Bilindiği gibi tasarrufu teşvik kesintisi yapılan çalışanların anaparalarının geri ödemesi için hükümet tarafından çıkarılan kanun yürürlüğe girdi. Bu kanuna istinaden Ziraat Bankası anaparaların geri ödemesine Mayıs ayı başından itibaren b aşladı. Aradan geçen 17 günlük süreye rağmen gerek özel sektör ve gerekse kamu sektöründe çalışanların büyük çoğunluğu anaparalarını alamadılar. Bu konu ile ilgili sizlerden aldığımız soruları tek tek cevaplamak yerine herkesin ihtiyacına cevap verecek şekilde aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır. Ziraat Bankası tarafından anapara ödemesi yapılanlar işyerlerinin bildirdiği rakam ile banka ödemeleri arasında aleyhlerine farklılık çıktığını gördüler. Bu farklılıklar nereden kaynaklanıyor? Tasarrufu teşvik kesintileri nedeni ile çalışanlara anapara ödemelerinde yaşanan sıkıntılar, ya işverenler tarafından tasarrufu teşvik hesabına işçinin ücretinden yapılan kesintilerin yatırılmaması veya işyerlerinin Ziraat Bankasına isim listelerinin bildirilmemesinden dolayı kaynaklanıyor. Ziraat Bankası'na bizzat başvurarak ana parasını alanlar, yapılan ödemenin eksik olduğunu düşünmeleri halinde, işyerlerine başvurarak, isim listelerinin bildirilmesini sağlaması gerekmektedir. Ancak ücretinden tasarrufu teşvik hesabına kesinti yapılmasına rağmen, işveren tarafından tasarruf parası yatırılmayanların durumu farklılık arz etmektedir. Yaptığımız araştırma sonucunda işverenin çalışanların ücretinden yaptığı tasarruf kesintisini yatırıp yatırmadığını denetleyecek bir birimin olmadığını öğrendik. Sadece SSK adına prim incelemesi yapan sigorta müfettişlerinin inceledikleri konu ile sınırlı olarak tasarrufu teşvik denetimi yapmaktadırlar. Bu denetiminde amacı doğrudan tasarruf hesabına yönelik değildir. İşveren tasarruf parasını yatırmadığı için hak kaybına uğrayanların çıkış yolu yok gibi görünüyor. Bu durumda olanlar ancak Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurarak işverenden tasarruf kesintilerinin tahsilini talep edebilmektedirler. Sosyal Sigortalar Kurumu ise, inceleme yapılması için sigorta müfettişine göndermektedir. Sigorta müfettişleri ise iş yoğunluğu nedeni ile ancak aylar hatta bazen yıllar sonra inceleme yapabilmektedir. Yani parası yatırılmayan çalışanların haklarını aramaları oldukça zor görünüyor. Yukarıda belirttiğimiz gibi işverenlerin isim listesini bildirmemelerinden dolayı eksim anapara alanların ise işyerlerine giderek isim listelerini bildirmesini sağlamaları gerekmektedir. İkinci bir sıkıntı Ziraat Bankası eleman sıkıntısı nedeni ile kendisine ulan isim listelerini ve karşılığında tasarruf ödemelerini sistemine giremedi. Bu nedenle de bu güne kadar işverenlerin şubelere ibraz ettiği listelere göre ödemede bulundu. Merkez kişilerin hesabına veriler girilmediği için şubelerin sisteme girerek bilgi alması mümkün olmadı. Yani şubelerin banka kayıtlarına bakarak, kimin adına ne kadar kesinti yapıldığını görmesi teknik olarak mümkün değildi. Son bir yıl içinde Ziraat Bankası hızlı bir çalışma ile elindeki verileri güncelledi. Yeni sisteme göre şubeler her bir kişi için ne kadar ana para ve ne kadar nema toplandığını görmeye başladılar. Ancak kesintilerin tümü yapılmış ve bankaya yatırılmış olsa bile, geçmiş dönemlerde isim listesi bildirilmediği için, şimdi banka şubesine giden birçok çalışana ana parası eksik ödeniyor. İşte son günlerin gündem maddelerinden