Geriye dönük hizmet borçlanması yapabilir miyim?

A -
A +

A. Yıldız- SSK prim affı ile ilgili merak ettiğim birkaç husus var. Evlenmeden önce 1989-1990 yılları arasında bir kamu kurumunda sözleşmeli işçi statüsünde çalıştım. Evlilik nedeniyle işten ayrıldım ve eşimin işi dolayısıyla uzun yıllar çalışamadım. Yaklaşık iki ay önce bir emlak ofisi açtım. Bundan dolayı Bağ-Kur sigortalılığımın başladığını biliyorum. Ancak, 1-Geçmişe yönelik SSK prim borçlarımı peşin olarak ödemek kaydıyla prim affı uygulamasından faydalanıp, emekli olabilir miyim? 15 Mayıs 2008 itibariyle Bağ-Kur'lu olmam bu duruma bir engel teşkil eder mi? Prim affı uygulamasından faydalanarak emekli olmak için defaten ödemem gereken miktar nedir, ne zaman, nereye ve ne şekilde müracaat etmeliyim? 2-Emekli olduğumda bugünün şartlarına göre alacağım maaş ne kadardır? 3-Emekli olursam sağlık cüzdanı çıkarıp özel sağlık hizmetlerinden yararlanabilir miyim? Son günlerde prim affı uygulaması nedeniyle bu ve buna benzer yüzlerce soru ile karşı karşıya kalmaktayız. Prim affını duyan vatandaşlarımız doğal olarak kendilerine de bir pay çıkarmak istiyorlar. Genel olarak merak edilen veya beklenti içine girilen konu, geçmiş yıllarda bir dönem çalışmış olan vatandaşlarımızın ara verdikleri veya boşlukta kalan süreleri hizmet borçlanması yolu ile kapatmak istemeleridir. Prim affı da bu işin en az maliyetle atlatılması için uygun bir yol olarak düşünülüyor. Öncelikle belirtmeliyiz ki, halen uygulaması devam etmekte olan "prim affı" geriye dönük hizmet kazanımına imkan tanımıyor. Sosyal Sigortalar Kanununa göre yanında işçi çalıştıran işverenlerin işverenlik sıfatı nedeniyle ortaya çıkan borçları için prim affı söz konusudur. Sınırlı olarak da 2003-2008 döneminde isteğe bağlı sigortalılığı devam ettiği halde ara dönemlerde bir-iki ay gibi borcu olan sigortalıları kapsamaktadır. Okuyucumuzun ilk sorusuna bu şekilde cevap verdikten sonra aslında ikinci ve devamındaki sorular da dolaylı olarak cevapsız kalıyor. Ancak, bir kişinin sonradan Bağ-Kur sigortalısı olması önceden doğan haklarında herhangi bir kısıntı veya kayba yol açmaz. Yani, Bağ-Kur sigortalısı olan bir kişi sırf Bağ-Kur sigortalılığı nedeniyle borçlanma hakkı varsa bunu kaybetmez. Benzer durumda olup Bağ-Kur sigortalısı olmayan kişilerde geriye dönük hizmet borçlanması yapamıyorlar. Mevcut kanunlarımız bugün böyle bir borçlanmaya imkan tanımıyor. Emekli olan bir sigortalının maaşını bugünkü şartlarla kıyaslama yolu ile de olsa hesaplamak artık çok zor. Emeklilik hesaplama sisteminde yapılan değişiklikler böyle bir tahmine imkan vermiyor. Veya yapılan tahminleri boşa çıkarabiliyor. Ancak, belirli bir gün sayısı olan ve çok uzun yıllar hizmeti olmayanların asgari düzeyden yaklaşık 580 YTL civarında aylık alabileceğini söyleyebiliriz. SAĞLIKTA TEK ÇATI GEÇERLİ Sosyal Güvenlik Kurumu "tek çatı" altında birleştirildiği için emekli olan herkes aynı şartlarda sağlık yardımı alabiliyor. Yani, sigortalının SSK, Emekli Sandığı veya Bağ-Kur'dan emekli olması sonucu değiştirmiyor. Sosyal Güvenlik Kurumunun anlaşmalı olduğu bütün özel ve kamu sağlık tesislerinden eşit şartlarda yararlanabilirsiniz. Örneğin, Emekli Sandığı mensubu bir kamu görevlisi emekli olduktan sonra hangi hastanelerde tedavi olabiliyorsa SSK veya Bağ-Kur sigortalıları da aynı şartlarda aynı yerlerden sağlık hizmeti alabilirler. Bu konuda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. REDDİ MİRAS ÖLÜM AYLIĞINA ENGEL DEĞİL Yaklaşık üç ay önce vefat eden bir arkadaşımın bir yıl SSK ve beş yıldan fazla Bağ-Kur hizmeti bulunuyor. Ancak, Bağ-Kur'a primlerini ödememiş. Bütün borçlarından dolayı eşi reddi miras yoluna gidecek. Reddi miras yapınca Bağ-Kur'a borcundan da kurtulmuş olacak. Borçtan kurtulduktan sonra Bağ-Kur'dan dul aylığı alabilir mi? Mirası ret veya kabul etmiş olması ölüm aylığını nasıl etkiler. Öncelikle belirtmeliyim ki, mirasın reddedilmesi hak sahiplerinin ölüm aylığı almasına mani değildir. Sosyal güvenlik hukuku ölüm aylığı gibi birçok sosyal güvenlik hakkını medeni hukuk miras ilişkisi dışında değerlendirmiştir. Örneğin, sosyal güvenlik hukukunda dede ile torun hak sahibi olamaz. Veya kardeş kardeşe mirasçı olamaz. Medeni yasada bunlar ve çeşitli alternatifler mümkündür. Mirası reddeden bir hak sahibi sosyal güvenlik hukuku yönünden Bağ-Kur prim borcundan kurtulabilir. Hatta mirasın reddedilmesine bile gerek yoktur. Ölen kişinin hak sahipleri ödemek istemedikleri sürece Bağ-Kur borç talep etmez. Ancak, Bağ-Kur prim borcu ödenmediği sürece de hak sahipleri kurumdan herhangi bir hak talebinde bulunamazlar. Mirasın ret veya kabul edilmiş olması bu durumu değiştirmez. Eğer hak sahibi olarak Kurumdan ölüm aylığı vs. gibi herhangi bir hak talebinde bulunurlarsa ölen kişinin borçlarını ödemek zorundadırlar. Sonuç olarak, mirasın ret veya kabulü Bağ-Kur borcu için bir şey ifade etmez. Borcu ödeyen hak sahipleri ölüm aylığı alabilirler. Aksi halde herhangi bir talepte bulunulması veya hak iddia edilmesi mümkün değildir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.