Emekliler özel hastaneye gidebilecek

A -
A +

Emekli Sandığı emeklilerine resmi sağlık kuruluşları yanın da özel sağlık kuruluşlarında da tedavi olma imkanı getirildi. Bilindiği gibi, 5434 sayılı emekli Sandığı Kanununa göre emekli aylığı alanlarla adi malul ve vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlar, bunların bakmakla yükümlü oldukları eş, çocuklar ile ana ve babaları, Sandıktan dul ve yetim aylığı alanlar hastalanmaları halinde tedavi ettirilmektedirler. Emekli Sandığı bu anlamda sağlık yardımı vermeye 1971 yılında başlamıştır. Hemen belirtelim ki, devlet memurları emekli olmadan önce kendi kurumları tarafından sağlık yardımı almaktadırlar. Fiilen görevde olanların sağlık yardımını Emekli Sandığı karşılamamaktadır. Sağlık yardımından faydalananlar Emekli Sandığından sağlık yardımı alabilecek olanlar şu şekilde belirtilmiştir. -Emekli, adi malüllük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olanlar, -Bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri (eş, çocukları ile ana ve babası), -Dul ve yetim aylığı alanlar (Yetim aylığı alan babanın sağ olması nedeniyle yetim aylığı bağlanamayan öz ana dahil), Görüldüğü gibi Sandıktan emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı alanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri ve dul ve yetim aylığı alanlar sağlık yardımlarından yararlanabileceklerdir. Yetim aylığı alan baba sağ olduğu için aylık alamayan ölen kişin öz annesi de sağlık yardımı alabilecektir. Özel hastanede tedavi hakkı Emekli Sandığı Kanununda 05.06.2003 tarih ve 4905 sayılı Kanununla yapıla değişiklikle, Emekli Sandığı'ndan aylık alanlar ile aile fertlerine "resmi sağlık kuruluşları" yanında "özel sağlık kuruluşlarından" da sağlık yardımı yapılması hakkı verilmiştir. Bundan sonra emekli sandığı emeklileri ile bunların bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocukları ile ana ve babaları özel hastanelerden de yararlanabilecekler. Emekli, malullük aylığı alanlarla, bunların kanunen bakmakla yükümlü bulunduğu aile fertleri, dul ve yetim aylığı alanların, resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında muayene ve tedavilerininin usul, şekil ve şartları ile fiyatlarının tespiti, bu hususta ilgili kurum ve kuruluşlara ve Sandığın ödeme ve tahsilat işlemlerini yapan bankalara verilecek görevleri ve bunlarla ilgili esasları 6 Eylül 2003 tarihide Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan bir yönetmelikle belirlenmiştir. Sağlık yardımlarının kapsamı Sandıktan sağlık yardımı almaya müstehak olanların muayene ve tedavisi; a) Hekime muayene ettirilmesi, hekimin göstereceği lüzum üzerine; teşhis için gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin yaptırılması, b) Gerekirse sağlık müessesesine yatırılması, c) Tedavi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme vasıtalarının sağlanması, hallerini kapsar. 01.01.2000 tarihinden geçerli olmak üzere, kullanılması resmi sağlık kurulu raporu ile gerekli görülen protez, ortez ve tıbbi araç ve gereç bedellerinin %10'u hak sahipleri tarafından ödenir. Muayene ve tedavi masrafları Sandık tarafından karşılanmakla birlikte ayakta veya meskende tedavi halinde kullanılacak ilaç bedellerinin %10'u aylık sahipleri tarafından ödenir. 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunun geçici 139'uncu maddesinde 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunun 25'inci maddesi ile yapılan değişiklikle, özel kanunları gereğince sağlık yardımından faydalananlara Sandık tarafından sağlık yardımı yapılması uygulamasına son verilmiştir. Ayrıca T.C.Emekli Sandığından emekli, adi malüllük veya vazife malüllüğü aylığı alanların diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi görevlerde çalışan veya bu kuruluşlardan aylık alan eşlerine de Sandık tarafından sağlık yardımı yapılması uygulamasına 01.01.2000 tarihinden itibaren son verilmiştir. T.C. Emekli Sandığından dul aylığı alanlardan diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi görevde çalışan veya bu kuruluşlardan yaşlılık veya malüllük aylığı alanlara da Sandık tarafından sağlık yardımı verilemeyecektir. Ancak başka bir kurumdan isteğe bağlı sağlık sigortasına sağlık primi ödememeleri nedeniyle sağlık yardımlarından yararlanamayanlar emekli sandığından hak sahibi olması halinde sağlık yardımı alabilirler. Tedavi İçin Yurtdışına Gönderme 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunun "sağlık yardımları" verilmesini düzenleyen geçici 139'uncu maddesine 29.07.1998 tarih ve 4375 sayılı Kanunla eklenen fıkra ile Sandıktan emekli, adi malüllük veya vazife malüllüğü aylığı alanlar ile bunların geçindirmekle yükümlü oldukları eş, çocuk ve ana-babalarına ve Sandıktan dul ve yetim aylığı alanlara yurt dışında tedavi hakkı tanınmıştır. Bilindiği gibi bu tarihten önce sadece devlet memurları yurtdışına tedavi için gönderilmekteydi. Yurtdışına tedavi için, Sandıktan emekli, adi malullük veya vazife malullüğü alanlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri, dul ve yetim aylığı alanlar gidebilecekler. Yurtdışına gidebilmek için, Sağlık Bakanlığına ait tam teşekküllü hastaneden alınacak raporda yurt içinde tedavilerinin mümkün olmadığının tespit edilmesi ve bu raporun Sağlık Bakanlığınca onaylanması gerekir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli ve bunların dul ve yetimleri için Milli Savunma Bakanlığınca yetkili kılınan hastaneden rapor alınması ve raporun Milli Savunma Bakanlığınca onaylanması gerekir. Tedavi için yurtdışına gönderilenlerin harcırah ve tedavi giderleri Sandık tarafından ödenecektir. Yurtdışına gönderilenlerin raporda belirtilen hastalıktan başka, acil durumlar dışında, hastalık tedavisi için yapılan giderler ödenmeyecektir. Emekliler arasında eşitsizlik Emekli Sandığından emekli olan devlet memurlarına özel hastanelerde muayene ve tedavi olma hakkı verilirken, Sosyal Sigortalar Kurumundan emeli olan işçiler ile Bağ-Kur'dan emeli olan esnaf ve sanatkarlar ile bağımsız çalışanların bu haktan mahrum bırakılması anayasal eşitlik kuralını ihlal etmektedir. Öteden beri Emekli Sandığı mensuplarının emekli aylığı ve tedavi hizmetleri yönünden SSK ve Bağ-Kurlulara göre avantajlı olduğu bilinmektedir. Şimdi sadece Emekli Sandığından aylık alanlara özel hastanelerde tedavi hakkı tanınması toplumda kurumlara olan güveni sarsmaktadır. En kısa sürede SSK ve Bağ-Kurlulara da bu hakkın tanınması gerekir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.