birisi olan eksik nema ödemelerinin arka palanında yatan gerçek budur. Tasarruf anapara ödemelerindeki gecikme ve eksik ödemeler nedeni ile hükümete haksız eleştiriler yapılmaktadır. Yukarıda açıkladığımız gibi aksaklıkların kaynağı, tasarrufu teşvik primlerini toplayan Ziraat Bankasının aradan geçen 15 yıllık süreye rağmen gerekli alt yapıyı kuramamasıdır. Son olarak şunu belirtmeliyim ki; tasarrufu teşvik kesintisi uygulamada olduğu süre içinde çalışanların brüt ücretinden yapılmıştır. Bu nedenle kime ne kadar ana para veya ileride nema verileceğini hesaplamak mümkün değildir. Bazı gazetelerde şu meslek grubu şu kadar, asgari ücretli bu kadar anapara ve nema alacak diye çıkan haberlere kulak asmayınız. En doğru bilgiye çalıştığını işyerinden alacağını liste fiyatlarından ulaşabilirsiniz. Not: Çalışma hayatı ile ilgili olarak gündem maddesi şüphesiz TBMM'de görüşülen İş Kanunu tasarıdır. Tasarı üzerinde yapılan görüşmeler tamamlanamadı ve haftaya kaldı. Bu nedenle İş Kanunu ile ilgili yapılan değişikliklerin teknik yönünü tasarının yasalaşmasından sonra sizlere aktaracağız. Okuyuculara cevaplar Turhan Kılıç- Sigorta başlangıcınız Nisan 1981 tarihinden önce olduğu için 18 yaş öncesi hizmetleriniz prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirileceği gibi sigortalılık süresine de esas alınarak emeklilik işlemleriniz yapılacaktır. Verdiğiniz bilgilere göre 45 yaşınızı ikmal edeceğiniz Mayıs 2009 tarihinde en az 5000 gün prim ödemesi ile emekli olabilirsiniz. Hasan Dönmez- Askerlik borçlanmasını 1998 yılında yaptığınız için o dönem geçerli olan mevzuat gereği sigorta başlangıcınız askerlik süresi kadar geriye gidecektir. 1994 yılında çalışmaya başladığınız ve halen devam eden çalışmanıza aynı işyerinden ara vermeden çalışmanızı sürdürürseniz 1995 yılında hissedar olduğunuz şirket nedeni ile Bağ-Kur sigortasına girmenize gerek kalmayacaktır. Ne zaman ki sigortalı çalıştığınız işyerinden çıkışınız yapılırsa, o tarih itibarıyla Bağ-Kur sigortasına zorunlu olarak girmeniz gerekir. Doğum tarihininiz yazmadığınız için ne zaman emekli olabileceğinizi yorumlamamız mümkün olmamıştır. Ramazan Akif- Bildiğiniz gibi basın kanuna tabi bir işte çalışanlar (matbaa dahil) 506 sayılı Sosyal Sigortalar kanunun ek 5. maddesine göre halk arasında yıpranma olarak adlandırılan itibari hizmet almaktadırlar. Söz konusu maddeden yararlanabilmek için basın kanuna tabi işte en az on yıl çalışmış olmak gerekiyor. Verdiğiniz bilgilere göre tam 22 yıl basın işyerinde çalışmaktasınız. İtibari hizmet ile birlikte emekli olabilmek için sigortalılık süreniz 25 yılı geçmiş bulunuyor. Prim ödeme gün sayınızda emekli olmak için yeterli görünüyor. Ancak doğum tarihiniz okunmadığı için emeklilik tarihiniz tam olarak tespit etme imkanımız olmadı. Yaşar Sargı- Gelir Vergisi Kanununa 31. maddesinde sakatlık indirimi ile ilgili düzenleme yapılmıştır. Buna göre; Çalışma gücünün asgari %80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derecede sakat, asgari %60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgari %40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılmıştır. Sakatlık indirimi özel indirim tutarının; birinci derece sakatlar için sekiz katı, ikinci derece sakatlar için dört katı, üçüncü derece sakatlar için iki katıdır. Sakatlık derecelerine göre tespit edilecek indirimler, özel indirime eklenerek hizmet erbabının ücretinden indirilir.