Biliyorum! Biliyorum! Biliyorum!.. Yazımın başlığına bakarak öfkelenen kimseler olacaktır. Hüküm vermekte acele etmeyin. Elsiz, ayaksız, dilsiz, kulaksız, gözsüz... insan olur mu? Elbette olmaz. Ama ben biliyorum ve inanıyorum ki, Allahsız, peygambersiz, Kur'ansız, Hz. Ali'siz... Alevilik de olmaz. Ama birtakım kimseler Allah deyince, Kur'an, Hz. Muhammed, Hz. Ali deyince zıplayarak "olmaaaz" diyerek ayağa kalkıyorlar. "Alisiz Alevilik" olur mu? Elsiz, ayaksız, dilsiz, kulaksız, gözsüz, beyinsiz bir insan, ne kadar insansa, "Alisiz Ale-vilik" de işte o kadar Aleviliktir. Peki kim söylüyor "Alisiz Alevilik" görüşünü? Sünniler mi? Hayır! Hayır! Hayır! Alevi olduklarını iddia eden bazı hinoğlu hinler söylüyor. Ne şu millet, ne bu millettir. Bizim en büyük düşmanımız cehalettir. Mesela biz, 950 yılında Müslüman olduk. Demek ki 2012-950=1062 yıldan beri Müslümanız. Ama tam 1062 yıldan beri, Türkiye'de, birtakım insanlar, kendi soylarından kendi dinlerinden olan kimselere YEZİD diyorlar. Niçin? Cehaletlerinden! Türkiye'de yine birtakım insanlar da kendi soylarından, kendi dinlerinden olan kimselere "Kitapsız, imansız, kıblesiz, münkir..." diye bakıyorlar. Neden? Neden olacak? Cehaletlerinden. Al birini vur ötekisine. Birleşmiş Milletlerin bir açıklaması oldu: "Dünyada, son yirmi yıl içinde on milyon insan mezhep kavgaları yüzünden birbirlerini öldürdüler." Biz Alevi diyoruz. Alevi: Hz. Ali'nin yanında olan demektir. Araplar Şii, Şia diyorlar. Şii "taraf" demektir. Şia-i Ali=Ali'nin tarafında olanlar karşılığında bir ifade. Doğrusu, Arab'ın Şiisi, bizim Alevimize pek benzemiyor. Çünkü Şii'nin ibadet yeri CEMEVİ değildir, CÂMİ'dir. Dünyada bizdekinden başka hiçbir Şii topluluğunun CEMEVİ yoktur. Şimdi lütfen şu dehşetli cehalete dikkat buyurun: Meselâ Irak'ta, Sünni Müslümanlar, gidip, içinde Şiilerin namaz kıldıkları camileri bombalamaktadırlar. O bombalamalardan sağ çıkan Şiiler de bir yolunu bulup. Sünnilerin câmilerini, top atışıyla yakıp yıkmaktadırlar. Olur mu? Arap dünyasındaki bu cehaletin kaç bin ton geldiğini artık siz hesaplayın. Aynı cehalet maalesef bizim de kapımızdadır. Şimdi ben, çok iyi biliyorum ki, bu içinde bulunduğumuz cehaletlerin düşmanlıkların, çekişmelerin sebebi Kur'anı ve Sevgili peygamberimizi çok iyi bilemediğimizdendir. Kur'anı iyice bilmeden birliğimizi dirliğimizi sağlayamayız. Sevgili peygamberimiz model insandır. Kurtuluşumuz, ona benzememize bağlı. Şimdi hükümetimiz, okullarımıza Kur'anın bilinmesi ve Hz. Muhammed'in tanıtılması için dersler koymak istiyor. Ama çok garip, birtakım Alevi derneklerinin başkanları, avaz avaz bağırıyorlar: "Hayırr! Olmaaz" diyorlar! "Bu hükümet bizi yok etmek istiyor!" Kur'ana dayanarak yazıyorum: Dinde katiyyen zorlama olmaz. Devletimiz Kur'anı bilmek, sevgili peygamberimizi tanımak istemeyen Alevi öğrencileri, zinhar, katiyyen, asla ve kat'a bu derslere almamalı! Ama öğrenmekten ve bilmekten korkmayan her Alevi ve Sünni öğrenciyi de büyük bir sevgiyle kucaklamalıdır...