Soru: A. Karakaya- Ülkemizde çalışan işçilerden işsizlik sigortası primi kesilmektedir. Ancak, bizler işsizlik sigortasından faydalanabilmek için ne kadar çalışmamız gerektiğini bilmiyoruz. Birden fazla işyerinde çalıştığımızda işsizlik sigortasından nasıl yararlanacağız. Arkadaşım çalışırken askere gitti. Döndükten sonra aynı işyerinde çalışmaya devam etti. Askerlikte geçen süre işsizlik sigortası yönünden nasıl değerlendirilecek? Cevap: Bilindiği üzere, 1 Mayıs 2000 tarihinden itibaren ülkemizde işsizlik sigortası uygulamasına geçildi. Birkaç istisna dışında Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi işyerlerinde çalışan işçilerden işsizlik sigortası primi kesilmektedir. Altı yüz gün prim gerekli İşsizlik sigortası uygulaması 4447 sayılı Kanunla uygulanmaya başladı. Söz konusu Kanun'un "işsizlik ödeneğine hak kazanmanın şartları" başlıklı 51. maddesinde "...hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar." Aynı maddenin devamında "...Ancak, işsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için hizmet akdinin başvuru sırasında grev, lokavt veya kanundan doğan ödevler nedeniyle askıya alınmamış olması ve sigortalının herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan gelir veya aylık almaması gerekmektedir" denilerek ödeneğe hak kazanma şartları sayılmıştır. İşsizlik sigortasının uygulanması ve yürütülmesi Türkiye İş Kurumu (İŞ KUR) tarafından yapılmaktadır. İşsizlik sigortası primleri ise SSK tarafından toplanmaktadır. Türkiye İş Kurumu, İş Kur İl Müdürlükleri vasıtasıyla sigortalılara hizmet vermektedir. Büyük şehirlerde ayrıca şube müdürlükleri de açılmıştır. On beş gün içinde bildirim İşverenler işten çıkardıkları işçileri 15 gün içinde İşten Ayrılma Bildirgesi (İAB) ile İş Kur İl Müdürlüklerine bildirimde bulunmak zorundadırlar. Aksi halde iki asgari ücret (2 x 531 = 1062 YTL) İdari Para Cezası ödemek zorunda kalırlar. Eğer iş sözleşmesi işçi tarafından feshedilmiş ise işçi işsizlik sigortası ödeneği alamaz. İşçinin hizmet akdini feshetmesi neticesinde işverenin işçi çıkışını işten ayrılma bildirgesi ile İş Kur Müdürlüklerine bildirme zorunluluğu yoktur. İşsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için son üç yıl içinde 600 gün prim ödemiş olmak gerekmektedir. Bunun ötesinde, son 120 gün aralıksız prim ödenmiş olmalıdır. Türkiye İş Kurumu iİş sözleşmesinin sona erdiği tarihten önceki son 120 günün kontrolünü yapmaktadır. İş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen yani 4447/51 maddesi kapsamında sona eren sigortalı işsizin, iş sözleşmesinin sona ermesinden önceki son 120 gün içinde bazı nedenlerle 120 günü eksik olabilir. Bu sebepleri şöyle sıralayabiliriz; 1-Hastalık, 2-Ücretsiz izin, 3-Disiplin cezası, 4-Gözaltına alınma, 5-Hükümlülükle sonuçlanmayan tutukluluk hali, 6-Kısmi istihdam, 7-Grev, 8-Lokavt, 9-Genel hayatı etkileyen olaylar, 10-Ekonomik kriz, 11-Doğal afetler, nedeniyle işyerinde faaliyetin durdurulması veya işe ara verilmesi halinde, son 120 günün hesabında prim yatırılmayan bu süreler kesinti sayılmaz. Sigortalı adına prim yatırılmayan süreler için Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) kayıtları esas alınır, ayrıca belge istenmez. Hizmet akdinin askıya alınması hali ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21'nci maddesi kapsamında işe iade mahkeme kararının 4 aydan uzun sürmesi durumunda 4 ayı aşan süre ücretsiz izin olarak değerlendirilmektedir. Buraya kadar yaptığımız açıklamalardan anlaşılacağı üzere, işsizlik ödeneği almak için, hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaları gerekiyor. İşçi birden çok işyerinde çalışarak bu şartları yerine getirirse işsizlik ödeneği alabilir. Yani, işsizlik ödeneği almak için mutlaka bu hizmet süresini tek bir işyerinde tamamlamak gerekmemektedir. Askerlik borçlanması işsizlikte sayılmaz Sigortalı bir işte çalışan işçi, askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrılabilir. Askerlik süresince işçi adına sigorta primi ve dolayısıyla işsizlik sigortası primi ödenmemektedir. Bu nedenle askerlikte geçen süreler işsizlik sigortasından yararlanmak için gerekli olan hizmet süresinden sayılmaz. Askerlik hizmetinin borçlanılması ve ödenmesi, çalışılan gün olarak sayılmaz. Zira, askerlik borçlanması yapılırken, SSK'ya uzun vadeli sigorta kollarına pirm ödenmektedir. İşsizlik kısa vadeli sigorta kollarıyla işsizlik sigortası koluna prim ödenmemektedir. Kanunlarımız henüz bu tür bir uygulamaya cevaz vermemektedir. > Okuyuculara cevaplar > Ayşegül Demir- Eşiniz için sağlık karnesi alabilirsiniz. Halen çalıştığınız kuruma sağlık karnesi almak için müracaat ediniz. Ancak, eşinizin herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmadığını belgelendiriniz. Bunun için, SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığına giderek eşinizin buralara kaydının olmadığına dair yazı alınız. Ayrıca vukuatlı nüfus kayıt örneği ve bir adet fotoğraf hazırlayınız. Bu belgelerle sağlık karnesi çıkarabilirsiniz. Karne için görev yaptığınız okula başvuracaksınız. > H. Tuyluce- Sakatlık vergi indirimi için Çalıştığınız ilde bulunan defterdarlığa müracaatınız gerekiyor. Sigortalı olduğunuz il çalıştığınız yer sayılır. > M Can- Yeni sosyal güvenlik kanunu ile ne kadar çok prim ödemesi yaparsanız o kadar çok aylık alacaksınız. Bağlanacak maaşınızda bir eksilme olmayacak. Hastanelerde ödenen döner sermayeden kesinti yapılmayacak. Diğer ödemelerin hepsi kesintiye tabi tutulacak. > M. Yıldız-1982 yılında Bağ-Kur'a kaydınız olmadığı için borçlanma yapamazsınız. 4 Ekim 2000 tarihi bu konuda milattır. Vergi kaydınız 4 Ekim 2000 tarihinden önce başladı ve halen devam ediyorsa ve Bağ-Kur'a şimdiye kadar kayıt olmadıysanız borçlanma süreniz bu tarihten başlar. Verdiğiniz bilgiye göre vergi kaydınız 1982 yılında sona erdiği için ve Bağ-Kur kaydınız olmadığından borçlanma yapamazsınız.