Bilindiği üzere, 20 Kasım "Dünya Çocuk Hakları" günü olarak kutlanmaktadır. Ülkemiz de bu günü sessiz ve sedasız geçirdik. Konuya duyarlı köşe yazarı sayısı çok sınırlı kaldı. Çocuk vakfı tarafından hazırlanan ve aşağıda bir bölümünü sizlerle paylaşacağım verilere baktığımızda, dünya ve ülkemiz çocuklarının içinde bulunduğu durum hiç de iç açıcı görünmüyor. Geleceğimiz olarak gördüğümüz çocukların, inanılmaz ölçülerde ihmal ve istismar edildiği ortaya çıkıyor. Dünyadaki çocukların durumu Dünya'da 2 milyar 850 milyon çocuk var. Bunlardan 600 milyon çocuk yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Bu demek ki her beş çocuktan birisi yoksul. Gelişmekte olan ülkelerde 5 yaşın altındaki 200 milyon çocuk mutlak yoksulluk düzeyinin altında mücadele veriyor. Gelişmekte olan ülkelerde yaşları 5 ile 14 arasında olan 252 milyon çocuk zor şartlar altında çalışmaktadır. Daha da kötüsü yaşları 5 ile 11 arasında 50-60 milyon kadar çocuk ise tehlikeli işlerde çalıştırılıyor. Çalışan çocukların yüzde 61'i Asya'da, yüzde 32'si Afrika'da, yüzde 7'si Latin Amerika ve Karaipler'dedir. Yoksulluk sınırında yaşayan çocuk sayısı çalışan çocuk sayısı dünya ölçeğinde her geçen gün hızla artmaktadır. Yaklaşık 130 milyon çocuk okul çağına geldiği halde okuma yazma bilmiyor. Okula gitmeyen çocukların yüzde 60'ı kız çocuklarından oluşuyor. Kötü davranışa, ihmale, şiddete, cinsel tacize, sömürüye maruz kalan, uyuşturucuya kurban giden çocuk sayısı her geçen gün artıyor. Çocuklar için en acı olanı ise her yıl 2 milyon çocuğun seks ticaretinde kullanılmasıdır. BM Nüfus Fonu 2000 Raporu'na göre yaklaşık 60 milyon kız çocuğu ihmal ya da öldürülmeleri sonucu kayıptır. ILO'nun tahminlerine göre çalışan 252 milyon çocuk eğitimden sınırlı olarak yararlanıyor. Sanayileşmiş ülkelerdeki çocukların yüzde 98'i okula kayıtlı olduğu halde bu ülkelerde şiddet önemli çocuk sorunu olmaya devam ediyor. Dünya çocukları fiziksel ve psikolojik istismara maruz kalıyor ve sorunları en aza indirgenmiş çocuklarda da bu oran yüksektir. Dünya genelinde çocukların yüzde 71'i temiz su içebiliyor. Hamilelik ve doğumdaki yetersiz sağlık şartları sebebi ile 600 bin anne hayatını kaybediyor. Acil tedbir alınmazsa 1 milyon çocuk AIDS'ten ölebilir. 7-14 yaşları arasında 300 bin çocuk aktif olarak savaş ve silahlı çatışmalara katılıyor. Son 10 yılda savaşlarda ölen çocuk sayısı 2 milyon 325 bin. Savaşlarda 16 milyon çocuk psikolojik travma geçirdi. 15 milyonu evsiz. Mülteci çocuk sayısı beş milyon civarındadır. Mülteci çocukların 2 milyonu ailesinden ayrılmış çocuklardır. Toplam mülteci sayısı 21 milyon 459 bin 620'dir. Son bir aydır Filistin'de her gün en az bir çocuk kurşunlanarak vahşice öldürülüyor. Ülkemizde ne durumdalar... Çocuk vakfının hazırladığı rapora göre, ülkemizin 0-18 yaş arası çocuk nüfusu 26 milyon. Yıllık doğum sayısı 1 milyon 400 bindir. Yıllık ortalama nüfus artış hızı 1.9'dur. Nüfus kaydı olmayan 0-4 yaş altı çocuk yüzdesi 26.6. Bebek ölüm oranı binde 37'dir. Koruyucu ailelerle yaşayan çocukların oranı yüzde 1'dir. Türkiye nüfusunun yüzde 36'sı yoksuldur ve bu oranın yüzde 17.5'i yoksulluk sınırının altındadır. Kimsesiz çocuk sayısı 800 bin civarındadır. Sokak çocuklarının en kötümser tahminlere göre sayısı 6 bindir. Türkiye'de çocuk istismarı giderek yaygınlaşıyor. Çocuk istismarının en yüksek oranını psikolojik ve fiziksel istismar türleri oluşturuyor. Cinsel tacize ve şiddete maruz kalan çocuklara yönelik hak ihlâlleri izlenmiyor. Çocuklar reklâm, müzik ve gösteri dünyasında yoğun bir şekilde örseleniyor. Çalışan çocuklar Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de her beş çocuktan birisi çalışıyor. 6-14 yaş grubunda çalışan çocuk sayısı ülkemizde bir milyondur. 15-19 yaş grubu çocuk sayısı ise iki milyon dörtyüz bindir. 12-19 yaş grubundaki üç milyon altıyüzbin kişinin toplam işgücü içindeki oranı yüzde 17.2'dir. Sağlığa zararlı işlerde çalışan çocukların oranı yüzde 60'dır. Çocukların yüzde 50'den fazlası stresli ortamda çalışıyor, yüzde 60'dan fazlası eve yorgun geliyor ve yüzde 80'den fazlasının boş zamanı yok. Çalışan çocukların yüzde 57'si güvenliksiz ve sağlıksız koşullarda çalışmaktadır. Çalışan çocukların çoğunluğu ücretsiz ev işçisi olarak çalışırken, yaklaşık 1 milyon çocuk ekonomik işlerde çalışmaktadır. Bu çocukların da yüzde 77'si tarım, yüzde 11'i sanayi, yüzde 7'si hizmetler ve yüzde 5'i ticaret sektöründe çalışmaktadır. Türkiye genelinde ekonomik faaliyette bulunan çocukların yüzde 79'u ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır. Başta tarım sektöründe olmak üzere, çocukların çoğunluğu aile gelirine katkıda bulunmak üzere ücret almadan çalışmaktadır. Çoğunluğu tarımda ve ücretsiz aile işçisi olarak çalışan çocukların ücretli ve yevmiyeli olarak çalışanlarının oranı sadece yüzde 20 civarındadır. Çalışan çocukların çok büyük bir kısmı aile gelirine katkıda bulunmak için veya eğitimlerini devam ettirebilmek için çalışmaktadır. Çünkü bu çocukların ailelerinin geliri çok yetersizdir. Ülkemizin geleceği olan çocukların içinde bulunduğu bu tablo bizleri harekete geçirmek için yeterli değil midir?