Sosyal Sigortalar Kurumu'nun kuruluş yasası 57. hükümet döneminde 616 sayılı KHK ile değiştirilmiş, Anayasa Mahkemesi söz konusu KHK'nin anayasaya aykırı olduğuna karar vermiş ve iptal etmişti. Bu karardan sonra Sosyal Sigortalar Kurumu kanunsuz kaldı ve çok büyük yönetim zafiyeti gösterdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve geçen hafta Çalışma , Aile ve Sosyal İşler Komisyonunda kabul edilerek Plan ve Bütçe Komisyonuna gönderilen yeni SSK Kurum Kanun tasarı gelecek hafta bu komisyonda görüşülecek. ğ Özerklik tarihe karışıyor Sosyal Sigortalar Kurumu Kanun tasarısının 1. maddesi ile 506 sayılı kanun ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Kanununa tabi olan sigortalıların, bu kanunlarda yer alan hükümler çerçevesinde sosyal güvenliklerini sağlamak diğer kanunlarda verilen görevleri yerine getirmek üzere kamu tüzel kişiliğine haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tabi Sosyal Sigortalar Kurumu kurulacağı belirtilmiştir. Buraya kadar herşey normal. Çünkü kurumun idari ve mali özerkliğinin olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak maddenin devamında "Kurum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili kuruluşudur." hükmü yer almaktadır. Anayasa mahkemesi tarafından iptal edilen 616 sayılı KHK ile getirilen bu düzenleme SSK'nın özerkliğini tamamen ortadan kaldırmaktadır. Zaten dönemin Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan SSK'yı bakanlıktan yönetmek için böyle bir çalışma içine girmiş, anayasa mahkemesi kararına rağmen bakanlıktan yönetmeye devam etmiştir. ğ SSK olmayan kuruma bağlanıyor Gözden kaçırılan ikinci konu ise yeni tasarı ile SSK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili kuruluşu haline getirilirken ortada Sosyal Güvenlik Kurumu diye bir kurum yok. Gerçekten Çalışma Bakanlığının yeniden yapılandırılması için çıkarılan ve Sosyal Güvenlik Kurumu kurulmasını öngören 618 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Bu iptal kararından sonra Sosyal Güvenlik Kurumu diye bir kurum kalmamıştır. Ancak SSK kuruluş kanun tasarısına baktığımızda olmayan bir kurumun ilgili kuruluşu haline getiriliyor. Bu tasarıyı hazırlayan ve Bakanın önüne getiren ilgili kişilerin öncelikle yapması gereken Sosyal Güvenlik Kurumu Kanun tasarısı hazırlaması ve TBMM sevk etmektir. Ancak bu çok önemli ayrıntının gözden kaçırıldığı anlaşılıyor. ğ Anayasa mahkemesi iptal eder Bu çalışmalardan anlaşılan SSK bir süre daha sağlıksız yönetilmeye devam edecek. Tasarının bu şekli ile yasalaşması halinde Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi yüksek bir ihtimaldir. SSK hem özerkliğini kaybediyor hem kanunen var olmayan bir kuruma bağlanıyor. Bu iki büyük ayrıntının gözden kaçırılmış olması tasarıyı hazırlayanların sosyal güvenlik uzmanı olmadıklarını göstermektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başeskioğlu bakanlık işlerinin yoğunluğu nedeni ile tasarıdaki bu ve benzeri ayrıntıları gözden kaçırmış olabilir. Bakanlık bürokratlarının dikkat etmemeleri de bir yana, Çalışma, Aile ve Sosyal İşler Komisyonunun gözden kaçırmış olması anlaşılır gibi değil. Sosyal Sigortalar Kurumunun Hukuk Müşavirliğine söyleyecek sözümüz yok. Bu güne kadar çok orijinal hukuki görüş verdikleri için bu tür ayrıntılara inememiştirler! ğ Birleştirme nerede? AK Parti'nin seçim beyanında SSK hastaneleri işle diğer Kurum hastanelerinin Sağlık Bakanlığına verileceği, sağlık hizmetlerinin tek elden yürütüleceği yazılıydı. Bunun yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumlarının da tek çatı altında birleştirileceği vaadinde bulunulmuştu. SSK tasarısına baktığımızda bu birleştirme ile ilgili herhangi bir çalışma olmadığı anlaşılmaktadır. SSK yönetiminin en önemli sıkıntıyı hastanelerin yetersizliğinden kaynaklanan sıkıntılardır. Yani yönetim enerjisini çoğunlukla sağlık hizmetlerine ayırmaktadır. Kurumun gelir kalemini oluşturan primlerin toplanması için yeterli çaba sarf edilememektedir. Bir an önce yapılması gereken, SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devretmek ve Sosyal Güvenlik Kurumlarını tek çatı altında toplayıp etkin bir yönetim sergilemektir. Bunları ben değil Ak Partinin seçim beyanı söylüyor.