Yurt dışı borçlanması ve prim iadesi

A -
A +

Bilindiği gibi, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ülkeye geri dönüş yaptıklarında sosyal güvenliklerinin sağlanması amacıyla önce 1978 yılında 2147 sayılı kanun, bilahare 1985 yılında 3201 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir. Halen yürürlükte bulunan 3201 sayılı kanuna göre yurt dışı hizmet borçlanması yapacak olan vatandaşlarımızın, borçlanma yapabilmek için yurda kesin dönüş şartı bulunmamaktadır. Bu konu ile ilgili olarak sizlerden çok fazla soru gelmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği bir karar doğrultusunda 3201 sayılı kanunda yapılan değişiklik sonucu Ağustos 2003 tarihinden itibaren yurt dışı borçlanması yapacak olan vatandaşlarımızın yurda kesin dönüş yapmalarına gerek kalmamıştır. Ancak, kesin dönüş yapmadan hizmet borçlanması yapan kişiler emekli olabilmeleri için kesin dönüş yapmak zorundadırlar. Yurt dışı hizmet borçlanması ile emeklilik işlemleri farklı konulardır. Zira, hizmet borçlanması ile kişi sigortalılık hizmeti kazanmaktadır. Emeklilik ile ise, bu hizmetlerinden dolayı yaşlılık aylığı almaya başlamaktadır. Bunun için bu iki konunun birbirinden ayrılması gerekir. Almanya'dan prim iadesi Yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın geri dönüş yaptıktan sonra karşılaştıkları sorunlardan bir tanesi de prim iadesi ile ilgilidir. Prim iadesi sosyal güvenlik sözleşmesi yapmış olduğumuz ülkeler için geçerlidir. Ancak her ülke ile farklı şartlar altında sözleşme yapıldığı için, prim iadesi de farklılıklar arz etmektedir. Bize gelen soruların tamamına yakını Almanya ile ilgili olduğu için bu yazımızda prim iadesini Almanya'da çalışan vatandaşlarımıza yönelik hazırladık. Bilindiği gibi Almanya'da bir süre çalıştıktan sonra emekli olma hakkını kazanamadan geri dönüş yapan vatandaşlarımız için alternatiflerden birisi prim iadesidir. Almanya'dan kesin olarak dönüş yapan Türk vatandaşları, Almanya'da mecburi sigortalılıklarının sona erdiği tarih itibariyle, (hastalık parası, işsizlik parası, işsizlik yardımı vb. ödemelerden yararlananların ödemenin bitim tarihinden itibaren) iki yıllık bekleme süresini doldurdukları takdirde prim iadesi talebinde bulunabilirler. İkametgahlarını Türkiye'ye nakledenlerden, iki yıllık bekleme süresini doldurmadan herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması olanların, prim iadesi talebinde bulunabilmeleri için, çalışmalarının bitim tarihinden itibaren iki yıllık bekleme süresini doldurmaları gerekmektedir. Prim iadesinde dul ve yetimler için bekleme süresi söz konusu değildir. Ancak yetimler, 18 yaşını dolduracakları tarihe kadar, öğrenimlerine veya mesleki eğitime devam edenler ile bedensel ya da ruhi özürlülük sebebiyle kendi geçimlerini sağlayamayacak durumda olan yetimler; 27 yaşlarını dolduruncaya kadar prim iade talebinde bulunabilirler. Hangi primler iade edilmez? Sigortalının bizzat katkıda bulunmaması sebebiyle prim iadesi kapsamı dışında bırakılan primler, çocuk yetiştirme sürelerine ait primler, işveren hissesi, kazanç yerine geçerli olan (işsizlik parası, işsizlik yardımı vb.) ödemeler için yatırılmış olan primler, herhangi bir emeklilik sigortası tarafından yapılmış bir yardım varsa, bu yardımlardan önceki primler iade edilmezler. Prim iadesi için nereye başvurulmalı? Almanya'dan geri dönüş yapan Türk vatandaşları; Alman sigorta kartlarının asılları, nüfus cüzdanları ile birlikte bizzat ikamet ettikleri yere en yakın Sosyal Sigortalar Kurumu Sigorta Müdürlüğüne başvurmalıdırlar. Önemli bir soru da Almanya'da çalışan işçilerimizin Türkiye'de yaşayan aile bireylerinin sağlık yardımlarından yararlanmaları konusunda karşımıza