Bilindiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SS ve GSS) Kanunu 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe girdi. Sosyal Güvenlik sistemimizde çok önemli değişiklikler yapan söz konusu Kanunun merakla beklenen uygulamalarından birisi de işveren sigorta primlerinde yapılacak olan yüzde beşlik indirimdi. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 13 Kasım 2008 tarihinde yayımlanan genelgeyle yüzde beş sigorta primi indirimi uygulaması başladı. Yüzde beşlik indirim ne ifade ediyor. Öncelikle buna bakmak lazım. 5510 sayılı Kanuna göre Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası prim oranı istisnalar hariç yüzde 20 olarak belirlenmiştir. Bunun yüzde 11'i işveren hissesi, yüzde 9'u ise işçi hissesidir. Örneğin 1000 YTL brüt ücreti olan bir işçinin aylığı üzerinden 90 YTL işçi hissesi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi kesiliyor. Aynı brüt ücret üzerinden işveren hissesi olarak ise 110 YTL prim hesaplanıyor. Yüzde beş indirimden sonra ise işveren hissesi olarak hesaplanan prim oranı beş puan indirildikten sonra yüzde altıya inecek. Bu halde örneğimizdeki işveren hissesi olarak hesaplanacak prim miktarı da 60 YTL olacak. Görüldüğü gibi işveren 50 YTL bir indirimden yararlanmış olacaktır. Bu açıklamalar ışığında şunu belirtmeliyiz ki, beş puanlık indirim tamamen işveren hissesinden yapılıyor. İşçilerin ödeyecekleri sigorta priminde herhangi bir indirim yapılması söz konusu değildir. Diğer yandan işveren için geçerli olan beş puanlık indirim sadece malullü, yaşlılık ve ölüm sigorta kolu üzerinden yapılmaktadır. İş kazası ve meslek hastalığı ile genel sağlık sigortası sigorta kollarından indirim yapılması söz konusu değildir. Borcu olmayana indirim Sigorta primlerinde uygulanacak olan ve işverenlerin istihdam maliyetini azaltmaya yönelik söz konusu uygulamanın önemli bir sınırlaması var. Anılan indirimden yararlanmak için işverenlerin muaccel hale gelmiş prim borçlarının bulunmaması gerekiyor. Ülkemiz sigorta prim ve vergi aflarıyla meşhur. Yıl olmuyor ki bir vergi affı veya prim affı olmasın. Bu kadar yaygın af uygulanan bir ülkede vergi ve prim toplamanın zorluklarını anlatmaya gerek yok. Diğer yandan primlerini düzenli ödeyen işverenlerin hep dile getirdikleri bir konu vardır. Sigorta primini veya vergisini zamanında düzenli ödemeyen kişilere af yapılıyor. Peki düzenli ödeyen işverenlere neden herhangi bir indirim yapılmaz? Bu soru yerden göğe kadar haklıdır. İşte, 5510 sayılı Kanun ile sosyal güvenlik primlerini düzenli ödeyen işverenlere yukarıda açıkladığımız yüzde beşlik indirim uygulanacak. Sosyal güvenlik prim borcu, idari para cezası veya işsizlik prim borcu veya bu borçlardan kaynaklanan gecikme zammı veya gecikme cezası borcu olan işverenler prim indiriminden yararlanamayacak. Prim borcu olan işverenlerin bazı durumlarda indirimden yararlanmasına imkân tanınıyor. Örneğin, belirli bir dönem prim borcu olan ve prim affına müracaat edip borçlarını taksitlendiren işverenler, taksitlerini düzenli ödedikleri sürece indirimden yararlanabilecekler. Diğer yandan zaman içinde borcu olan işverenler, borçlu oldukları sürece indirimden yararlanamayacaklar. Ancak, borçlarını ödedikleri veya 6183 sayılı Kanunun 43'üncü maddesine göre yapılandırdıkları takdirde indirimden yararlanmaya başlayacaklar. Buradan şunu anlıyoruz: Kuruma borçlu olan işverenler de prim indiriminden taksitlendirme yaparak yararlanabilirler. Önemli olan işverenin taksitlerini düzenli ödemesidir. Kaçak işçi çalıştırana indirim yok! İşverenlere uygulanacak olan sosyal güvenlik prim indirim uygulamasına getirilen ikinci sınırlama ise kaçak işçi çalıştırmaya yönelik olarak düzenlenmiş. Bu düzenlemeye göre, Sosyal Güvenlik Kurumuna tescil işlemini yapmadan işçi çalıştıran işverenlere prim indirimi yapılmayacak. Sigortasız (tescilsiz) işçi çalıştırdığı tespit edilen işverenler tespit tarihinden ileriye doğru bir yıl içinde beş puanlık prim indiriminden yararlanamayacaklar. Tabii ki, bir yıl içinde ikinci kez tescilsiz işçi çalıştırmaması gerekiyor.