Sağlık nedeniyle iş akdinin feshi

A -
A +

Ankara'dan yazan bir okuyucumuz bir işyerinde yaklaşık 4 yıl çalıştığını, sigorta primlerinin bu süre içinde tavandan ödendiği, yaklaşık 4 ay önce vizite kağıdı alarak hastaneye gittiğini, bir ay hastanede kaldığını, toplam 4 ay raporlu kaldıktan sonra işe döndüğünde hizmet akdinin sona erdirildiğini belirtmiştir. İşveren İş Kanununun 17. Maddesinde belirtilen sağlık nedenlerine dayalı olarak hizmet sözleşmesini sona erdirmiş ve kıdem ve ihbar tazminatım ödenmemiştir. Bu okuyucumuz haklı olarak işverenin yaptığı bu işlemlerin yasalar karşısındaki durumunu sormaktadır. Ülkemizde iş hukuku ile ilgili olarak eleştiriye açık bir çok uygulama olmasına rağmen işçilerin hak ve hukukunu koruyan önemli düzenlemeler de bulunmaktadır. Bilindiği gibi İş Kanununun 17. Maddesinin 1. Fıkrası sağlık sebepleri ile işverenin bildirimsiz fesih hakkını düzenlemiştir. Aynı fıkranın (a) bendi işçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeplerden doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş günü sürmesi halinde, (b) bendinde ise, işçinin bulaşıcı veya iş ile bağdaşmayacak derecede tiksinti verici bir hastalığa tutulması halinde işverene bildirimsiz fesih hakkı vermektedir. Maddenin devamında "işçinin kendi kusuruna yükletilmeyen hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için hizmet akdinin bildirimsiz fesih hakkı; hastalık işçinin işyerinde çalışma süresine göre bildirim önellerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 70. Maddedeki sürelerin bitiminden başlar. Ancak işçinin işe gidemediği süreler için ücret işlemez " hükmüne yer verilmiştir. Bu açıklamalar ışığında okuyucumuzun sorusuna cevap verebiliriz.İşyerindeki çalışma üç yılı geçtiği için 8 haftalık ihbar öneli vardır. Yani, normal şartlarda işverenin hizmet akdinizi fesh ettiğini 8 hafta önceden işçiye bildirmesi gerekir. Aksi halde 8 haftalık ihbar tazminatı ödemek durumunda kalacaktır. Ancak hastalık nedeni ile işe devam edilmediği için işveren 8 hafta bildirim öneli, 6 haftada yukarıda bahsettiğimiz hastalık önelini kullanıp 3.5 ay geçtikten sonra hizmet akdini fesh ettiği için ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğünden kurtulmuştur. Konuyu kıdem tazminatı olarak ele aldığımızda, İş Kanunu'nun 17. Maddesinde belirtilen, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller dışında işverenin iş akdinin fesh etmesi halinde, işçinin kıdem tazminatı alma hakkı doğmaktadır. Sağlık nedeni ile iş akdinin fesh edilmesi de buna dahildir. İşçinin toplam çalışma süresi istirahat süresi ile birlikte 4 yıl 4 ay olduğu için son giydirilmiş ücretiniz üzerinden bu süreye uygun kıdem tazminatının ödenmesi gerekir. Daha açık ifade edecek olursak hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için 30 günlük ücretiniz tutarında kıdem tazminatı hak etmiş durumdasınız. Kıdem tazminatı için önce işveren ile görüşüp, sonuç alınamaması durumunda Çalışma Müdürlüğüne müracaat edilmesi veya iş mahkemesinde dava açılmasını öneririm. İhbar ve kıdem tazminatı ile diğer hakların kesin olarak alınabilmesi için dava yolunun seçilmesi gerekmektedir. Okuyucumuz işverenin kendisine verdiği bilgiler doğrultusunda İş Kanununa haklı eleştiriler getirmiştir. Zira işveren hastalık nedeni ile iş akdinin sonra erdiğini, bu nedenle ihbar ve kıdem tazminatı ödenmeyeceğini ileri sürmüştür. Halbuki, kanunda işverenin, bir işçinin hizmet akdini fesh etmeden önce, işçinin o işyerinde çalışma sürelerine göre bildirim önelleri öngörmüştür. İşveren bu süreye uymadan hizmet akdine son verilirse ihbar tazminatı ödemek durumunda kalacaktır. Bu bildirim önellerinin amacı, işçinin işinden ayrılacağını önceden öğrenmesi ve kendisine yeni iş aramak için zaman tanınmasıdır. Hatta, yasada bildirim önelleri içinde günde iki saatten az olmamak kaydı ile işçiye iş arama izni verilmesi zorunluluğu vardır. Ancak, yukarıda belirttiğimiz gibi İş Kanunu'nun l7. Maddesinin 1/son bendi ile işçinin istirahat süresinin uzaması halinde ihbar tazminatı ödemeden hizmet akdinin feshedilmesi öngörülerek haksızlığa neden olunmaktadır. İşçinin raporlu olduğu süre içinde iş arama şansı olmayacaktır. İşçi işine döndüğünde hizmet akdine son verildiğini öğrenecek ama ihbar tazminatı da alamayacağı için yeni iş arama sürecinde ekonomik yönden sıkıntıya düşecektir. İş Kanununda yapılacak değişiklik ile bu konunun daha adil bir çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.