çıkmaktadır. Almanya'da çalışan sigortalının Türkiye'de ikamet eden aile bireylerine, bağlı oldukları Alman Hastalık Kasaları adına SSK tarafından sağlık yardımları yapılması için ilgili Alman Hastalık Kasasınca düzenlenmiş olan yardımların tarihini ve yardımlara hak kazanan aile bireylerini gösterir T/A 9 işaretli formların sağlanması gerekmektedir. Bu belgeyi sağlamak için sigortalılar, bağlı bulundukları Alman Hastalık Kasasına başvurarak Türkiye'de oturan ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireylerinin sağlık yardımlarından yararlanmalarını sağlamak amacı ile T/A 91 rehberini talep ederek, rehberin son sayfasını doldurup Alman Hastalık Kasasına vereceklerdir. Alman Hastalık Kasası, bu bildirimi alınca T/A 9 formülerini düzenleyerek sigortalının aile bireylerinin ikamet ettiği yerdeki SSK Sigorta Müdürlüğü'ne gönderecektir. T/A 91 Rehberini doldururken, aile bireylerinizin Türkiye adreslerini açık ve net bir şekilde belirtiniz. Ayrıca, Almanya'dan geçici olarak ülkemize gelen sigortalılar ve yanında ikamet eden aile bireylerinin ülkemizde Kurum dışı sağlık kuruluşlarında yaptırdıkları tedavilerine ait masraflar, sigortalı tarafından Alman Hastalık Kasasına ibraz edildikten sora, Alman Sandığı, yapılan bu masrafları ödeme kararı aldığı takdirde, ödenecek miktarlar Kurumumuzdan öğrenilmek suretiyle ilgililere iade edilir. Şirket yöneticilerinin sorumluluğu Sigorta primlerinin tahsili SSK'nın önemli sorunlarından birisidir. Kanun koyucu kurumun prim tahsilatını yapabilmesi için birtakım tedbirler almıştır. Bunlardan birisi ve şüphesiz en önemlisi şirket yöneticilerinin prim borcundan doğan sorumluluklarıdır. En önemlisi diyoruz; zira şirket yöneticilerinin prim borcundan böyle bir şahsi sorumluluğu olmaz ise, tahakkuk eden primlerin ödenmesi için dikkat ve itina göstermezler. Şirket adına karar verme ve şirketi sevk ve idare etme yetkisine haiz yöneticilerin prim borcundan sorumlu tutulması yerinde ve isabetli olmuştur. Bilindiği gibi 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesinde "Sigorta Primlerinin Ödenmesi" başlığı ile primlerin tahsil edilme yöntemi ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Anılan maddenin 11. fıkrasında "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur" hükmü yer almaktadır. Yasanın bu düzenlemesi ile bir tüzel kişinin üst düzey yöneticilerinin SSK'ya ödenmeyen prim borçlarından, işveren tüzel kişisi ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu açıktır. Sosyal Sigortalar Kurumu özel veya kamu sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin prim alacaklarının tahsilinde güçlükle karşılaşılması üzerine 1-73 ek sayılı genelge ile borç ihtarlarının şirket tüzel kişiliği ile birlikte şirketin yönetim kurulu üyesi, murahhas aza, genel müdür, müdür, şirketi temsile yetkili ortak, sorumlu muhasip gibi üst düzey yönetici ve yetkililerine yapılması ve alacakların bu kişilerden tahsili yoluna gidileceği hükme bağlanmıştır. Konuyla ilgili olarak daha önce başka bir yazımızda da verdiğimiz Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 26.9.2000 tarih, 2000/5121 esas ve 2000/6113 sayılı kararında özetle, SSK'ya olan prim borçlarından dolayı işveren şirketle birlikte şirketin karar ve işlemlerinin yürütülmesinde görevli ve yetkili olan şirket üst düzey yöneticilerinin de sorumlu olduğu belirtilmiştir. Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesi doğrultusunda çıkarılan genelge ve bu maddeye dayanılarak Yargıtay tarafından verilen karar ile şirket üst düzey yöneticilerinin sorumluluğu pekiştirilmiştir. Yapacağınız işlemlerde bu hususları dikkate almanızı tavsiye ederim.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.