Sosyal güvenlik reformu olarak adlandırılan "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu" Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek kabul edildi. Uzun süreden beri ülke gündemini işgal eden ve hepimizin hayatını önemli ölçüde etkileyecek olan böyle kapsamlı bir kanunun öncelikle hepimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Önümüzdeki günlerde bu kanun ile ilgili ayrıntılı bir yazı dizisini köşemizde yayınlayacağız. Bugünkü yazımızda anılan kanun ile birlikte 65 yaşını tamamlamış vatandaşlarımızdan muhtaç olanlar ile özürlü vatandaşlarımıza aylık bağlanmasını düzenleyen 2022 sayılı Kanunda yapılan değişiklik hakkında bilgi vermek istiyorum... Kamuoyunda 65 yaş veya sakatlık maaşı kanunu diye bilinen 2022 sayılı "Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun" kapsamında hak etmediği halde ödenen aylıklar ile ilgili daha önce takibata uğrayanlara af çıktı. 65 Yaşını Doldurmuş, Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna eklenen maddeyle, kanuna göre aylık alan kişilere, bugüne kadar yersiz ödenen ve geri alınması gereken aylıklar ve bunlardan doğan ceza ve faizler silinecek. Konuyu açacak olursak, 65 yaşını doldurmuş ve muhtaç olduğu için 2022 sayılı Kanuna tabi olarak yaşlılık aylığı alanlar ile sakat olduğu için yine aynı kanuna göre aylık alan vatandaşlarımıza yersiz olarak ödenen aylıklar ile bu aylıklara işletilen faizler ve cezalar artık geri istenmeyecek. Bir nevi af niteliğinde olan bu düzenleme sadece bugüne kadar ödenen yersiz aylıklar ve bu aylıklara yürütülen faizleri kapsamaktadır. Bundan sonra hak etmediği halde sakat veya yaşlılık aylığı alacak olan kişiler önceden olduğu gibi hem aldıkları aylıkları geri ödeyecekler hem de ödeme tarihine kadar işleyecek faiz ve cezaları ödemek zorunda kalacaklar. Yaklaşık 80 bin yaşlı ve özürlü vatandaşımızı ilgilendiren bu düzenleme Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan tüm partilerin ortak kararları doğrultusunda alınmıştır. Yukarıda belirttiğimiz gibi af niteliğinde olan bu düzenlemeye uzun bir süreden beri ihtiyaç bulunmaktaydı. Özellikle kurumlar arasında otomasyon ağının yeterince kurulamaması yani kamu kurumlarının bilgi akışının yetersiz olması, kanunun yorumlanmasının uzmanlık alanı olmayan kişiler için çok zor bulunması ve dolayısıyla danışmanlık hizmetlerinin yetersiz olması nedeniyle çoğunlukla bilinçsiz olarak alınan aylıklardan dolayı bu vatandaşlarımız ciddi zorluklar yaşamaktaydı. Zaten geçim sıkıntısı içinde olan ve kıt kanaat geçinen bu vatandaşlarımızın aldıkları aylıkları geri ödemede çektikleri sıkıntılar hat safhaya ulaşmıştı. İşte bu durumda olan yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlarımız ile özürlü vatandaşlarımızın sorununa yönelik çıkan bu kanun sosyal barışın tesis edilmesinde de önemli bir işlev görecektir. >> Çocukların sigortalılığına denetim geliyor Geçen haftaki yazımızda, TBMM'de görüşülen ve perşembe günü kabul edilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu yürürlüğe girmeden küçük çocukların sigortalı yapılmasına yönelik değerlendirmemizi yapmıştık. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı geçen hafta içi sosyal güvenlik müdürlüklerine gönderdiği talimat ile 15 yaşından küçük çocuklar için Kuruma verilen tescil işlemi hakkında denetim yapılmasını istedi. Bilindiği gibi, İş Kanununa göre 15 yaşından küçük çocukların çalıştırılması yasaklanmıştır. 15 yaşından küçük çocukları çalıştıran işverenlere İş Kanunu çerçevesinde cezai işlem yapılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kumru Başkanlığının talimatında İş Kanunu çerçevesinde değerlendirme yapılması ve 15 yaşından küçük olduğu tespit edilen çocukların sigortalı yapılması halinde kurumun yoklama memurları vasıtası ile denetim yazısı çıkarılarak tescil işlemlerinin iptal edilmesi istenmiştir. Kurumun bir taraftan kayıt dışı istihdam ile mücadele etmesi istenirken diğer yandan tescili yapılan kişilerin denetlenmesinin istenmesi ilk bakışta çelişki gibi görülebilir. Ancak, son günlerde vatandaşlarımızın panik havası içinde çok küçük yaştaki çocuklarını sigortalı yaptırmak için sıraya girmesi aslında yersiz bir kaygıdan kaynaklanmaktadır. Bazı kişilerin kanunlara göre fiili çalışan yetişkin kişileri sigortalı yapmaktan kaçınırken, daha ilköğretim çağındaki çocuklarını sigortalı yaptırma çabası içinde olması tartışmaya açık görünmektedir. Geçen hafta belirttiğim gibi, çocuklarınızı sigortalamak için endişelenmenize gerek yoktur. Ülkemizin geleceğini çok yakından ilgilendiren böyle bir kanunu daha uygulamaya girmeden sabote etmek aslında çocuklarımızın geleceğini baltalamaktan başka bir şey değildir. Öncelikle gerçek çalışanların kayıt altına alınması için sıraya girmeniz halinde ülkemiz ve çalışanlar için daha hayırlı bir iş yapmış olacaksınız.