Prim belgelerinin verilmesi Bilindiği gibi, gerek İş Kanunu'nun 21'inci maddesine istinaden iş mahkemeleri, gerekse idare mahkemelerince verilen kararlar uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten başlayarak ödenen ve prime tabi olması gereken ücret ve diğer ödemelerin işverenlerce düzenlenecek prim belgeleri ile Sosyal Sigortalar Kurumu'na bildirilmesi gerekmektedir. Ancak, söz konusu belgelerin fiili imkansızlık sebebiyle yasal süresi içinde verilmesine ve belgelerde kayıtlı primlerin ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar SSK'ya ödenmesine imkan bulunmadığından, işverenlerin bu yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri amacıyla kendilerine uygun bir süre verilmesi gerekmektedir. Ayrıca bu dava sonuçlarının hizmet tespit davalarında olduğu gibi SSK'nın taraf olup olmadığına bakılmaksızın uygulanması gerekmektedir. Bilindiği gibi, hizmet tespit davalarında SSK'ya husumet yönetilmezse, yani kurum, davalarda taraf olmazsa alınan kararlar uygulanmamaktadır. İşe iade davaları sonunda verilen mahkeme kararları uyarınca çalışılmayan sürelere ilişkin olmak üzere geriye yönelik düzenlenmesi gereken prim belgeleri ve muhteviyatı primlerin ödenmesi ile ilgili olarak aşağıdaki şekilde işlem yapılacaktır. Geriye yönelik olarak düzenlenen prim belgelerinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21'inci maddesine istinaden verildiği takdirde, söz konusu belgelerin; - Mahkeme kararının temyiz edilmemesi durumunda kararın kesinleştiği, - Temyiz edilmesi halinde Yargıtay onama ilamının işveren veya vekiline tebliğ edildiği, - Yargıtay onama ilamı taraflara tebliğ edilmemiş/edilememiş ise Yargıtay onama ilamının kararı vermiş olan mahkemenin kalemine intikal ettiği, Tarihi takip eden ayın sonuna kadar verilmesi ve belgelerde kayıtlı sigorta primlerinin aynı süre içerisinde ödenmesi halinde, idari para cezası ve gecikme zammı uygulanmayacaktır. Bu yükümlülüklerin, yukarıda belirtilen kesinleşme tarihini takip eden bir ay içerisinde yerine getirilmemesi halinde ise bu defa belgelerin verilebilmesi amacıyla işverene tanınan bir ayı takip eden aydan başlanarak gecikilen her ay için gecikme zammı, ayrıca her bir aya ilişkin prim belgesinden dolayı bir aylık sürenin son gününde geçerli olan asgari ücret üzerinden de idari para cezası uygulanacaktır. Örneğin; Sigortalı (A)'nın 1 Temmuz 2004 tarihinde iş sözleşmesinin feshine karar verilmesi üzerine iş mahkemesinde sözleşmenin feshinin geçersizliği talebi ile açtığı dava sonucunda, mahkemece sözleşmenin feshinin geçersizliğine karar verilmiştir. Söz konusu karar 15 Kasım 2004 tarihinde kesinleşmiştir. İşverenin bu karar sonrasında, mahkeme tarafından ödenmesine hükmedilen ücret ve diğer haklardan dolayı düzenlenmesi gereken prim belgelerini kararın kesinleştiği 15 Kasım 2004 tarihini izleyen Aralık 2004 ayı içerisinde vermesi ve muhteviyatı primleri de aynı süre içinde ödemesi halinde, idari para cezası ve gecikme zammı alınmayacaktır. Aksi halde, geriye doğru verilen her bir aya ait prim belgesi için ayrı ayrı olmak üzere 31 Aralık 2004 tarihinde yürürlükte olan asgari ücret üzerinden idari para cezası uygulanacak ve 1 Ocak 2005 tarihinden başlayarak gecikilen her ay için gecikme zammı alınacaktır. Toplu sözleşmeye yönelik kararlar Sigortalıların, çalışmış oldukları işyerlerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmadıkları gerekçesi ile işverenler aleyhine açtıkları davaların sonucunda mahkemelerce bu durumdaki sigortalılar hakkında toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasına ve bunun sonucunda toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret ve diğer hakların ödenmesine karar verilebilir. Bu nitelikteki kararlar uyarınca sigortalılara geriye yönelik olarak ödenmesi gereken ücretler, ilişkin olduğu aylara maledilerek sigorta primine tabi tutulacaktır. Ücret dışındaki prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak ise, ödendiği ayın kazancına dahil edilmek suretiyle prime tabi tutulacaktır. Öte yandan, söz konusu mahkeme kararlarına istinaden işverenler tarafından düzenlenmesi gereken prim belgelerinin verilmesi ve primlerin ödenmesine ilişkin süreler ile ilgili olarak yukarıda açıklandığı gibi, mahkeme kararının kesinleştiği tarihi takip eden ay sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir. Hizmet tespit davalarının uygulanması Bir işverenin yanında çalıştıkları halde hizmetleri ve ücretleri SSK'ya bildirilmeyen sigortalılar tarafından kurum da hasım gösterilmek suretiyle açılan hizmet tespit davaları sonucunda mahkemelerce verilen kesinleşmiş nitelikteki bazı kararlarda sigortalıların ücretlerine yer verilmemektedir. Bu durumda, söz konusu kararların uygulanması zorunlu olduğundan, yerleşmiş yargı kararları ve 506 sayılı Kanunun 78'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü dikkate alınarak, ücret unsuru bulunmayan bu tür mahkeme kararları, hizmetin ilişkin olduğu süredeki sigorta primleri hesabına esas kazancın alt sınırı üzerinden işleme konulacaktır.