SSK bildirgesine vergi...

A -
A +

Türkiye gariplikler ülkesi derler de, bu söze fazla kulak asmazdım. Ancak son yıllarda iktidarların yaptığı uygulamalara bakınca, gerçekten ülkemizin gariplikler ülkesi olduğunu düşünmeye başladım. Önce eğitime katkı payı adı altında Sosyal Sigortalar Kurumuna verilen sigorta prim bildirgelerinden ücret alınmaya başlandı. Daha sonra ise deprem bahane edilerek iki yıllığına özel işlem vergisi getirildi. Bu iki yıl hiç bitmez oldu. TBMM'de kabul edilen Özel İşlem Vergisi ile sigorta bildirgelerinden alınan vergiye zam yapıldı. Yanlış okumadınız sigorta prim belgelerinden alınan verginin süresi 2003 yılı sonuna kadar uzatıldı ve zamlandı. Söz konusu kanuna göre vergi dairelerine, belediyelere ve gümrüklere verilen vergi beyannameleri ile SSK'ya verilen bildirgelere uygulanan özel işlem vergisinin süresi 2003 yılı sonuna kadar uzatıldı. Vatandaş vergi dairesine ben vergimi ödemek istiyorum diye beyannamede verince, beyanda bulunduğu için (beyanname verdiği için) 4 milyon ayrıca vergi verecek. İşyerinizde işçi çalıştırıp SSK'ya bildiriyorsanız 4 milyon vergi ödeyeceksiniz. Bu ne mantıktır anlamak mümkün değil. Bir kişi veya şirketten çalıştırdığı işçilerin bildirimi ve primlerinin ödemesinden dolayı vergi alınıyor. Ödüllendirilmesi gerekirken cezalandırılıyor. Vergi ve sigorta beyanında bulunmayan uyanık vatandaşlar ise bu özel iletişim vergisinden kurtuluyor. Böyle şey olur mu demeyin. Burası Türkiye ve oluyor. Ak Partinin seçim bildirgesinde özellikle istihdamın artırılacağı, işsizliğe çözüm bulunacağı açıklanmıştı.. Sigorta bildirgesinden vergi alınarak işsizlik ödenmez. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile diğer yetkililerden bu verginin kaldırılması için gerekli girişimler de bulunmalarını bekliyoruz. Sağlık karnesi çilesi Yeni yıl ile birlikte SSK Hastanelerinde ki kuyruklara, Sigorta Müdürlüklerinde sağlık karnesi kuyrukları da eklendi. Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından ilaç israfına yönelik yürütülen çalışmalar doğrultusunda, sağlık karnelerine vatandaşlık numarası işlenmesine başlandı. Ancak emekli, çalışan ve bunların bakmakla yükümlü olduğu eş,çocuk, ana ve babalarının sağlık karnelerinde vatandaşlık numarası olmadığından değiştirilmesi gerekmektedir. Sigorta Müdürlüklerine yapılan başvuru da bu uygulama nedeni ile çok büyük artışlar meydan geldi. SSK Hastanelerinde muayene, tahlil ve ilaç kuyruklarına benzer kuyruk bu kez sağlık karnesi başvurularında görülmektedir. Okuyuculardan gelen şikayetler üzerine görüştüğümüz yetkililer de bu durumdan şikayetçiler. Çok yoğun başvuru olduğunu, cevap vermekte güçlük çektiklerini, kendilerine de gelen yakınma ve şikayetlerden dolayı çalışma veriminin iyice düştüğünü belirtmektedirler. Hemen uygulamaya geçilmesi nedeni ile böyle bir sıkıntının ortaya çıktığını belirten yetkililer konun zamana yayılarak çözülebileceğini, aksi halde karne almaya gelen vatandaşlar kadar çalışan personelinde büyük sıkıntılar çektiğini açıklamaktadırlar. Göreve başladığı günden itibaren başta SSK olmak üzere sosyal güvenlik kurumlarının sorunlarının çözümüne yönelik ciddi çalışmalar yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başeskioğlu'nun SSK yöneticileri ile soruna çözüm bulmasını bekliyoruz. Örneğin yığılmalar meydana gelen Büyük Şehirlerde bulunan Sigorta Müdürlüklerinde hafta sonu çalışmaları yaptırılarak sıkışıklığın önüne geçilebilir. Ancak hafta sonu çalışan personele verilen mesai ücreti yol giderini karşılamadığı için gönüllü personel bulmak sorun olacaktır. Bu da tahlil çilesi SSK hastaneleri hakkında basında olumsuz haberler yapılmasını doğru bulmuyorum. Bunun arkasında hastanelerin özelleştirilmesini isteyen lobinin yattığından şüphelenirim. Zira bugün Özel hastanelerin önemli bir bölümü SSK'nın yaptığı sevkler sayesinde ayakta duruyorlar. Ancak son aylarda SSK Göztepe Hastanesinde tahlil yapılmadığı için yoğun şikayetler almaktayız. Hekimler tarafından istenen bir çok tahlilin eskisi gibi bu hastanede yapılmadığı, Samatya, Okmeydanı ve Vakıf Gureba hastanesine gönderildiği belirtilmektedir. Veya Göztepe Hastanesinden alınan kan örneklerinin biriktirilerek bu hastanelere götürülüyor.Laboratuvar tetkiki sonucunda geri getiriliyor ,ancak bazı tahlil sonuçları bir aydan önce çıkmamaktadır. Yaptığımız araştırmada hastanenin teknik donanımının yetersizliğinin buna neden olduğunu öğrendik. İstanbul'un Anadolu yakasının en büyük ve tek donanımlı hastanesi olan Göztepe Hastanesindeki bu eksikliğin bir an önce giderilmesi gerekmektedir. Hastane yöneticilerinin de bu durumdan rahatsız olduğu, ancak yatırım yapma yetkilerinin olmadığı anlaşılıyor. Vatandaştan gelen şikayetleri SSK Başkanı ile Sağlık İşleri Genel Müdürüne duyurmak istedik. Umarım en kısa sürede çözüm üretilir. Ayrıca bu ay içinde hastanenin kalite belgesi almak için çalışmalar yürütüldüğünü öğrendik. Tahlil yapılmayan hastane kalite belgesini alamaz. Alırsa da anlamı olmaz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.