli geçişi düzenleyen ikinci yasa olan 4759 sayılı Kanunun iptali için sizinde belirttiğiniz gibi iş mahkemeleri yolu ile Anayasa Mahkemesine dava açıldı. Anayasa Mahkemesi 4447 sayılı Kanunu yaklaşık iki yıl içinde inceleyerek karara bağladı. 4759 sayılı Kanun ile ilgili görüşmeler devam ediyor. Henüz iptali veya reddi yönünde bir karar çıkmadı. Bildiğiniz gibi böyle bir karar çıkması durumunda köşemizde gerekli açıklamalar yapılacaktır. Murat Bayram- Annenizin 10 yıl 9 aylık Bağ-Kur hizmeti bulunuyor. Bağ-Kur'dan emekli olabilmek için en az 20 tam yıl hizmetinin olması gerekiyor. Ancak yaş haddinden en az 15 tam yıl prim ödeyerek kısmi emekli olabilir. Emeklilikte kademeli geçişi düzenleyen 4447 sayılı Kanuna göre anneniz 54 yaşını ikmal ettiği tarihte, 15 yıldan fazla prim ödemesi de olacağı için emekli olabilir.