Ahmet Kocam-Babam 1981 yılında Zonguldak Türkiye Taşkömürü Kurumundan işçi emeklisi oldu. Bu kurumda yer altında çalışanların büyük çoğunluğunda meslek hastalığı (Promökonyoz) görülüyor. Babam da bunun tespiti için 2001 yılında müracaat ederek Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesinde sağlık kurulu heyetine girdi. İş göremezlik derecesi sıfır verildi. 3 yılda bir meslek hastalığı derecesi için müracaat edilebildiği için 2004 yılında tekrar müracaat etti ve neticede % 50.50 meslek hastalığı tespitiyle aylık bağlandı. O tarihten beri hem normal maaşını, hem de en son haliyle 290 YTL maluliyet maaşını alıyordu. Ancak 2007 yılı Aralık ayında SSK'dan gelen mektupta, maluliyet maaşımızın 2004 yılından başlatılması gerekirken 2001 yılından başlatıldığı dolayısı ile fuzuli ödenen 13.065 YTL'nin gelirimizden 1/4 oranında kesileceği bildirildi. Şu anda maaşından aylık 200 YTL kesiliyor. Bu mektupla birlikte babamın aldığı maluliyet maaşı da yarıya 145 YTL'ye indirildi. SSK il müdürlüğünden sözlü olarak sorduğumuzda maaşın birisini yarım alması gerektiğini söylediler. Ayrıca babam 2004 yılında maluliyet maaşı bağlandığında 6800 YTL civarında toplu bir para almıştı. Şu anda bize 13065 YTL fatura çıkartılıyor ve faiz işletilmediği söyleniyor. Bizden kaynaklanmayan bir hatadan dolayı SSK'nın bizden bu parayı alması yasal mıdır? Ayrıca babam 570 YTL maaş 145 YTL maluliyet maaşı toplamı 715 YTL maaş alıyor ve bundan 200 YTL kesiliyor. Bu miktar babama ağır geliyor, bu miktarda maaşından kesinti yapılabilir mi? Babanızın başına gelenler halen sosyal güvenlik sisteminin kurumsal sorunlar ile başa çıkamadığını gösteriyor. Seneler boyunca maden ocağı gibi zor şartlarda çalışan bir vatandaşımızın emeklilikte rahat etmesi gerekirken idarenin hatasıyla içinden çıkılmaz sorunlarla boğuşması anlaşılır gibi değil. Bu kurum hepimizin. Her yerde olabileceği gibi yanlışlıklar burada da olabilir. Olmamasını temenni ediyoruz. Babanızın durumu için net bilgi verebilmeyi çok isterdim. Ama sosyal bilimin bir özelliğidir, kurallar her zaman matematik gibi iki kere iki dört etmiyor. Kurum iki noktada hata yapmış. Birincisi, babanıza 2001 yılında yaptığı başvuruyu esas alarak aylık bağlamış. Halbuki, işgücü kaybı 2004 yılında tespit edildiği için, babanız yasal olarak 2004 yılından itibaren yani yüzde 50.50 meslekte kazanma gücü kaybının tespit edildiği tarihten sonra aylığa hak kazanmaktadır. İkinci hata ise, kurumdan iki aylık almaya hak kazananlara ilk aylığın tamamı ikincisinin ise yarısı verilmektedir. İkinci aylık alanların maaşında 96. maddeye göre yapılan artış dikkate alınmamaktadır. Sanırım sizden fazla para istenmesinin nedeni de budur. Her iki hatada sigortalının herhangi bir kastı ve kusuru yoktur. Tamamen kurum çalışanlarının hatası sonucu fazla ödeme yapılmıştır. Borçlar Kanunu genel ilkelerine baktığımızda sigortalı hak etmediği bir ödemeyi almış ve ortada sebepsiz zenginleşme vardır. Bugüne kadar Yargıtay'ın görüşü sebepsiz zenginleşmeden elde edilen varlığın geri ödenmesi doğrultusundadır. SSK tarafından sigortalıya yanlış olarak ödenen paranın iade edilmesi gerekir. Burada Kurumun faiz uygulaması halinde itiraz hakkınız vardır. İkinci olarak bu işlemi yapanlar hakkında da tazminat davası açabilirsiniz. Kurumun emekli maaşından alacağı için kesinti yapma yetkisi yasal olarak bulunmaktadır. Okuyuculara cevaplar Kubilay Çetinkaya-11 Eylül 1996 tarihinde matbaa öğretmeni olarak göreve başladım. Göreve başladığımız dönemlerde 20 yıl çalışıp, 25 yıl üzerinden emekli olunuyordu. Ancak Emekli Sandığı Genel Kurul Kararı ile Fiili Hizmet Zammının kaldırıldığını duyduk. Bu fiili hizmet zammı bilindiği üzere basın ve gazete çalışanlarına hâlâ uygulanıyor. Bizler de meslek liseleri matbaacılık bölümünde görev yapan teknik öğretmenleriz. Bu fiili hizmet zammı konusu kapsamında durumumuz nedir? Yeni yasaya göre ne zaman emeklilik hakkını elde edebileceğim? Emekli Sandığı ile ilgili fiili ve itibari hizmet zammı uygulamaması 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 31 ile 38'inci maddelerinde düzenlenmiştir. Öncelikle belirtelim ki, Kanunla gelen bir düzenlemenin Emekli Sandığı Genel Kurulu tarafından kaldırılması mümkün değildir. Bildiğiniz üzere, kanunlarda değişiklik yapma yetkisi, yeni bir kanun koymak veya mevcut bir kanunu yürürlükten kaldırma yetkisi tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Bu konuda yanlış bir duyum almışsınız. İkinci olarak yeni Sosyal Güvenlik Kanun Tasarısının ne zaman çıkacağını biz de bilmiyoruz. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda tasarı üzerindeki görüşmeler devam ediyor. Komisyondan sonra Meclis Genel Kurulunda görüşülecek. Üzerinde her an değişiklik yapılan bir tasarı hakkında yorum yaparak kafaları karıştırmanın doğru olmayacağını düşünüyorum. Mevcut tasarıda fiili hizmet zammı ve itibari hizmet sürelerine sınırlamalar konmuştur. Çok yakında tasarı Kanunlaşacaktır. O zaman konu ile ilgili köşemizde bilgi bulabileceksiniz. *** Orhan Esen- Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak halen çalışıyorum ve 63 yaşındayım. Toplam sigorta primim 3153 gün ama askerlik borçlanması yaptım ve 550 gün karşılığı ödeme yaptım. Yani toplam 3700 günüm var. 63 yaşında olduğum için çalışamıyorum. İşe giriş tarihim 1 Kasım 1997. Yaş haddinden nasıl emekli olabilirim. Bildiğiniz üzere yaş haddinden emekli olabilmek için en az 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödemesi gerekmektedir. Verdiğiniz bilgilere göre 3600 gün prim ödeme şartı tamamlanmış. Yaşınız 63 olduğu için bir problem yok. Ancak 15 yıllık sigortalılık sürenizin tamamlanacağı 2012 Kasım ayı içinde emeklilik müracaatı yapabilirsiniz. Yaş haddinden dolayı daha erken emekli olmanız mümkün gözükmüyor.