İşyerinde düzenin sağlanabilmesi için bazı durumlarda işçilere disiplin cezası uygulanabilir. Ücret kesme cezası da bu yöntemlerden birisidir. Ancak işverenin bu yetkiyi keyfi olarak kullanmasının önüne geçmek için İş Kanunu'nda uygulamanın şartları ve sınırları kesin olarak belirlenmiştir. İşçiye ücret kesme cezası verilebilmesi için, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde bu cezanın öngörülmüş olması gerekir. Ayrıca hangi hallerde ücret kesme cezasının uygulanabileceğinin de hizmet sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinde belirlenmesini kanun zorunlu tutmaktadır. Burada hemen belirtmek gerekir ki, ücret kesme cezası, işçinin işverene verdiği zarar karşılığı ücretinden yapılan kesinti değildir. İş Kanunu'nda işçinin işverene verdiği zararı karşılama usul ve esasları ayrı bir madde olarak düzenlenmiştir. Bizim konumuz disiplini sağlamaya yönelik ücret kesme cezasıdır. Ceza iki gündelikten fazla olamaz İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılacak kesintilerin işçiye derhal sebepleriyle birlikte bildirilmesi gerekir. Ücret kesme cezasının bir ayda iki gündelikten fazla olamayacağı kanunun emredici hükmüdür. Parça başına veyahut yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde bir ay içinde işçinin iki günlük kazancından fazla ücret kesme cezası verilemez. Görüldüğü gibi kanun koyucu bir ay içerisinde işçi ücretinden iki gündelikten fazla ücret kesintisi yapılamasına müsaade etmemektedir. İşçinin ücret kesme cezasının miktarını belirlemede, yapılan işin karşılığı genel anlamda asıl ücreti esas almak gerekir. Bir başka anlatımla işçiye ödenen, prim, ikramiye, fazla mesai v.b. alacaklar iki günlük ücretin hesabında dikkate alınmaz. İşçinin bir ay içinde birden fazla eyleminden dolayı birden fazla ücret kesme cezası uygulanabilir. Ancak, kanunun öngördüğü ücret kesme cezası sınırı her bir fiil için ayrı ayrımı uygulanacağı sorusu akla gelebilir. Kanunun ifadesine bakıldığında bu sorunun cevabı bulunabilir. Kanunda geçen ".... işçi ücretlerinden bu yolda yapılacak kesintiler.." ibaresinde işçiye farklı eylemlerinden dolayı birden fazla ücret kesme cezası verilebileceğini, ancak işçinin farklı eylemlerinden dolayı da olsa uygulanabilecek ücret kesme cezasının bir ay içinde iki gündelikten fazla olamayacağı anlaşılmaktadır. İşçinin farklı eylemlerinden dolayı birden fazla ücret kesme cezası verilmesi durumunda, bir ay içinde iki günlük yevmiyesinden fazla ücret kesintisi yapılamayacağına göre, gelecek ay ücretlerinden kesinti yapmak mümkündür. Bu hakkı sonsuz olarak düşünmemek lazım. Kanunda zaman sınırı konmamasına rağmen, birkaç yıl sonra verilen cezaların işyerinde disiplin sağlamaya yönelik olduğunu söyleyemeyiz. İşveren, şartlar oluşmadığı halde, işçi ücretinden kesinti yapar veya ücret kesme cezasının sebebini bildirmezse iki yüz milyon (200 YTL) lira para cezasına çarptırılacaktır (İK m.102). İşveren, işçinin ücretinden iki gündelikten fazla ücret kesintisine giderse de, yine 200 YTL idari para cezası ile karşılaşacaktır. İşçi, işverenin ücret kesme cezasını yersiz ve hasız bulursa iş mahkemesinden cezanın kaldırılmasını isteyebilir. Yani, ücret kesme cezasına karşı işçinin dava hakkı bulunmaktadır. Cezadan sonra fesih haksızdır İş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret kesme cezası uygulandıktan sonra, işçinin aynı eyleminden dolayı iş akdinin feshedilmesi haklı değildir. Zira bir suçtan dolayı iki ayrı ceza verilmesi hukukun genel prensiplerine aykırıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında ve öğretide bu durum kabul edilmektedir. (Örnek olması bakımından Yargıtay 9'uncu Hukuk Dairesi'nin 9 Aralık 1997 tarih, 1997/17214 E, 1997/211011 K sayılı kararına bakılabilir.) İşçilerden yapılan ücret kesinti cezalarının kullanımı işverenin inisiyatifine bırakılmamıştır. İşverenler ücret kesinti ceza tutarlarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca açılacak bir banka hesabına bir ay içinde yatırmak zorundadırlar. Ücret kesme cezası karşılığı kesilen paralar işçilerin eğitim ve sosyal hizmetleri için kullanılır.