Cahillerimiz, püsküllü ahmaklarımız

A -
A +

Size önce, Fatih Sultan Mehmet Han'ın muhteşem bir fermanını hatırlatmak istiyorum. Ben bu fermanı önce, Şam Büyükelçilik binamızın salon bölümünde görmüştüm. Çerçeve içine alınarak duvara asılmıştı. Sonra aynı ferman, Türkiye'de de basıldı. Ama onun aslı Bosna Hersek'in Fojnica şehrinde Fransisken Katolik kilisesindedir. Fatih Sultan Mehmet Han, 1463 yılında, yani İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ilânından 482 yıl önce uygulayacağı siyaseti, mukaddes bir yeminle şöyle açıklamıştı: "Ben, Fatih Sultan Han! Bütün dünyaya ilân ediyorum ki, kendilerine bu padişah fermânı verilen Bosnalı Fransiskenler himayem altındadırlar ve emrediyorum. Hiç kimse bu adı geçen insanları ve onların kiliselerini rahatsız etmesin ve zarar vermesin! Bu insanlar imparatorluğumda, huzur içerisinde yaşasınlar. Ve bu göçmen durumuna düşen insanlar hürriyet ve güven içinde olsunlar. İmparatorluğumdaki bütün memleketlere korkusuzca giderek kendi manastırlarına yerleşsinler. Padişahlık makamımdan ve hizmetkârlarımdan ve devletimin vatandaşlarından hiç kimse, bu insanların şereflerini kırmayacak, onlara zarar vermeyecektir. Hiç kimse, bu insanların hayatlarına, mallarına, kiliselerine saldırmasın! Onları hor görmesin ve tehlikeye atmasın Eğer bu insanlar başka ülkelerden devletime birilerini getirirlerse, onlar da aynı hakka sahiptirler. Bu padişah fermanını ilân ederek burada yerlerin göklerin yaratıcısı ve efendisi Allahın ve Allahın elçisi aziz peygamberimiz Hz. Muhammed'in ve 124 bin peygamberle kuşandığım kılıç üzerine yemin ediyorum ki, emrime uyarak buna sâdık kaldıkları sürece tebaamdan hiç kimse, bu fermanda yazılanların aksini yapmayacaklardır." Şimdi burada, bu muhteşem ferman dolayısiyle, kendimize şu soruyu sormak mecburiyetindeyiz: Fatih Sultan Mehmet Han, neden böyle bir ferman yayınladı? Fethettiği ülkedeki Fransiskenlerden veya şundan-bundan korktuğu için mi? Yüz bin kere, milyon kere hayır! Fatih Sultan Mehmet, çok iyi bir Müslüman olduğu çocukluğunda ve gençliğinde mükemmel bir dinî eğitimden geçtiği için ve Kur'an-ı Kerimi çok iyi bildiği, öğrendiği için böyle bir ferman yayımladı. Sadece Fatih Sultan Mehmet değil, bütün Osmanlı padişahları, fethettikleri ülke haklına bu fermana yüzde yüz benzer fermanlar yayınladılar. Ben, başka padişahlarımızın da aynı asaletle, aynı kararlılıkla imzaladıkları fermanları gördüm ve okudum. Bu fermanların kaynağı Kur'an-ı Kerimdir. Sevgili Peygamberimizin sünnetidir. Çünkü Kur'an-ı Kerimin Yunus Suresinin 99. ve 100. ayetlerinde deniliyor ki: "Esasen Rabbin dileseydi yeryüzündeki insanların tamamı iman ederlerdi. Ey Peygamber! Sen bunu bildiğin halde, insanları inanıncaya kadar zorlayacak mısın? Unutma ki Allahın izni olmadıkça, hiç kimse iman edemez!" Bakara Suresinin 256. ayetinde, Cenab-ı Hakk buyuruyor ki: "Bununla birlikte şunu da bilin ki, dinde zorlama yoktur. (Dileyen mümin, dileyen kâfir olur.) Devlet-i Âliyede taht kavgaları oldu! O taht kavgaları yüzünden Müslüman kişiler ve birlikler, birbirleriyle savaştılar. Doğru! Ama Osmanlı padişahları çok haklı olarak, sadece devlete baş kaldıranları ezip yok ettiler. Bu, bugün de böyledir. Yarın da böyle olacaktır. Devlet, kendisine isyan edenleri, elbette tepeleyecektir. Ama Osmanlı, Müslüman olmadıkları için, hiçbir topluluğun üzerine yürümedi. Hatta kilise, havra... yapılmasına yardımcı bile oldu. Şimdi, çocuklarımızın dinî eğitim almalarına şiddetle karşı çıkanlar cahil değillerse, püsküllü ahmaklardır!..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.