Vergi denetmenlerini küstürmeyin

A -
A +

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Gelir İdaresi Başkanlığı Kanun tasarısı, Maliye Bakanlığı bünyesinde teftiş ve denetim görevi yapan birimler arasında rahatsızlığa yol açan düzenlemeler içermektedir. Maliye Bakanlığı içinde Maliye Müfettişleri ile Hesap Uzmanları arasında yaşanan rekabet, bu kez Gelir Kontrolörleri ile Vergi Denetmenlerini dışlamaya kadar ileri gitmiştir. Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan istatistiklere bakıldığında vergi denetimlerinin yaklaşıl yüzde doksanının Vergi Denetmenleri ve Gelir kontrolörlerinin yaptığı görülmektedir. Bugün herkes biliyor ki, vergi denetmenleri olmadan Maliye Bakanlığının vergi denetimi yapması mümkün değildir. Maliye Müfettişleri ve Hesap Uzmanlarının yaptıkları vergi incelemesi çok sınırlı ve yetersiz kalmaktadır. Maliyenin denetim anlamında gerçek yükünü taşıyan, her an vergi mükellefleri ile yüz yüze gelen vergi denetmenleri, çok çalışmalarının karşılığı olacak ki, hak ettikleri özlük haklarına ve statüye kavuşamamışlarıdır. Çünkü Maliye Bakanlığının üst yönetimine hakim olan diğer birimler kendilerine rakip çıkmasını istememektedir. Vergi denetmenlerinin akıbetine şimdide Gelir Kontrolörleri uğramaktadır. Sayısal olarak vergi denetmenlerinden sonra en fazla vergi incelemesi yapan birim olan Gelir Kontrolörleri de vergi denetmenleri kadar olmasa da Maliye Bakanlığı içinde hak ettikleri statüye kavuşamamışlardır. Özlük hakları yönünden Gelir Kontrolörlerinin durumu daha iyidir. Müfettişlerin ayrıcalığı nedir? Bilindiği gibi hükümetimiz kamuda köklü bir yönetim değişikliğine gitmektedir. Aslında gerekli değişiklikleri yapmakta hayli geç kalınmıştır. Ancak, Başbakanımızın takibi neticesinde bürokrasinin direncinin kırılacağı anlaşılıyor. İşte kamuda reform çalışmalarının bir ayağı olarak Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı adı altında bir birim oluşturmak için kanun tasarısı hazırladı. Bu Kanunun amacı gelir idaresini tek elde toplamak, daha etkin ve güçlü vergi tahsilatına yönelik idari düzenlemeler yapmaktır. Tasarı incelendiğinde Maliye Müfettişleri ile Hesap Uzmanlarının bu idarenin dışında bırakıldığı anlaşılıyor. Daha ileri araştırma yaptığımızda bu tasarının mimarlarının maliye müfettişleri ile hesap uzmanlarının olduğu görülmüştür. Peki gelir idaresi dışında ne iş yapacak maliye müfettişleri anlamış değiliz. Maliye Bakanlığının bütün imkanlarını kullanarak 10 yıl süre ile kendilerini yeminli mali müşavirliğe hazırlayıp, sınavsız yeminli mali müşavirlik mührünü aldıktan sonra kendilerine çalışmaya başlamaktan başka ne yaparlar? Tasarıda en çok tepki gösterilen konulardan bir tanesi de, vergi denetmenleri ile gelir kontrolörlerinin toplandığı çatı olarak kurulacak yeni özerk idarenin üst kademelerine Maliye müfettişleri ile hesap uzmanlarının getirilecek olması. Kendilerine makam hazırlamanın bir diğer yolu. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın içerisinde yer alan gelirler kontrolörleri merkezi denetim elemanı olma vasfını yitirmiş, vergi denetmenlerinin yapı içerisinde bir kişilik kazanmaları açıkça önlenmiştir. Sayıları 3.000'i bulan, Türkiye'nin ve Maliye Bakanlığı'nın en büyük denetim, teftiş ve inceleme grubu olup, en fazla vergi incelemesi yapan vergi denetmenleri, yeni tasarıda hiçbir denetim birimi içerisinde yer almamıştır. Maliye Bakanlığı içinde bu haksız düzenlemelerin önüne geçilemeyeceği bilindiği için, şimdi bütün umutlar Başbakanlıkta yapılacak değişikliklere kalmıştır. Bu konuda Türkiye'deki denetim düzeninin bozukluğunu çok iyi analiz eden Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'e büyük görev düşmektedir. Maliye Bakanlığı içinde bu güne kadar kimin çalışıp kimin çalışmadığını eldeki veriler ile değerlendirip, vergi denetiminin bel kemiği olan denetmenler ile kontrolörlerin diğer denetim birimleri tarafından sınıf ayrımına tutulmasına müsaade etmemesini bekliyoruz. SSK'dan sahte müfettiş uyarısı Son yıllarda kayıt dışı istihdamın had safhaya ulaştığını gören bazı sahtekarlar Müfettiş kılığına girerek işverenleri dolandırmaktadır. Zaman zaman bizlere de bu yönde ciddi şikayetler gelmektedir. Ancak, bu güne kadar takip ettiğimiz işlerden bir sonuç alamadık. Zira şikayette bulunanlar iş işten geçtikten sonra yetkilileri haberdar etmektedirler. Bu çeşit dolandırıcılık faaliyetlerinin artması üzerine Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından vatandaşlarımızın dikkatli olması için aşağıdaki açıklama yapılmıştır. "Kurumumuz ile ilişkisi bulunmayan bazı kişilerin, Kurumumuz adına denetim ve inceleme yapıldığı izlenimini vermek suretiyle bağlantı kurdukları işyerlerinde yemek davetiyesi, kitap ve benzeri şeyleri sattıkları, çeşitli yayınları için abonelik kaydı yaptıkları, Sigorta Müfettişleri tarafından düzenlenmiş kampanya görüntüsüyle yardım ve bağış talebinde bulundukları, zaman zaman görsel ve yazılı basında da yer almaktadır. Kurumumuz prestijini zedeleyebilecek ve işverenleri de mağdur edecek nitelikte haksız çıkar sağlamaya yönelik bu davranışların önlenebilmesi; sorumluları hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasına bağlıdır. Kurumumuz adına denetim ve inceleme yapmaya gelen kişilerden "Kurum kimlik belgesi"nin ibrazının istenmesi, ibraz edilmediği takdirde derhal en yakın zabıta kuvvetlerine (polis veya jandarma) bildirilmesi duyurulur."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.