Sosyal güvenlikte yeni dönem

A -
A +

Sosyal güvenlik sisteminin finansman krizi içine düştüğü 1992 yılından itibaren, sosyal güvenlik kurumlarının birleştirilmesi dahil bir çok reform konuşulmaya başlanmıştır. Sistemin finansman açığını gidermeye yönelik olarak düşünülen bir takım yasal düzenlemeler yapılmıştır. Ancak bunlardan hiçbirisi, sistemin içine düştüğü sıkıntıdan çıkması için yeterli olmamıştır. İki gün önce Maliye Bakanı, Sağlık Bakanı ve Çalışma Bakanı bir araya gelerek sosyal güvenlik kurumlarının sorunlarını masaya yatırdılar. Toplantıda çıkan en önemli sonuç; üç kurumun tek çatı altında toplanması ve Çalışma Bakanlığına bağlanması olmuştur. Bu güne kadar kurumların birleşmesine Maliye Bakanlığı karşı çıkmıştı. Aslında Maliye Bakanlığının Emekli Sandığının faaliyeti ile uzaktan yakından alakası yoktur. Bakanlık gelir-harcama alanında faaliyet gösterirken, emekli Sandığı sosyal güvenlik hizmeti vermektedir. Emekli Sandığının sosyal tesisleri, otelleri ve kadrolarını elinden çıkarmak istemeyen maliye teşkilatı birleşmeye karşı çıkmıştır. Maliye Bakanları da bürokratik kadronun etkisinde kalarak engel çıkarmışlardır. Öncelikle yeni Maliye Bakanını vermiş olduğu bu kararından dolayı kutlamak lazım. Yeni kurulan hükümetin bakanları henüz bürokratik kadrolar tarafından çevrilemediği için, seçim bildirgesine uygun olarak hızlı kararlar alınmaktadır. Sosyal güvenlik kurumlarının bütçe açığı vermesinin önemli nedenlerinden birisi denetimden uzak kalan sağlık harcamalarıdır. Emekli Sandığı, kuruduğu otomasyon sistemi ile ilaç denetimini etkin olarak yapmaktadır. Bağ-Kur ve SSK'da bu sorun halen devam ediyor. SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devri ile birlikte ülkemizde sağlık alanında yeni bir dönemin başlaması bekleniyor. Hükümetin önceliklerinden birisi de bütün hastaneleri Sağlık Bakanlığının idaresine bırakmaktır. Sosyal güvenlik kurumalarının birleştirilmesi ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Zira Emekli Sandığı ve Bağ-Kur dışarıdan sağlık hizmeti satın almaktadır. SSK'da aynı konuma geçtiğinden, gerçek anlamda sigortacılığa dönecektir. Sosyal güvenlik kurumları tek çatı altında birleştirilince bunun vatandaşa yansıması ne olacaktır? Bilindiği gibi bu kurumalar arasında en yüksek emekli maaşını Emekli Sandığı ödemektedir. En düşük maaş ödemesini ise Bağ-Kur yapmaktadır. Yapılan hesaplamalar göre Emekli Sandığının aylığı 100 birim alındığında, SSK'nın emekli aylığı 72 birim, Bağ-Kur'un ise 61 birimde kalmaktadır. Görüldüğü gibi üç kurum arasında norm ve standart birliği bulunmamaktadır. Birleştirme gerçekleştiğinde aradaki farkı hemen kapatmak mümkün olmayacaktır. Bu uzun bir sürece yayılacaktır. Ancak bir an önce işe başlanması yerinde bir karar olmuştur. Emekliler ve çalışanlar arasında ayrı kurumlardan aldıkları maaş farklılığının ortaya çıkardığı adaletsizliğin giderilmesi sisteme olan güveni tesis için şar görünmektedir. Sosyal güvenlik kurumalarını yeniden yapılandırmaya giderken uluslararası normları dikkate almak gerekmektedir. Bilindiği gibi Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) kabul ettiği 102 sayılı sözleşme sigorta hizmetlerini 9 kola ayırmıştır. Bunlar; yaşlılık, malullük, ölüm, hastalık, analık, iş kazası, meslek hastalığı, işsizlik ve aile yardımıdır. Ülkemizde bu sigorta kollarından sekizi kısmen uygulanmaktadır. Aile yardımı ise henüz başlatılmamıştır. Halbuki 102 sayılı ILO sözleşmesini yaklaşık 27 yıl önce TBMM'de kabul etmişiz. Ülkemiz nüfusunun tamamının sigorta kolu bazında sosyal güvenliğinin sağlanması, primlerin buna göre toplanması bu gün karşılaşılan sorunların bir çoğunu çözmüş olacaktır. Sosyal güvenlik sisteminin bir yapıda toplanması kurum çalışanları içinde ayrı bir sorun oluşturacaktır. Zira nasıl üç kurum sigortalılarına ve emeklilerine farklı standartlarda hizmet ve ödeme yapıyorsa, her üç kurum çalışanlarının da arasında farklılıklar bulunmaktadır. Birleştirme sırasında kazanılmış hakları korumak gerekmektedir. Son olarak sosyal güvenlik sisteminin finansman krizinin asıl nedeni aktif pasif dengesinin bozulmasından kaynaklanan emekli aylığı ödemeleridir. Her üç kurumda da aktif pasif dengesi ´ nin altına düşmüştür. Dünya ortalaması 1/6 ile ¨ arasında değişmektedir. Bu dengesizlik düzeltilmeden yapılacak pek fazla bir şey yoktur. Yani erken emeklilik unutulmalıdır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.