NATO'dan müttefikimiz olan Fransa, Ermenilerin soykırım iddialarını meclislerine getiriyor. Tasarı kabul edildiği takdirde, Fransa'da: "Türkler, Ermeni ırkını ortadan kaldırmak için bir katliama girişmedi" diyenler, hem bir yıl hapis cezasına çarptırılacaklar, hem de çok yüklü bir para ödemek mecburiyetinde kalacaklar. Bu konuda, bizim devletimiz de gereken yollara başvuracakmış. Önce, Fransa'da vazifeli büyükelçimizi geri çekecekmiş, sonra da Fransa ile olan ilişkilerimizi en alt seviyeye indirecekmiş. Ermeni tasarısı Fransa Meclisinden geçer mi? Bu soruya rahatlıkla "hayır" demek mümkün değildir. Çünkü bugüne kadar Ermeni siyasetçilerin yaptıkları çalışmalar sonucunda 22 devlet, Ermenilerin soykırım iddialarını resmen kabul ettiler. Yani: Uruguay, Güney Kıbrıs, Arjantin, Rusya, Kanada, Yunanistan, Lübnan, Belçika, İtalya, İsveç, Vatikan, İsviçre, Slovakya, Hollanda, Polonya, Almanya, Venezuela, Litvanya, Şili, Galler, İskoçya gibi devletler, artık aynen Ermeni devleti gibi düşünüyorlar. Bu hal Ermeni iddialarının doğruluğundan kaynaklanmıyor. Bizim kültür ordumuzun ve siyasetçilerimizin bilgisizliğinden doğuyor. Bilmeliyiz ki, büyük devlet, büyük bir coğrafyaya yayılan ve büyük bir nüfusa sahip olan devlet değildir. Büyük devlet, büyük devlet siyaseti olan ve yürekli bir kültür ordusuna sahip bulunan devlettir. Ben konuya bu açıdan bakıyorum. Ermenistan 2-3 milyon nüfuslu küçücük bir devlet. Biz Ermenistan'ı savaş meydanlarında kırk defa yeneriz. Ama Ermenistan da bizi barış masalarında, dünya milletleri önünde kırk defa kolsuz kanatsız bırakır. Bu neden böyle? Bunun birkaç çok önemli sebebi var: Evvela Ermenistan, Hristiyan bir devlet. Batı devletleri, Hristiyanlıkla, Müslümanlık çekişmesinde hep Hristiyan devletlerin yanında yer almışlardır. Sonra Batı dünyasının, Türk milletine karşı gizli ve açık bir endişesi, bir korkusu vardır. Sebeplerin en önemlisiyse, bizim kültür ordumuzun, zayıflığı bazı siyaset ve devlet adamlarımızın tarih şuurundan kopmuş olmalarıdır. Dünümüzü-bugünümüzü bilmemeleridir. Bir ara ben, "Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonu" başkanı idim. Yurt dışındaki işçi çocuklarımıza göndereceğimiz öğretmenlerimizi yazılı ve sözlü sınavdan geçiriyorduk. Bir gün 100 öğretmenimize sordum: -Kabul edelim ki bu sınavı kazandınız. Devletimiz de sizi Fransa'ya, Almanya'ya veya Hollanda'ya gönderdi. Orada size sorsalar deseler ki: "Siz 1915 yılında Ermenileri niçin kestiniz?" Onlara nasıl cevap verirsiniz? Bu soruya hiçbir öğretmenimizden doğru bir cevap alamadım. Konuyu bilmediklerini söylediler en kabadayıları da; "Derhal o odayı terk eder çıkarım" diye cevap verdiler. Oldu mu şimdi?