Yeni çalışma bakanını bekleyen problemler

A -
A +

Ülkemizde sosyal güvenlik ve çalışma hayatını ilgilendiren kanunlarda son üç yıl içinde yapılan değişiklikler sonucu tam bir hukuki kargaşa yaşanmaktadır. Bir televizyon programında, 3 Kasım seçimleri sonunda tasfiyeye uğrayanlar arasında bulunan eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ın konuşması dikkatimi çekti. Yaşar Okuyan "57. Hükümet olarak çok büyük reformlar yaptık ama bunları halka anlatamadık" dedi. Sosyal güvenlik alanında çıkarılan Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerin akıbetinden hiç bahsetmedi. Doğrusu seçmenin verdiği ders neticesinde tasfiyeye uğrayan bir bakanın arkasından yazılıp çizilecek çok şey yoktur. Ancak, halen halk bizi anlamadı diye açıklama yapılmasına şaşırmamak elde değil. Yaşar Okuyan'ın öncülüğünde sosyal güvenlik yasalarında yapılan değişikliklerin bu gün ne durumda olduğunu birkaç örnek ile açıklamak gerekiyor. İlk değişiklik 4447 sayılı yasa ile sosyal güvenlik reformu olarak takdim edilen emeklilik yaşında yapıldı. Bu yasanın emeklilikte kademeli geçişi öngören çok önemli maddeleri Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. TBMM inisiyatifi alarak iptal edilen maddeler ile ilgili yeni düzenlemeler yaptı. Böylece ortaya çıkabilecek sakıncalar kısmen giderilmiş oldu. İkinci büyük değişiklik 4 Ekim 2000 tarihinde yürürlüğe giren, Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, Bağ-Kur Kanunu, İş Bulma Kurumu Kanunu ve Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığının kuruluş Kanununda değişiklik yapan üç KHK ile yapıldı. Bunlardan en önemlisi SSK'nın kuruluş Kanunu olan 4792 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 616 sayılı KHK'dir. Anayasada Kamu kurumlarının kanun ile kurulup, kaldırılabileceği açıkça belirtilmesine rağmen, SSK'nın kuruluş kanunu, KHK ile değiştirildi. Bu KHK yayımlandıktan hemen sonra Anayasa aykırı bulunarak iptal edildi. Ortaya bir boşluk çıkmaması için TBMM'sine yeni düzenleme yapması için bir yıl süre verildi. Bu süre 9 Kasım 2001 tarihinde sona ermesine rağmen henüz bir düzenleme yapılmadı. Yani şu anda genel bütçeden sonra en büyük bütçeye sahip olan, yaklaşık 34 milyon kişiye hizmet veren ülkemizin en büyük sosyal güvenlik kurumunun kuruluş kanunu yok. Bazı mahkemeler bu nedenle SSK'yı muhatap kabul etmiyor. Çalışanlara ek ödeme altında yapılan maaş ödemesi avans olarak ödeniyor. SSK yeni uzman doktor alamıyor. Personel atamaları yapamıyor. Kurumun 70 bin çalışanı kanunsuzluk nedeni ile çok büyük sorunlar yaşıyor. 616 sayılı KHK ile SSK'nın denetiminde çok önemli bir yer tutan ölçümleme işlemi ortadan kaldırıldı. Kurum kanunsuz olmasına rağmen ölçümleme yapıyor. İşverenler mahkemeye giderek bu işlemleri hemen iptal ettiriyorlar. Sırf ölçümleme nedeni ile kurum trilyonlarca prim geliri kaybına uğramaktadır. Benzer aksaklıklar Bağ-Kur Kanununda değişiklik yapan 619 sayılı KHK içinde geçerlidir. Anaysa Mahkemesi bu kararnameyi de iptal ettiği için Bağ-Kur sigortalıları basamak yükseltmeden tutun, sağlık yardımları almaya kadar bir dizi sorunlar ile iç içe yaşamaktadır. Yine iptal edilen KHK'lerden birisi de İş-Kur ile ilgili olanıdır. İş-Kur'un da kuruluş yasası yoktur. Ayrıca sosyal güvenlik kurumlarını tek çatı altında toplamaya yönelik çıkarılan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile ilgili KHK'de iptal edilmiştir. Görüldüğü gibi Yaşar Okuyan tarafından çıkarılan her Kanun ve KHK Anayasa Mahkemesi engeline takılmıştır. Yerine yeni düzenlemeler yapılmadığı içinde sosyal güvenlik kurumlarında kaos yaşanmaktadır. Bu karışıklık yetmez gibi üç yıl içinde SSK'ya 9 Genel Müdür atayarak kurumun hafızasını yok etmiştir. Şu anda 9 Sigorta Müdürü hariç tüm Sigorta Müdürleri, kuruluş yasası olamadığı için, vekaleten görev yapmaktadırlar. Daire Başkanlıklarında asaleten görev yapan yok denecek kadar azdır. Bunlar yetmez gibi SSK Hastaneleri önünde kuyrukları kaldıracağız diye taahhütlerde bulunup başaramayınca işi Sağlık Bakanlığına devretmeye kalkıştı. Ancak onu da tamamlayamadan koltuğunu bırakıp gitti. İşte Sayın Yaşar Okuyan'ın, halkın anlamadığı dediği reform yasaları. Takdirini size bırakıyorum. Yeni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı göreve geldiğinde, bakanlığına bağlı kuruluşlar olan SSK; Bağ-Kur, İş-Kur, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı gibi kurumların kanunsuz olduğunu görecek. Asgari ücret tespiti, tasarrufu teşvik ödemeleri, iş güvencesi yasası gibi sorunların yanında, bağlı kuruluşlarında bir an önce yasal hale gelmesi için çalışması gerekecek. Doğrusu Başbakan gibi Çalışma Bakanı da ateşten gömlek giymiş olacak.

300
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.