İş Güvenliği Yasası olarak bilinen 4773 sayılı "İş Kanunu, Sendikalar Kanunu ile Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun" Resmi Gazete'de yayımlandı. Hükümet, işveren ve işçi temsilcilerinin vardıkları mutabakat sonucu iş güvencesi yasası 15 Mart 2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek ve uygulama başlayacak. 4773 sayılı iş güvenliği yasasına göre, 10 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az 6 aylık işçinin hizmet akdini fesheden işveren, geçerli bir nedene dayanmak zorunda kalacak. Kanuna göre, sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında sendikal faaliyetlere katılmak, işyeri sendika temsilciliği veya işçi temsilciliği yapmak, mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak, iş akdinin feshi için geçerli neden sayılmayacak. Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, din, siyasi görüş, etnik veya sosyal köken nedeniyle iş akitleri feshedilemeyecek. İşverenin yükümlülükleri İşveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olacak. İşveren bakımından beklenmeyecek haller hariç olmak üzere, hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin hizmet akdi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemeyecek. Hizmet akdi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesine dava açabilecek. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene ait olacak. Dava iki ay içinde sonuçlandırılacak, mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verecek. İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorunda olacak. İşçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmayan işveren, işçiye en az 6 ay en çok bir yıllık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olacak. Mahkeme, feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirleyecek. İşçi çıkarmanın sebepleri Yasa uyarınca, işveren ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri ve işin gerekleri sonucu topluca veya bir ay içinde toplam en az 10 işçinin iş akdini feshetmek istediğinde, bunu en az 30 gün önceden bir yazı ile işyeri sendika temsilcilerine veya işçi temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumu'na bildirecek. Bu bildirimde işçi çıkarmaların sebepleri, çıkarılacak işçi sayısı, işe son verme işlemlerinin ne kadarlık bir zaman diliminde gerçekleşeceğine ilişkin bilgilerin bulunması zorunlu olacak. Bildirimden sonra temsilcilerle işveren arasında yapılacak görüşmelerde, toplu işçi çıkarmanın önlenmesi ya da çıkarılacak işçi sayısının azaltılması konuları ele alınacak. Yasa, tarım ve orman işyerlerinde çalışan işçilerin de 1475 sayılı İş Kanunu kapsamına alınmasını öngörüyor. Tarımdan sayılan işlerde çalışanların çalışma şartlarına ilişkin düzenlemeler, hizmet akdi, ücret, işin düzenlenmesi ile ilgili hususlar, 6 ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenecek. İşyeri sendika temsilcisinin hizmet akdinin sadece temsilcilik faaliyetlerinden dolayı feshedilmesi halinde, en az bir yıllık ücreti tutarında tazminata hükmedilecek. İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri temsilcisinin çalıştığı işyerini değiştiremeyecek veya işinde esaslı bir tarzda değişiklik yapamayacak. Sendika üyeliği veya sendikal faaliyetler nedeniyle hizmet akitleri feshedilen işçilere en az bir yıllık ücretleri tutarında tazminat ödenecek. Bu kanunun uygulama alanı dışında kalan işçilerin sendika üyeliği ve sendikal faaliyetlerden dolayı hizmet akdinin feshi iddiası ile açacağı davalarda ispat yükümlülüğü yine işverene ait olacak. Yasayla getirilen güvencelerden kıyas yolu ile basın çalışanları da yararlanacak.