Prim affı geliyor

A -
A +

Sosyal Sigortalar Kurumu prim alacaklarının son hesaplamalara göre 6.1 trilyon TL olduğu, bu alacağın yaklaşık 3.6 trilyonunun özel sektörden, kalan 2.5 trilyonun ise kamu kurum ve kuruluşlarından kaynaklandığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından kamuoyuna açıklandı. Öte yandan, Bağ-Kur'un ise yaklaşık 16 trilyon civarında prim alacağı bulunduğu kurum yetkilileri tarafından bizlerin bilgisine sunulmuştur. Burada söz Bağ-Kur prim alacak miktarından açılmışken bir konuya açıklık getirmek lazım. Her ne kadar Bağ-Kur kayıtlarında kurumun sigortalılarından 16 katrilyon alacağı görülüyorsa da, bu alacağın önemli bir bölümü sanal alacak durumundadır. Örneğin; 1987 yılında vergi mükellefiyeti sebebi ile zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olan bir kişi yaklaşık 3 yıl sonra vergi kapanışı yapmıştır. Bağ-Kur'a ise vergi kapanışını bildirmemiştir. Bağ-Kur kayıtlarına göre bu kişi günümüze kadar sigortalıdır ve yaklaşık 20 milyar civarında prim borcu gözükür. Gerçekte ise, üç yıl sigortalıdır ve toplam 5 milyar civarında borcu bulunmaktadır. Kalan 15 milyarlık borç sanaldır, yani yoktur. Bağ-Kur alacaklarının reel durumunu tespit etmek amacı ile yoğun bir çalışma yürütülmektedir. Bu çalışma neticesinde kurumun gerçek alacağının 5-6 katrilyon civarında olacağını tahmin ediyoruz. Son birkaç aydır basın yayın organlarında SSK ve Bağ-Kur prim affı için çalışmalar yapıldığı belirtiliyor. Söz konusu haberler karşısında ne Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve ne de herhangi bir hükümet yetkilisi çıkıp bu haberlerin doğruluğu veya yanlışlığı üzerinde bir yorum yapmadı. "Sukut ikrardan gelir" atasözünden yola çıkacak olursak, gerçekten yakın bir tarihte SSK ve Bağ-Kur sigorta primlerine af geleceğini söyleyebiliriz. Yapılandırma gibi olmasın Bilindiği gibi, ülkemizde çok sık aralıklar ile vergi affı, vergi barışı, sigorta prim affı, borç yapılandırması adı altında genel anlamda "af" sayılabilecek düzenlemeler yapılarak vergi ve primlerini düzenli ödeyen vatandaşların devlete ve sisteme olan güveni sarsılmaktadır. Nasıl olsa bir gün af çıkacak düşüncesi ile vergi ve primleri ödemeyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur prim alacaklarının tahsilini hızlandırmak amacı ile 2001 yılında "af" benzeri bir düzenleme yapıldı. Söz konusu uygulama ile, prim borçları ile faiz toplamı tespit edildikten sonra, ileriye doğru yıllık yüzde 3 tecil faizi ile 18 ay taksitlendirme hakkı tanındı. O dönem için yıllık enflasyon rakamlarının yüzde 70'lerde olduğu hatırlanırsa bu uygulamanın borçlu işverenler için ne tür avantajlar sağladığı daha iyi anlaşılır. Anılan taksitlendirme sonrası zamanında başvuramayan veya müracaat ettiği halde çeşitli sebeplerle taksitlerini ödemeyen işverenler için iki kez süre uzatımı yapıldı. Bunlar yetmedi, 2003 yılı içinde "borçların yeniden yapılandırılması" adı altında kamuoyuna "af" geliyor havası verilerek yeni bir taksitlendirme imkânı verildi. Ancak, bu son yapılandırma kim tarafından ve ne amaçla yapıldığı anlaşılmayan garip bir sistemi uygulamaya soktu. İki yıl aradan sonra hem kurum yöneticileri ve hem de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı "yapılandırma" ile kurumun ve borçlu işverenlerin herhangi bir avantajının olmadığını, bu taksitlendirmenin prim tahsilini artırmak bir yana işleri daha da sarpa sardığını fark ettiler. Biz, yapılandırma çıktığı tarihlerde bu uygulamanın çok yanlış ve faydasız olduğunu köşemizde yazmıştık. Ancak, Bakanlık yetkilileri bu durumun kendilerinin de farkında olduklarını, IMF'nin istekleri doğrultusunda Hazine'nin böyle bir düzenleme istediğini açıklamışlardı. Bundan sonra yapılacak benzer düzenlemelerde geçmişten ders alınması bir zorunluluktur. Gerçekten, her yeni af ve benzeri uygulamalar işverenleri ve sigortalıları belirsizliğe ittiği kadar, kurum çalışanlarını da zor durumda bırakmaktadır. Son 4 yıl içinde dört defa bütün sorunlu dosyaları elden geçiren ve tekrar tekrar prim ve gecikme zammı hesabı yapan memurlar, bu dosyalardaki sorunların çözülmediğini gördükleri için çalışma şevkleri kalmamaktadır. Yeni bir af uygulamasına şimdiden isyan ettikleri yönünde duyumlar alıyoruz. Vergi barışı benzeri bir uygulama ile gelecek 10-15 yılın afsız geçirilmesini hedefleyen bir düzenleme gereklidir. Prim tahsilatı düşüyor Vergi veya prim affı ile ilgili söylentiler çıkmaya başladıktan sonra, cin şişeden çıktı misali geri dönüş olmuyor. Şu an için bütün işverenler SSK ve Bağ-Kur prim affı beklentisine içine girdiler. Bu sebeple kurumların prim tahsilatları son aylarda hızla düşmeye başladı. Yukarıda açıkladığımız üzere, prim affı ile ilgili olarak gerek Çalışma Bakanlığı ve gerekse Hükümet olumsuz bir görüş deklare etmediklerine göre, prim affı veya af benzeri bir uygulama çıkarılacak demektedir. Öyle ise, bu konuda yapılan çalışmanın derhal kamuoyuna açıklanması ve en kısa sürede hayata geçirilmesi gerekiyor. İşverenlerin beklenti içine sokularak sürenin uzatılması kurumlara zarar vermektedir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.