İş kazalarında tazminat

A -
A +

Ülkemiz iş kazaları sıralamasında dünya genelinde ilk sıralarda yer almaktadır. İş kazalarının gelişmiş ülkelere göre çok yüksek olmasının eğitim yetersizliği, güvenlik tedbirlerinin eksik alınması gibi birçok sebebi vardır. Kazaların çok olması bu kazalar sonucu hukuki uyuşmazlıklarında artmasına neden olmaktadır. Bugünkü yazımızda iş kazası sebebiyle ortaya çıkan tazminat davalarına değineceğiz. İş kazası sonucunda işverenler, değişik 3 türlü dava ile karşı karşıya kalabilir. Bu davaların hukuki boyutu birbirinden farklıdır. Bunlar kazaya uğrayan işçinin açabileceği maddi ve manevi tazminat davaları ile Sosyal Sigortalar Kurumu'nun kaza geçiren işçiye yaptığı yardımları işverenden geri alma (rücu) davalarıdır. Gözetim ve denetim önemli Borçlar Kanunu'nun 332'inci maddesine göre; "işveren, işletme tehlikelerine karşı gereken önlemleri almak ve işçilere sağlığa uygun çalışma yeri sağlamak zorundadır." İşverenin iş sözleşmesi nedeniyle işçiyi gözetme borçu bulunmaktadır. İş Kanunu'nun 77'inci maddesine göre; "işverenler iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla" yükümlüdürler. Ayrıca madde devamında, "işverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek" zorundadırlar. Yine işverenler iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için, konu ile ilgili tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen şartları yerine getirmekle zorundadırlar. Söz konusu yükümlülükleri yerine getirmeyerek "işçiyi gözetme borcu"na aykırı davranan işverenler kamu hukuku gereği, işin durdurulması, işyerinin kapatılması ya da para cezası gibi idari yaptırımla karşılaşabilirler. Ayrıca, ölümlü iş kazalarında TCK (Türk Ceza Kanunun) 455 ve 459. maddelerine göre; "tedbirsizlik veya dikkatsizlikle ölüme neden olmak" suçlamasıyla iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası istenebilmektedir. Maddi tazminat davası Özel hukuktan doğan tazminat davalarından olan maddi tazminat davası Borçlar Kanunu'nun 46'ncı maddesine göre; "cismani zarara uğrayan kimsenin, iş göremezlik ölçüsünde çalışmasının aksayacağı ve bu nedenle maruz kalacağı zarar ve ziyanın, kendisini çalıştırandan talep edebileceği" hükme bağlanmıştır. İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda, meslekte kazanma gücünü az veya çok kaybeden bir işçinin kaybı ile ilgili gerçek zararını, işverenden talep etme hakkı bulunmaktadır. Tabii ki, işçinin meydana gelen iş kazsı veya meslek hastalığında tam kusurlu olmaması gerekir. İşçinin tam kusurlu olduğu durumlarda işverenden maddi tazminat talep etmesi yersiz olacaktır. Meslekte kazanma gücü kayıp oranı ne olursa olsun, bu kayıp karşılığı olan zarar ve ziyanın işverenden talep edilmesi söz konusudur. Sosyal Sigortalar Kurumu'nun ödediği sürekli iş göremezlik geliri ve diğer yardımlar kazaya uğrayan işçinin tüm zararını karşılamaz. İş kazasına uğrayan işçi işverenden "iş göremezlik tazminatı" ile destekten yoksun kalma tazminatı" olmak üzere iki tür maddi tazminat isteyebilir. Sigortasız işçi çalıştırmayın Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 10'uncu maddesine göre; sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi durumunda, bildirgenin sonradan verildiği veya işçi çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı durumlarında kazaya uğrayan ve meslek hastalığına yakalanan işçinin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Ancak, bu durumda, SSK'ca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarı ile gelir bağlanması durumunda hesap edilecek sermaye değeri tutarı, sorumluluk ve kusur durumu aranmaksızın işverene ödettirilir. Yani sigortasız çalıştırılan ve iş kazası geçiren işçinin bütün giderleri kusur şartına bakılmaksızın işverene ödettirilir. Manevi tazminat davası İş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin veya ölümlü iş kazalarında işçinin ailesinin çektiği acı ve izdıraplar için hakim takdiri ile manevi tazminat tutarı tespit edilir. Söz konusu tazminat işveren tarafından ödenir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken özel bir hesaplama yöntemi yoktur. İş kazasının neden olduğu zararın büyüklüğüne göre tamamen hakim tarafından takdir edilen tutar işverenden talep edilir. İş kazasına uğrayan, bunun sunucunda zarar gören, acı ve sıkıntı çeken işçi ya da ölüm olayı durumunda kazaya uğrayan işçinin ailesi karşı karşıya kaldığı üzüntünün karşılığı olarak işverene manevi tazminat davası açabilmekte ve hakimin takdir ettiği manevi tazminat tutarı işveren tarafından ödenmektedir. Rücu Davaları Sosyal Sigortalar Kurumu, iş kazası geçiren sigortalıya yapmış olduğu sigorta yardımları için rücu tazminat davası açma hakkı vardır. Rücu tazminat davası, daha önce Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmış olan zararlar tutarının Sosyal Sigortalar Kanunun 10 ve 26'ıncı maddelerine göre, kusurlu işverene veya kusuru tespit edilen üçüncü kişilere ödettirilmesi amacıyla açılır. İş kazası sonucunda zarar gören işçiye Kurum her türlü sağlık yardımı yapmaktadır. Kazalı sigortalının tedavi için başka şehre veya ülkeye gitmesi gerekiyorsa kurum gönderir. Ayrıca kazalı sigortalıya yol parası, protez takılması gerekiyorsa bunun bedeli ile tedavi ve rehabilatasyon süresince geçici iş göremezlik ödenekleri ödenir. Kısmi ve tam iş göremezlik durumlarında kazaya uğrayan işçiye ve ölümü halinde hak sahiplerine iş kazası sigortasında gelir bağlanmaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumu işçiye veya hak sahibi kişilere yapılan ve ilerde yapılması gereken her türlü giderin tutarı ile gelir bağlanması durumunda bu gelirin hesap edilecek peşin sermaye değeri tutarı, işveren veya üçüncü kişilere, bu kişilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümlerine aykırı olan eylemlerinin kusur derecesi ağırlığında, Borçlar Yasası hükümlerine göre rücu edilir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.