Sosyal güvenlik sisteminden beklentiler

A -
A +

Sosyal güvenlik sistemimizi baştan sona değiştiren iki kanun tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülerek kabûl edildi. Her iki kanun, Cumhurbaşkanı'nın imzasında bekliyor. Cumhurbaşkanı imzalayıp Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecekler. Ancak, hükümet hem üç büyük sosyal güvenlik kurumunu tek çatı altında toplamada, hem de Genel Sağlık Sigortası ve Emeklilik Sigortası Kanunu'nu uygulamaya geçirmede kararlı görünüyor. Sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanması hemen herkes tarafından kabûl gören bir düzenlemedir. Bugüne kadar vatandaşımızın kafasında, neden üç farklı kuruma ihtiyaç var sorusu cevap bulamamıştı. Özellikle Emekli Sandığı'nın Bağ-Kur ve SSK'ya göre hizmet sunumunda ve aylık miktarında avantajlı olması sebebiyle vatandaşın devlete olan güven ve bakışında olumsuzluklara yolaçmaktaydı. Tek çatı iyi ama sorunları çözmüyor Sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanması, sistemin içinde bulunduğu sıkıntıları gidermek için yeterli değildir. Günlerdir sosyal güvenlik kurumları açıklarının bütçenin yüzde 16'sına ulaştığı açıklanıyor. Bu çok büyük bir rakam. Yaklaşık 15 yıl önce bunun yüzde 1 bile olmadığını hesaba katacak olursak, gidişatın ne kadar tehlikeli olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Sosyal güvenlik sisteminin içinde bulunduğu en büyük açmaz aktüeryal dengenin bozuk olmasıdır. Ülkemizde çalışan ile emekli sayısı eşitlenmeye doğru gidiyor. Halen bir emekli 1.7 çalışana denk geliyor. Olması gereken ise 4 çalışana bir emeklinin düşmesidir. Mevcut durumda üç sosyal güvenlik kurumunun gelirleri emekli aylığı ödemelerine yetmiyor. Sağlık giderleri ve idari giderlerin tamamı devlet tarafından genel bütçeden karşılanıyor. Bu gerçekleri bilmeyen yok. Çözüm ne olacak diye sorulduğunda işler karışıyor. Mevcut emeklilik sistemi ile gidilemeyeceği anlaşıldı. Dünyanın hiçbir ülkesinde 40 yaşında vatandaşlarını emekli eden bir sistem yok. Bir kere bütün toplumun emeklilik yaşında mutabakata varması gerekiyor. Bu kolay bir iş değil. Tek başına bir hükümetin yapabileceği bir şey yok. Toplumsal mutabakat sağlanmalı. Muhalefetin, sendikaların ve basınımızın konuyu bilimsel veriler ile ele alıp değerlendirmesi lazım. Paniğe gerek yok Meclis'ten geçen kanunlar için yazılması gereken çok şey var. Öncelikle Resmi Gazete'de yayınlanmasını beklemeliyiz. İlerleyen günlerde kanunun bütün ayrıntıları sizlere aktarılacak. Öte yandan, son günlerde bu kanun ile birlikte kazanılmış hakların kaybedilip edilmeyeceğine yönelik sorular var. Eşinden dul aylığı alan bir vatandaşımız kendi çalışmasından dolayı da yaşlılık aylığı almaktadır. Bir de Emekli Sandığı'ndan yetim aylığı da alabilir. Zira diğer aylıkları SSK tarafından bağlanmıştır. Bu halde yeni kanun bu kişinin haklarını elinden alacak mı? Öncelikle belirtmeliyiz ki, yeni kanun kazanılmış haklara dokunmuyor. Herkesin bunu bir kenara not etmesi lazım. İkinci olarak, mevcut kanunlara göre emekli olmaya hak kazandığı halde çalışmaya devam eden sigortalı veya memurlar için de bir değişiklik yok. Bu durumda olan vatandaşlarımız istedikleri anda emekli olabilecekler. Bunlar için bir hak kaybı söz konusu değil. Yenin kanun ile emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısı artırılıyor. Ancak, bu artışlar 30 yıl sonra haya geçecek değişiklikler. Kabûl etmek lazım ki, 30 yıl sonraki Türkiye'de çok şey farklı olacak. Bugünden bazı durumların plânlanması gerekiyor. Yukarıda belirttiğimiz gibi, emeklilik yaşı ile oynamak kolay değil. 30 yıl sonra uygulanacak sistemi bugünden belirlemek kolay. Zira, ileride uygulanacak sisteme muhalefet azalmaktadır. Dolandırıcılara dikkat Basın yayın organlarından sosyal güvenlik sisteminin değiştirilmesi ile ilgili haberler çıkmaya başladıktan sonra yalan yanlış bir çok söylenti ortalıkta dolaşmaya başladı. Bilindiği gibi kurt sisli havayı seviyor. Belirsizlik gibi görülen bu ortamda bazı dolandırıcılar yaşlı insanlarımızı arayarak belirli bir para karşılığı emekli olacaklarını söylemektedirler. Bu tür bilgi ve söylentiler tamamen gerçek dışıdır. Herhangi bir şekilde telefon yolu ile veya evinize gelerek size vaatlerde bulunan olursa inanmayın. Mutlaka SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı'nı arayın. Gerekirse polise başvurarak yardım isteyiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.