İş yerinin taşınması ve kıdem tazminatı

A -
A +

Çalışma hayatında sıkça karşılaştığımız sorunlardan birisi, iş yerinin mevcut yerinden başka bir yere taşınması halinde, çalışan işçilerin iş yerinin yeni yerine gitmeyi kabul etmemeleri halinde kıdem tazminatı alıp alamayacaklarıdır. Bir iş yerinin bulunduğu yerden başka bir yere taşınması halinde, iş akdinin önemli hususlarında değişiklik olup olmadığı konusunda gerek mulga 1475 ve gerekse halen yürürlükte olan 4857 Sayılı İş Kanunlarında özel bir hüküm bulunmamaktadır. Yani, İş Hukuku mevzuatımıza baktığımızda, iş yerinin taşınması ve işçinin yeni yere gitmek istememesi halinde ne tür bir işlem yapılacağına dair bir düzenleme göremiyoruz. İş Hukukunun genel karakteristik özelliği, içtihat hukuku olmasıdır. Kanun, tüzük, yönetmelik vs mevzuat içinde bir hüküm bulunmadığı hallerde, Yargıtay içtihatına göre sonuca gidilmektedir. Nitekim, taşınan iş yerinde çalışan işçilerin iş sözleşmelerinde esaslı bir değişiklik olup olmadığı konusunda bulunan boşluğu Yargıtay doldurmaktadır. Yargıtay'ın konu ile ilgili genel görüşünü şu şekilde özetleyebiliriz: İşveren ile işçi arasında yapılan hizmet akdinde "işçi Türkiye sınırları içinde nereye olursa olsun nakle rıza gösterir" gibi bir ibarenin olmaması gerekir. Eğer hizmet sözleşmesinin şartlarından birisi, "işçi iş yerinin taşındığı her yere Türkiye sınırları içinde kalmak kaydıyla gider" ibaresi varsa, işçinin iş yerinin taşındığı yere gitmesi zorunludur. Aksi halde, yani gitmek istememesi halinde işveren kıdem tazminatı ödemek zorunda değildir. Hizmet sözleşmesinde böyle bir ibare yok ve iş yeri mevcut belediye sınırları dışına, yani başka bir yere taşınıyorsa, işçi bu taşınan yere gitmek zorunda değildir. Büyükşehir Belediye sınırları içinde olan yerlerde ise, iş yeri Büyükşehir Belediye sınırları dışına taşınıyorsa, yine işçi yeni yere gitmez ve kıdem tazminatı talep edebilir. Bu yazdıklarımız yukarıda açıkladığımız üzere, Yargıtay'ın genel görüşüdür. Mevzuatta böyle bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay, iş yerinin bulunduğu belediye sınırları dışında bir yere taşınma halini, hizmet akdinin unsurlarında esaslı değişiklik olarak kabul etmekte ve işçiye bildirimsiz olarak hizmet akdini haklı nedenle sona erdirme hakkı vermektedir. Ancak, iş yeri normal yerlerde belediye sınırları içinde olmak kaydıyla nakledilmiş ise, iş yerinin taşındığı yere işçiler gitmek zorundadır. Aksi halde kıdem tazminatı alma haklarını kaybederler. Yurt dışı borçlanma parasını ödeyin Soru-N. Aslan: 20 Şubat 1951 doğumluyum. Yurt dışı borçlanması yaparak emekli olmak için SSK ve Bağ-Kur'a müracaatta bulundum. 4055 gün SSK'ya 892 gün de Bağ-Kur'a dolar olarak ödeme yapmam gerekiyor. 20.07.2006'dan beri de SSK'lı olarak çalışıyorum. Bu durumda nasıl ve ne zaman emekli olabilirim? Ayrıca şu anda toplam olarak 4947 günlük (4055+892) dolar ödemesi yaparsam emekli olabilmem için yeterli olan sürenin birkaç ay önce dolduğunu söylediler. Bu durumda ben daha az para ödeyebilir miyim? Yani emekli olmam için yeterli olan süre kadar dolar ödemesi yapsam olur mu? Bir de hemen işten ayrılmamın bir zararı olur mu? Verdiğiniz bilgilere göre değerlendirme yapacak olursak gerçekten emeklilik süreniz dolmuş. Yurt dışı borçlanması sebebiyle her iki kurumdan tarafınıza gelen borç miktarını ödeyerek emekli müracaatında bulunabilirsiniz. Daha az para ödemeniz mümkün değil. Verdiğiniz bilgilerden Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan (SSK) yaş haddinden dolayı emekli olacaksınız. Genel olarak SSK'dan yaş haddinden emekli olabilmeniz için en az 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün prim ödemenizin olması lazım. Yaşınız ile ilgili bir problem olmadığı için yaş konusuna değinmiyorum. Siz yurt dışı borçlanması ve 2006 yılından itibaren mevcut hizmetlerinizle 15 yılı doldurabiliyorsunuz. Eğer yurt dışına gitmeden önce sosyal güvenlik kurumlarından birisine tabi hizmetiniz olsaydı, sadece on yıl yani 3600 gün borçlanma yapmanız yeterli olacaktı. Şimdi ise 15 yıl sigortalılık süresini tamamlayabilmek için toplamda 5400 gün prim ödemesi yapmanız gerekir. İşten istediğiniz zaman çıkabilirsiniz. Unutmayın ki, işten çıkış yapılmadığı sürece yapılan emeklilik müracaatları da geçerli sayılmamaktadır. Mevcut bilgileriniz çerçevesinde emekli olabilmeniz için hesaplanarak tarafınıza verilen borcu ödemeniz gerekiyor. Askerlik borçlanması kıdem tazminatına sayılmaz Soru: S. Akar: Çevremden aldığım duyumlara göre, askerlik borçlanması kıdem tazminatı hesabına sayılıyormuş. Bu bilgi doğru mudur? Okuyucumuz gerçekten güzel bir soru sormuş. Askerlik borçlanması özel sektör çalışanları için kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmıyor. Borçlanmanın kıdem tazminatına sayılabilmesi için, iş yerinin kamuya (devlete) ait olması gerekir. İkinci olarak ise, işçi kamu iş yerinde çalışırken askerlik süresini borçlanıp ödemelidir. Son olarak işçinin iş yerinden emekli olmak amacıyla ayrılması gerekir. Bu üç şartı aynı anda taşıyan kamu sektöründe çalışan işçilerin yapmış oldukları askerlik borçlanmaları kıdem tazminatı hesabına dahil edilir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.