Kuşluk vaktine kadar geceler boyu Savrularak okuduğum yine Şehriyar. Ala ceylanlara benzer hep Azerî türküler Dinlediğim tar. Ayrılmaz başımdan, bırakmaz beni artık Selâmsız, sabahsız bir efkâr. Ve yüreğim bin yıllık destanlarla tutuşur Büyür Azerbaycan kadar! Azerbaycan: Dedem Korkut şafağı Mübârek dilimi süt gibi sağar. Bâzen rüzgâr olur iliklerimde Bâzen yağmur gibi üstüme yağar. Götür beni Aras, al beni Hazar! Türk'ü Türk'ten başka şimdi kim anlar. Yaram derin, merhemim yok, vaktim dar Bir destan yazar gibi yaz beni Anar! Duy beni Bahtiyar! Duy beni Şahmar! Geçen zaman üstüne, dökülen kan üstüne Kılıç-kalkan üstüne Ve ağzı köpüren yeleli atlar üstüne Benim bir yeminim var: Azerbaycan yüreğimde bir şahdamardır Ben Yakub gibiyim uzun yıllardır. Onda Yusuf'umun kokusu vardır. Ve hasreti gönlümde büyük Türkistan kadardır. Ayettir kitabımda, bayrağımda rüzgârdır Azerbaycan yüreğimde bir şahdamardır. Şimdi Azerbaycan'da mevsim bahardır Ama türküleri yine, baştan başa efkârdır... Düşlerime yağan kardır. Boynu bükük bir diyardır!.. Yardır... Azerbaycan yüreğimde bir şahdamardır. Yavuz Bülent Bâkiler