Soru: Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli maaşı almaktayım. Oturduğumuz ev bana ait. Ayrıca başka bir şehirde eşime ailesinden miras bir daire kaldı. Eşim bir kamu kurumunda çalışmaya devam ediyor. Ben geçen yıl emlak vergisi ödemedim. Bu yıl için eşim ve ben ayrı ayrı emlak vergisi ödemek zorunda mıyız? Emekli olduğum için önceki yıllarda olduğu gibi emlak vergisinden muaf tutuluyor muyuz? Cevap: Bilindiği gibi bu yıla ait emlak vergisinin birinci taksitinin ödeme süresi başladı. Emlak vergisi oranı geçen yıla göre yüzde 29.5 artırıldı. Sosyal Güvenlik Kurumları'nın herhangi birinden gelir veya aylık alanlar, başka bir gelirlerinin de olmaması halinde, oturdukları tek meskenleri için bu yıl da emlak vergisi ödemeyecekler. Konu ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu'nun 2002/4998 sayılı kararına göre, "ülke sınırları içinde tek meskeni olup, gelirleri münhasıran kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunanların veya bunlardan kendileri üzerine kayıtlı meskeni olmayanların anılan kurumlardan aylık almayan ve herhangi bir geliri de bulunmayan eşleri ile şehitlerin dul ve yetimlerine ve gazilere ait tek meskenin bina (emlak) vergisi oranı 2003 yılı için sıfır olarak tespit edilmiştir." Sıfır oranlı emlak vergisi uygulaması, üzerine kayıtlı meskeni olmayan emeklilerin, başka geliri olmamak şartıyla eşleri adına kayıtlı tek mesken için de geçerli. Bu karara göre, siz geçen yıllarda olduğu gibi oturduğunuz konut için emlak vergisi ödemeyeceksiniz. Ancak sıfır oranlı emlak vergisi uygulaması eşiniz için geçerli değildir. Zira eşiniz emekli olmadığı gibi halen çalışmaya devam etmektedir. Eğer size ait herhangi bir ev veya arsa gibi gayrımenkul olmasaydı ve eşiniz çalışmıyor olsaydı, eşinize ait daire için emlak vergisi ödemeyecektiniz. Eşinizin dairesinin başka bir şehirde olup olmamasının veya sizin sahip olduğunuz konutta oturup oturmamanızın bir anlamı yoktur. Emeklilerin emlak vergisi ödememeleri için, meskende bizzat oturmaları şartı aranmamaktadır. Emlak Vergisi Genel Tebliğine (25 nolu) göre, emekliler sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kira da oturanlarda diğer koşulları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından yararlanabilirler. Eşlerden her ikisi de emekli ise ve başka bir gelirlerinin bulunmaması halinde, ortak olarak sahip oldukları tek mesken için her ikisi de emlak vergisi ödemeyecektir. Ancak, eşlerden herhangi birinin emekli olmaması halinde, emekli olmayan eş, kendi hissesine düşen emlak vergisini ödemek zorunda. Emekli eşlerin ayrı ayrı birer evlerinin bulunması ve kiraya verilmemiş olması halinde, her ikisi de emlak vergisi ödemeyeceklerdir. Fakat emekli eşlerin iki meskene, hisseli olarak sahip olmaları halinde, her ikisi de emlak vergisi indiriminden yararlanamayacaklardır. Yani iki evinde emlak vergisi ödenecektir. Hemen belirtelim ki emekliler başka bir eve sahip olmasalar da yazlıkları için emlak vergisi ödemek durumundadırlar. Sigortalılığın tespiti Halil Şahin: 1978 yılında işveren adıma işe giriş bildirgesi verip sigorta numara almasına rağmen prim ödememiştir. Bu nedenle sigorta başlangıcım daha ileri bir tarih kabul edilmektedir. İşverenin bu davranışı nedeni ile emekliliğim üç yıl uzamaktadır. Ne yapmamı tavsiye edersiniz. Cevap: 1978 yılında adınıza işe giriş bildirgesi verilip tescil işlemi yapılmasına rağmen işvereniniz dört aylık sigorta dönem bordrosu (1978 yılında üç aylık verilirdi) düzenleyip SSK'ya vermediği için hizmet başlangıcınız bu tarih sayılmamaktadır. Bu konu ile ilgili olarak idari yoldan yapabileceğiniz bir şey yoktur. Zira Sosyal Sigortalar Kurumu işe giriş bildirgesi verilen ancak aylık prim bildirgesi ile dönem bordrosu verilmeyen ve dolayısyla sigorta primi ödenmeyen sigortalıların tescil başlangıcını kabul etmemektedir. Sosyal Sigortalar Kanunun 79. maddesine göre hizmet tespit davası için 5 yıllık hak düşürücü süre vardır. Sigortalının işten ayrıldığı yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde hizmet tespit davası açarak sigortalı gösterilmediği süreleri tespit ettirmesi gerekmektedir. Siz bu süreyi geçirmiş bulunmaktasınız. Ancak yeni bir hizmet döküm belgesi alarak dava yoluna gidebilirsiniz. Zira Yargıtay bazı kararlarında zaman aşımını dikkate almadan sonuca gitmektedir. Sigortalı adına ilk işe giriş bildirgesi verilmiş olmasına rağmen sigorta prim ödenmemiş olmasının Sosyal Sigortalar Kurumu'nun görevini yapmadığı şeklinde yorumlamaktadır. Ayrıca sigortalının adına işe giriş bildirgesi ile birlikte sigorta numarası verilmesi, o sigortalının işyerinde en az bir gün çalıştığına karine teşkil eder demektedir. Sigortalının prim ödenmediğini uzun yıllar sonradan öğrenmiş olmasını kişinin kusuru saymamaktadır. Zira sigorta numarası SSK tarafından verilmektedir. Sigortalı numarayı aldıktan sonra tescil işleminin yapıldığını varsaymaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumu ise işe giriş bildirgesi veren işverenin diğer bildirgeleri vermemesi ve sigorta primi ödememesini kamu gücünü kullanarak denetlemediği için kusurlu bulunmaktadır. Yargıtay çoğunlukla yukarıda özetlediğimiz şekilde sigortalıları haklı bularak bir günlük hizmet vermekte ve sigortalılığın başlangıcını ilk işe giriş bildirgesi verilen tarihe götürmektedir. Ancak zaman zaman aksi yönde de kararlar vermiştir. Size tavsiyem dava açarak tespit yaptırmanızdır. Kazanma ihtimaliniz çok yüksektir. Mail adresinizi verirseniz emsal Yargıtay kararları gönderebilirim.