Her alanda olduğu gibi sosyal güvenlik prim affı konusu da ülkemizde bir türlü çözüme kavuşturulamayan konuların başında geliyor. Sizleri bilmiyorum ama benim hatırladığım kadarıyla son çeyrek asır içinde sonuncusuyla birlikte yedi defa prim affı yapıldı. Ortalama üç yılda bir prim affı yapılmış. Bu kadar affın olduğu bir sistem içinde işverenlerin prim ödemesini sağlamak mümkün mü? Sosyal Güvenlik Kurumunun prim tahsilat oranının yüzde 80 civarında olduğuna bakarsak, işverenlerin çoğunluk olarak her şeye rağmen dürüst davrandıklarını söyleyebiliriz. Prim borcunu ödemeyen işverenlerin bir kısmı gerçekten işleri bozuk olduğu için ödeyememektedir. Ancak, bir grup da var ki, nasılsa prim affı çıkıyor deyip ödemekten imtina etmektedir. BU SON OLSUN Doğrusunu söylemek gerekirse, prim affına karşı olmama rağmen bu son çıkarılan affın gerekli olduğunu düşünüyorum. Sebebi ise 2003 yılında 4958 sayılı Kanun ve 2006 yılında 5458 sayılı Kanun ile çıkarılan "prim affı" veya "yapılandırma" öyle anlaşılmaz ve uygulanamaz çıktı ki; hiç kimseye yaramadı! Bir kanun çıkarılırken uygulanma kabiliyetinin olup olmadığına bakmak gerekir. Son iki prim affı ile ilgili kanunlar, sorunları çözmek yerine iyice içinden çıkılmaz hâle getirdi. Sosyal Güvenlik Kurumunun prim alacaklarını bir düzene koyabilmesi ve son iki af kanunlarının ortaya çıkardığı karışıklığı çözmenin tek yolu uygulanabilme kabiliyeti olan ve makul çözümler sunan yeni bir kanun çıkarmaktı. İşte bu ihtiyacı gören bakanlık ve kurum yetkilileri TBMM'den bir af kanunu geçirmeyi başlardılar. Başardılar diyorum, daha önceki af kanunu bir yıl önceden ilan edilmiş ve bir yıllık beklemeden sonra çıkarıldığı için Kurumun tahsilatını ciddi oranda düşürmüştü. Son kanunun önemli yönlerinden birisi çok hızlı olarak Meclisten geçirilmiş olmasıdır. KİMLERİ VE NELERİ KAPSIYOR? Cumhurbaşkanının onayında olan yeni af kanunu, 5458 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırması bozulanlarla, anılan Kanundan yararlanmayan ve 2008 Mart ayı sonuna kadar SSK'ya borcu olan işverenlerle Bağ-Kur sigortalılarını kapsıyor. Özetle daha önce yapılandırmaya başvuranlar ile başvurmayan tüm SSK işverenleri ile Bağ-Kur sigortalılarının 31 Mart 2008 tarihine kadar olan prim borçlarını kapsıyor. Tekrar belirtelim ki, 5458 sayılı Yasa kapsamındaki borç yapılandırması bozulanlardan yeni yasanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen iki ay içinde kuruma yazılı olarak başvuranların yapılandırmaları ihya edilirken, önceki başvuru tarihleri ve taksitlendirme süreleri dikkate alınacak. Söz konusu af kanunuyla SSK alacaklarından Mart-2008 ve önceki dönemlere ilişkin sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası, sosyal yardım zammı borçları, Mart 2008 sonuna kadar bitirilmiş olan özel bina inşaatı ile ihale konusu işlerden Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda yeterli işçilik bildiriminde bulunulmadığı anlaşılanların fark işçiliğe ilişkin borçları, İsteğe bağlı sigortalıların Mayıs-2003 ila Mart 2008 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılıklarının devam ettiği süre içindeki isteğe bağlı sigorta prim borçları, Avukat-Noter ve yurt dışına işçi götüren müteahhitlerin, Topluluk Sigortasına tabi olanların Mart-2008 ve önceki dönemlere ilişkin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ait prim borçları, Bağ-Kur sigortalılarının 31 Mart 2008 tarihine kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek prim borçları yapılandırma kapsamı içinde olacak. >> Peşin ödemeye büyük indirim Yeni af kanununa göre, SSK ve Bağ-Kur prim borçluları istemeleri halinde borçlarını 24 eşit taksit yaparak ödeyebilecekler. Prim borçlarını bir ay içinde peşin ödeyen işverenlerin borçlarının gecikme zammının yüzde 85'i terkin edilecek. Örnek vermek gerekirse; 100 bin YTL prim aslı ve 200 bin YTL gecikme cezası olan bir işveren peşin ödeme tolunu seçerse gecikme zammının 170 bin TYL kısmi silinecek ve 100 bin prim aslı, 30 bin YTL gecikme zammı olarak toplam 130 bin YTL ödeyerek borcundan kurtulabilecektir. Borçlarını 12 taksitle ödemek isteyen işverenlerin gecikme cezasının yüzde elli beşi, 12 ayı aşan taksitlendirmelerde ise gecikme cezasının yüzde 30'u ödenecek. Sonuç olarak prim borcu olan SSK ve Bağ-Kur mükellefleri için çok iyi bir fırsat ortaya çıkmıştır. Hem kurumun alacaklarını tahsili hem de işveren ve sigortalıların borçlarından kurtulabilmesi için bu fırsatın çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir.