Köşemizi takip edenlerin hatırlayacağı üzere, iki hafta önceki yazımızda SSK ve Bağ-Kur primlerine af niteliğinde ödeme kolaylığı yapılacağını duyurmuştuk. Zira, her iki kuruma borçlu olan işveren ve sigortalıların ciddi bir "af" beklentisi içine girdiklerini, bu sebeple kurumların tahsilatlarında son aylarda önemli sayılacak ölçüde azalma meydana geldiğini yazmıştık. Aradan daha iki hafta geçmeden plan ve bütçe komisyonunda Maliye Bakanlığı'nı ilgilendiren bir kanun tasarısı görüşülürken, milletvekilleri tarafından verilen bir önergenin kabul edilmesi ile birlikte SSK ve Bağ-Kur prim affı bir anda ülke gündemine oturdu. Bugüne kadar prim affı ile ilgili çıkan haber ve yorumların hiçbirisi hükümet üyeleri tarafından yalanlanmadı. Komisyon üyeleri bundan cesaret almış olabilirler. Tasarı geri çekildi Bilindiği gibi, 2001 yılından itibaren SSK ve Bağ-Kur prim borçlarına 4 kez ödeme kolaylığı veya yapılandırma adı altına düzenleme yapıldı. Ancak, söz konusu düzenlemeler soruna çare olamadı. Bu kez getirilecek düzenlemenin çok iyi düşünülmesi, kurumların görüşlerinin alınması ve gerçek anlamda bir kolaylık olması gerekiyor. Aksi halde, hem işverenler boş beklentiler içine girmiş oluyor, hem de kurumların çalışanları boş yere emek ve zaman kaybetmiş oluyorlar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın yaptığı açıklamaya göre, başbakanımız ayaküstü tasarı ile prim affı yapılamayacağını, daha ciddi bir çalışma ile ödeme kolaylığı getirilmesini istemiştir. Bunun üzerine komisyondan geçen tasarı geri çekildi. Prim affı tasarısının komisyondan geri çekilmesi üzerine Sosyal Sigortalar Kurumu tahsilatının azaldığını da dikkate alarak borçlu işverenlere yönelik bir açıklama yaptı. Yaklaşık 6 katrilyon prim borcu olan işverenleri yakından ilgilendiren bu açıklamayı öneminden dolayı köşemizde yayınlamayı uygun bulduk. SSK duyurusu "Son günlerde gerek yazılı ve gerekse görsel basında, kurumun birikmiş prim ve diğer alacaklarının ödenmesi hususunda, kamuoyunda "af" olarak nitelendirilen yasal düzenlemelerin yapıldığı/yapılacağı yönünde çeşitli haberler yayınlanmış bulunmaktadır. Bu durumun, gerek geçmiş dönemlerde kurumumuza borcu bulunan işverenlerimizin, gerekse geçmiş dönem borcu olmayan işverenlerimizin cari ay prim borçlarını da ödememe gibi bir eğilime girmelerine yol açtığı gözlemlenmiştir. Kurumun birikmiş alacaklarının tahsiline ilişkin "ödeme kolaylığı" ile ilgili bir yasal düzenleme çalışması olmakla birlikte, yapılan bu çalışmaların henüz sonuçlanmamış olması, ayrıca bu kapsamda yapılan çalışmalarda 2004 sonrasında tahakkuk eden borçları yer almadığından, işverenlerimizin, gecikme zammı, icra takibi gibi yaptırımlarla karşılaşmamaları, başka bir deyişle herhangi bir mağduriyete uğramamaları için prim ödeme yükümlülüklerini yasal süresi içinde yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu bakımdan, gerek özel sektör, gerekse resmi sektör işverenlerimizin ileride herhangi bir mağduriyetle karşılaşmamaları için tahakkuk eden borçların ödenmesi hususunda gerekli hassasiyeti göstermeleri önemle duyurulur."