Cezaevlerinin içinde bulunan atölye ve benzeri yerlerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular sosyal güvenlik kapsamına alınıyor. Bilindiği gibi ceza ve tutukevleri bünyesinde faaliyet gösteren atölye ve tesislerde çalışan hükümlü ve tutuklular sigorta kapsamı dışında bırakılmışlar ve sosyal güvenlikten yoksun çalışmışlardı. Hükümet olumlu baktı Çalışan kişinin hükümlü veya tutuklu olması sosyal güvenlik kapsamı dışını itilmesi için neden oluşturmamalıdır. Gerçekten ceza ve tutukevleri içinde çalışan mahkumların kendileri kadar dışarıda bulunan eş ve çocukları ile bakmakla yükümlü oldukları ana ve babaları da sosyal güvenlikten yoksun kalmaktaydılar. Bu alanda meydana gelen problemlerini iyi tahlil eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı ortak bir çalışma içine girerek cezaevi ve tutukevi bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların sosyal güvenlik kapsamına alınmaları için bir tasarı hazırlayıp hükümete sundular. Hükümetinde olumlu yaklaşımı ile söz konusu tasarı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun TBMM'de görüşüldüğü sırada yasalaştırıldı. Sigortalı olmak zorunlu 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2'inci maddesine 4958 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile eklene bir fıkra ile cezaevi ve tutukevlerinde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların kısa vadeli sigorta kollarına zorunlu olarak girmeleri sağlandı. Yani cezaevleri ile tutukevlerinin içinde bulunan atölye ve tesislerde çalışan hükümlü ve tutuklular iş kazası ile meslek hastalıkları, hasatlık ve analık sigortası kapsamına alınmışlardır. Ancak bunlar uzun vadeli sigorta kolu olan ve emekliliği kapsayan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi tutulmamışlarıdır. Kanun koyucu iş yurtlarının tüm sigorta kollarına tabi olması halinde sigorta primlerini ödeyemeyeceklerini düşünerek uzun vadeli sigorta kollarını kapsam dışı tutmuştur. Ancak cezaevi içindeki atölyelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular istemeleri halinde 506 sayılı Kanunun 85 inci maddesindeki şartları taşımları kaydıyla isteğe bağlı sigortalı olabileceklerdir. Eş ve çocuklar da kapsamda Cezaevi içinde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların eş ve çocuklarıyla bakmakla yükümlü oldukları ana ve babaları da sağlık sigortasından normal çalışanlar gibi yararlanabileceklerdir. Sigortalının eş ve çocukları ile ana ve babasının sağlık yardımı alabilmesi için hastalandıkları tarihten geriye doğru bir yıl içinde en az 120 gün hasatlık sigortası primi ödemeleri gerekmektedir. Cezaevi ve tutukevlerinde bulunan tesis ve atölyelerde çalışan hükümlü ve tutukluların eşlerine gebelik halinde analık sigortasında öngörülen her türlü doğum yardımı da yapılacaktır. Son olarak cezaevleri ve tutukevlerinde çalıştırılanların işverenlerinin, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, işveren vekilleri ceza infaz kurumları ile tutukevleri iş yurtlarının sorumlu müdür ve amirleri olduğu kanunda belirtilmiştir. Yabancı işçiler sigortalı olacak Bilindiği üzere ülkemizde çalışan yabancı uyruklulardan (İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Hükümleri saklı kalmak kaydıyla ) 506 sayılı Kanuna göre sigortalı olmayı gerektirecek bir işte çalışmaları halinde zorunlu olarak kısa vadeli sigorta kollarına (İşkazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık ve analık) tabi tutulmakta, uzun vadeli sigorta kollarına (Malullük, Yaşlılık ve Ölüm sigorta kolu) ise ancak istekleri halinde ve istek tarihini takip eden ay başından itibaren tabi olmaktaydılar. 506 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle 6 Ağustos 2003 tarihinden itibaren yabancı uyruklu kişiler ile uyruksuzlar Türkiye'de sigortalılığı gerektirecek bir işte çalışmaya başladıkları takdirde işe giriş tarihi itibari ile zorunlu olarak tüm sigorta kollarına tabi olacaklardır. El halıcılığı işlerinde çalışanların sigortalılığı Bugüne kadar el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanmaktaydı. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 506 sayılı Kanunun 85 inci maddesi hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabiliyorlardı. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile 6 Ağustos 2003 tarihinden itibaren el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar tüm sigorta kolları kapsamına alınmıştır.