Bilindiği üzere, "Sosyal Güvenlik Reformu" olarak adlandırılan 5510 sayılı "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu" 1 Ekim 2008 günü yürürlüğe girdi. Sosyal Güvenlik Sistemimizi büyük ölçüde değiştiren söz konusu yasanın getirmiş olduğu önemli yeniliklerden birisi analık borçlanmasıdır. Analık-doğum borçlanması usul ve esaslarını belirleyecek olan tebliğ 28 Eylül 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. Birçok kişi tarafından merakla beklenen analık-doğum borçlanmasını ile ilgili nihai usul ve esasları bugünkü yazımızda açıklamaya çalışacağız. Sigortalı çalışan borçlanma yapabilecek Öncelikle belirtmeliyiz ki, her doğum yapan kadın analık-doğum borçlanması yapamayacak. Doğum borçlanması yapacak olan kadınların öncelikle ve mutlaka hizmet akdine göre çalışıyor olması gerekir. Yani, bugüne kadar halk arasında bilindiği şekli ile SSK sigortalısı statüsünde (yeni, kanunda 4/A) olması gerekiyor. Doğum borçlanması için ikinci ve önemli bir diğer şart ise, doğum sonrasında, annenin çocuğunu yetiştirmek için işe gitmediği sürelerden 2 yıla kadar olan süreyi borçlanabilecektir. Biraz daha açacak olursak, işçi olarak bir işveren yanında çalışan kadın sigortalı, doğum nedeniyle ücretsiz izin kullanırsa veya çocuğunu yetiştirmek için işten ayrılırsa borçlanma hakkına sahip olacak. En fazla iki doğum ve dört yıl borçlanılacak Borçlanma süresi sınırsız olmayıp, her bir doğumda en fazla iki yıla kadar olan süreler borçlanılabilecek. Aynı şekilde doğum sayısı da sınırsız olmayıp, en fazla iki doğum sonrası kullanılan ücretsiz izin veya işten ayrılan süreler borçlanılabilecek. İkiden fazla doğum yapan kadınların bütün doğum sürelerini borçlanması mümkün değildir. Bu noktadan hareketle, SSK'lıların dışında kalan Bağ-Kur veya devlet memurlarının bu hükümler çerçevesinde doğum borçlanması yapmaları mümkün değildir. Doğum borçlanması ile ilgili önemli bir husus da, çocuğun sağ kalmasıdır. Doğan çocuğun ölü olması veya doğum sonrası yaşamaması halinde borçlanma yapılamayacak. Yaşayan çocuğu annenin büyütebilmesi için işini bırakmış veya işine gitmemiş olması gerekir. Çocuğun (bebeğin) bir süre yaşayıp daha sonra ölümü halinde ise, ölüm tarihinden sonraki kısımlar borçlanılamayacak. Çocuğun yaşadığı süreleri borçlanılması mümkündür. İşverenden belge alma zorunluluğu Doğum Borçlanması Tebliğine göre; "Ücretsiz doğum izni ya da analık izni süreleri ile 5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının doğum tarihinden sonraki iki yıllık süresi tabi olduğu iş yerince, onaylanan ve örneği Kurumca hazırlanan hizmet borçlanması başvuru belgelerine göre Kuruma yapılacaktır." Bu hükümden anladığımız, sigortalı olunmadan önceki doğum sürelerinin borçlanılma hakkı yoktur. Çalışırken doğum yapan kadınlar söz konusu haktan yararlanabileceklerdir. Çalışmayan kişilerin işvereni olmayacağına göre borçlanma yapmalarına da imkan yoktur. Doğumdan önceki ve sonraki 8'er haftalık izin sürelerinde işveren yok ise borçlanma imkanı da yoktur. Borcun hesaplanması Doğum borçlanmasını sigortalı kadın kendisi yapabileceği gibi vefat etmişse geride kalan hak sahibi eşi ile çocukları da yapabilirler. Borçlanma için başvuru tarihinde geçerli olan asgari ücret (bugün için 638.70 YTL) ile asgari ücretin 6.5 katı (4151.70 YTL) arasında başvuranın seçeceği rakamın yüzde 32'si üzerinden hesaplama yapılacaktır. Borç miktarı sigortalıya tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmelidir. Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar iptal edilir. Borçlanma işleminin iptal edilmesi, borçlanma hakkının sona erdiği anlamına gelmez. Daha sonraki zaman içinde aynı usul ile yeniden borçlanma yapılması mümkündür. Sadece ödenecek borç miktarı borçlanma tarihinde geçerli olan asgari ve azami ücrete göre değişecektir.