Soru: Yeni kurulan işyerimizde yaklaşık 150 işçi çalışmaktadır. İşyerimiz şehir merkezine oldukça uzak bir yerde bulunuyor. Hem yasal zorunluluk ve hem de işçilerimize kolaylık olması bakımından işyeri hekimi çalıştırmak istiyoruz. Ancak işyeri hekimi ile ilgili İş Kanununda yeterli bilgi bulamadık. İşyeri hekimini nereden ve nasıl temin edebiliriz? Bilindiği gibi, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 180'inci maddesinde sürekli olarak 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde işyerinin ve işçilerin sağlık açısından denetimlerinin yapılması amacıyla hekim çalıştırılması zorunlu kılınmıştır. 4857 sayılı İş Kanunun 81'inci maddesinde, "Devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran işverenler, Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan, işçilerin sağlık durumunun ve alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi oluşturmakla yükümlüdür. Öte yandan, İş Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün 91'inci maddesindeki "Sürekli olarak en az 50 işçi çalıştıran işyerlerinde Sosyal Sigortalar Kurumu'nca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan işçilerin sağlık durumlarının denetlenmesi, ilk yardım, acil tedavi ve diğer koruyucu sağlık hizmetlerini düzenlemek üzere, işveren; Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 180. ve Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 114. maddeleri gereğince işyerindeki işçi sayısına ve işteki tehlikenin büyüklüğüne göre, bir ya da daha fazla hekim sağlayacaktır " hükmü de işyeri hekimliği kurumunun yasal dayanaklarını oluşturmaktadır. İşyeri hekimlerinin reçete yazma yetkisi Sosyal Sigortalar Kurumunca işyerlerinin talebi halinde işyeri hekimlerine sigortalıların mahallinde muayene ve tedavilerini sağlayarak, işgücü ve zaman kaybının önlenmesi bakımından 2 güne kadar istirahat vermek ve Kurumumuz adına reçete yazmak yetkisi tanınabilmektedir. İşyeri hekimliği müessesesi işveren-sigortalı ve Sosyal Sigortalar Kurumu açısından fevkalade önem taşımaktadır. Zira, SSK'nın tüm sağlık tesislerine çok yoğun hasta talebi söz konusu olmaktadır. İşyerinde "İşyeri Hekimi" bulundurulması ve bunun yaygınlaştırılması, sigortalıların mahallinde muayene ve tedavilerinin sağlanması, işgücü ve zaman kaybını önleyecek, işverenin kanuni sorumluluklarının yerine getirilmesini sağlayacak, bunun yanı sıra SSK Hastanelerinin poliklinik yükünün azaltılmasına büyük ölçüde katkıda bulunacaktır. İşyeri hekimlerine yetki verilmesi İşyerleri, işyeri hekimlerine bu yetkinin tanınması için Ankara, İzmir ve İstanbul illerinde bulunan SSK Sağlık İşleri İl Müdürlüklerine, diğer illerde ise Sigorta İl/ Sigorta Müdürlüklerine başvuruda bulunmaları gerekmektedir. İşyerlerince yapılacak hekim yetkisi taleplerinde; 1. Hekimin, yetki talep edilen işyerinde çalışmasında sakınca olmadığına dair yerel Tabip Odası izin belgesinin, 2. Asistan hekimlere yetki tanınmadığından, yetki talep edilen hekimin asistan olmadığına ilişkin yazılı beyanının, 3. Kamu sağlık hizmetlerinde veya SSK sağlık tesislerinde görev yapan hekimlere, ancak Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair 2368 Sayılı Kanun'un 4.maddesi hükümlerine göre çalıştığı takdirde yetki tanınması mümkün olduğundan, bu hekimlerle ilgili yetki taleplerinde, sözü edilen hususu belgeleyen bir belgenin, 4. SSK sağlık tesisi hekimlerine yetki tanınırken, sözü edilen kimselerin sağlık tesisindeki görevlerini aksatmamaları gerektiğinden, görevli oldukları SSK Hastanesinin Baştabipliğinden bu konuda alınacak onayın, talep yazısına eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca, yetki talep edilen işyeri hekiminin, işyerinde haftanın tüm çalışma günlerinde çalışması ve işyerinde poliklinik yapacağı saatlerin mümkün olduğu kadar, hekimce Kurum sağlık tesisine sevk edilecek hastaları, aynı gün sağlık tesisimizde muayene olabilmelerine imkan verecek şekilde ayarlanması ve bu hususun talep yazısında belirtilmesi, gerekmektedir. Para cezası İş Kanunun 81'inci maddesine aykırı olarak işyeri hekimi çalıştırma ve işyeri sağlık birimi oluşturma yükümlülüğünü yerine getirmeyen, işveren veya işveren vekiline beşyüzer milyon lira para cezası verilmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu idari para cezalarında ciddi artışlar getirdiği için bir an önce işyeri hekimi temini için gerekli çalışmalara başlamanızı tavsiye ederim. Yeşil kartlar iptal ediliyor SSK verilerine göre halen ülkemizde yaklaşık 12 milyon kişi yeşil kart uygulamasından yararlanmaktadır. Bilindiği gibi Ödeme gücü olmayan vatandaşların tedavi giderlerinin devlet tarafından karşılanması amacıyla 1992 yılında yeşil kart uygulaması başlatılmıştır. Uygulamanın başlamasıyla birlikte ihtiyacı olmayanlarında yeşil kart aldıkları ve haksızlıklara neden olduğu yönünde sürekli eleştiriler yapılmıştır. Harcama çok az Devletin açıkladığı rakamlara baktığımızda gerçekten ortada bir suistimalin olduğu anlaşılıyor. (Kart alan sayısına göre.) Ancak yeşil kart uygulaması nedeniyle 2003 yılı Ekim sonuna kadar yaklaşık 510 trilyon lira harcanmış olması durumun çok da kötü olmadığını gösteriyor. Devletin 12 milyon vatandaşının sağlığı için 10 ay içinde 500 trilyon gibi bir harcama yapmasını eleştirmenin bir mantığı yok. Bence bu rakamın çok az olmasından dolayı eleştiri yapmak gerekir. Genel sağlık sigortasına geçilmeli Yeşil kart uygulaması bize özgü bir icat. Gerçekten bugün için dünyanın geldiği noktada ülkemizde genel sağlık sigortasına geçilmemiş olması utanç verici bir durumdur. 1949 yılında T.C. Emekli Sandığı Kanunu çıkarılırken genel sağlık sigortasına geçilinceye kadar sandıktan emekli olanların sağlık giderlerinin karşılanması kararı alınmıştır. Aradan geçen 54 yıl içinde yeşil kart gibi ucube bir şey çıkarmışız. Şimdi yeşil kart uygulamasından zenginler faydalanıyor fakirler faydalanamıyor diye Kaymakamlıklara talimat verilmiş zenginlerin kartı iptal ediliyor. Ben bugüne kadar yeşil kart ile tedavi olup memnun olanla karşılaşmadım. Kaldı ki yeşil kart uygulaması nedeniyle hastaneler de üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gören insanların şikayetlerini dinledim. Bunun için, ülkemize özgü siyasetçi olan Süleyman Demirel'in kendi üslubuna uygun icadı "yeşil kart" uygulamasına son verilerek "genel sağlık sigortası" sistemine geçilmesi gerekir.